
İçinden geçtiğimiz dönem pek karanlık, adaleti bu karanlıkta mum ışığıyla arıyoruz. Onlarca gazeteci ve siyasetçi tutuklu… İşçiler geçmişte büyük mücadelelerle elde ettikleri grev hakkını kullanamıyorlar. OHAL gerekçesiyle grevler, mitingler yasaklanıyor. Ücretler düşük, zamlar cep yakıyor. Temel gıda ihtiyaçları bile kilo ile değil tane ile alınıyor artık. Emperyalist devletlerin Ortadoğu’da yürüttüğü savaş devam ediyor. Her gün yüzlerce insan ölüyor, insanlık ölüyor! Bu böyle mi geldi? Hep böyle mi gidecek? Tarihe baktığımızda pek çok ülkenin böyle karanlık dönemlerden geçtiğini görüyoruz. Faşist diktatörlükler, zorlu yaşam koşulları geçmişte de var oldu. Ama hiçbiri sonsuza kadar sürmedi, sürmeyecek. Geçmiş çeşitli mücadelelerle dolu ve bütün karanlık dönemler mücadele ile yok olmuştur. İnsanlığı bugünkü karanlıktan da ne reformlar, iyi yöneticiler ne de güzel huylu patronlar kurtaracak. Kurtuluşun tek yolu birlik olup mücadele etmek! Mücadelenin içindeki her insan birer mum gibi… Karanlığın içindeki diğer insanlar o küçük mum ışığına doğru ilerliyor. Onlar da birer mum oluyor. Mumlar birleşip kocaman bir ışık olup karanlık dünyayı aydınlatıyor. Sen, ben, o birer mumuz. Birlik olursak rüzgârın söndüremediği, aksine kuvvetlendirdiği bir ışık oluruz. Birlik olmazsak hafif rüzgârlarda sönüp yok oluruz. Gizlenerek bakmayı bırak Uzat başını camdan dışarı Gör katliamları Beynine işlesin çığlıklar Duy katledileni Duy inlemeleri İçeri git şimdi kapıya koş Feryatlar yükseliyor gökyüzüne Gökyüzünde uçan bir kuş Takıl o kuşun peşine Direnenlerin yanına var Sen direnişin içinde olmadıkça Bir gün senden de yükselecek feryatlar