
İstanbul Üniversitesi öğrencisi olarak çevremde gördüğüm keskin suskunluğun vermiş olduğu rahatsızlıktan olsa gerek, zaman zaman aklıma Ekim 1917'yi getirerek inancımı tazeliyor ve daha sıkı sarılıyorum davaya. İçinde bulunduğumuz kapitalist sistemin iki temel sınıfı olan burjuvazi ve işçiler yüzyıllardır bir savaşım içindedir. Bu savaşım yüzyılların yüzyıllara sanki bir vasiyetiymiş gibi devam etmektedir. Kimi zaman yükselen sıcak çatışmalar, kimi zamansa fırtına öncesini andıran bir sessizlik... Şimdi olduğu gibi fabrikalarda, sokaklarda, tarlalarda yaprak kıpırdamaz bir durgunluk... Sınıfsal mücadelemizin vazgeçilmez yapıtaşı olan proletarya yolunda emin adımlarla ilerlediğimiz bugünlerde şunu görüyoruz ki, tarih bilinci açık olmadıkça kapitalist düzen daha çok sömürecek hayatı yaratan milyonlarca insanı. İşte bu nedenledir ki, Marksist tutumumuz kandil içinde tükenmek bilmeyen fitil gibi bekleyecek ve nesnel koşullar sağlandığında Ekim 1917'de olduğu gibi tarih bilinci yüksek yoldaşlar tarafından ateşlenecek ve bütün dünyayı saracak. Tam bu noktada asıl sorunumuz olan enternasyonal çapta örgütlü, ideolojik donanıma sahip, kitleler sokağa döküldüğü zaman doğru atılımlarla işçileri iktidara taşıyacak bir önderliğin eksikliği çıkıyor ortaya. Diyorum ki site bu yolda çok önemli bir çabadır. diyorum ki: sınıfsız beşerlere açılan kapıda geleceğin pasını silenlerle aynı safları paylaşıyoruz kapı aralandıkça ,m ,ma ,mar ,mark ,marks ,marksi ,marksiz ,marksizmin ışığı aydınlatıyor geleceği ve, her keresinde yumruğu daha derinlere vuruyoruz bir elimizde MANIFESTO diğerinde yüreğimizle