Navigation

Güneşin Çocukları

Terk ettiler gökyüzünü
Maviye bu denli vurulmuşken hem de
Düşman gökkuşağımıza kara çaldı
Ankara’nın “kara”sından…
Ağladı tüm renkler 
Can verene küstü 
Eller, kollar ağladı 
Ankara’nın soğuk taşları ağladı 
Kuşlar göçtü bu topraklardan
Kanat çırpa çırpa 
Yırtarak karanlığı güneşe seslendiler 
“Öldürdüler” dedi en öndeki ağlayarak “öldürdüler çocuklarını…”
Güneş sırtını döndü bize, karanlığınız tüketecek ışığımı deyip gitti…
Güneş öfkeli, güneş hiç bu kadar uzaklaşmamıştı dünyadan 
Işığı ve oksijeni az, kötülüğü bol bir atmosfer sardı dört bir yanımızı
Gökyüzü temizliğinde insanları kaybettik hem de bu kadar azken sayıları...
Bu kadar muhtaçken her birisinin yüreğine...
Namluların boynu bükük, dağılıp parçalanmaktı umdukları
Demirler, raylar utancından eridi...
Atomlarının her birisine isyan bayrağını çekmişlerdi…
Ve anaların haykırışları, bıçaktan keskin haykırışları 
Şefkatli, üzüntülü, isyan dolu, öfke dolu saplanan sol yanına...

Yitik vicdanların
Soytarı hesapların
Ve arsız hırsızların dünyalarına yok dediler...
Kimse mutsuz ve aç yatmamalı 
Dünyanın tüm varının paylaşımıydı dertleri…

Öfkeli değildi bizim gençlerimiz, umut doluydu her birinin yüreği
Yaşamaya sevdalı
Yaşatmaya âşıktılar 
Gözleriyle okurdular türkülerini 
Bulutlar eşlik ederdi halaylarına 
Yağmur beslerdi yüreklerini ve okşardı saçlarını 
Yeşertirdi daha iyi ve güzele olan umutlarını 

Yaşadığımız hazan mevsimidir 
Döküldü en gösterişli, en parlak yapraklarımız
Döküldü zulmün topraklarına 
Bir gün binlercesi yeşersin diye...
Bir gün bu zulüm saltanatı son bulsun diye...
.......
Yüreğinizin bıraktığı yerden aldık kucakladık…