Akşam her karartıda
Sabah gün doğduğunda
Güneşin dokunuşunda
Açlığın o soğuk yüzüne
Vuran ayak sesleri
Bu yaşamın dokunuşu
İşten eve
Her dönüşümde yaşadığım
Kapının son dokunuşunda çıkardığı
O kulakları rahatsız eden
Ama her açıp kapattığımda duyduğum
Bu ayak sesleri
Posta kutusunda seni bekleyen
Fakat bir türlü gelmeyen
Sana akşamları acı veren
Sabahları dokunası açlığın sesi
Üzerinde yazılanları bildiğin
Ama okumamak için
Gözlerinin görmesini istemediğin
Gazetelerde yazan o harflerin
Bir satırı aslında
Kriz
Teğet geçmesi beklenen
Hamdolsun fakat
Evin kapısında duran
Darağacında
Duran
İplerin ilmikleri
Zarfın içinde
O kocaman harfler
İşten atıldığınızın ayak sesleri…
Tuzla’dan işsiz bir işçi