Navigation

Güneşe Hasret

 Doğudan doğmuyor güneş
  Güneş Doğu’da doğmuyor…
  Orada bir can ağacının dalları kırılıyor.
  Minicik çocukların gülümsemeleri soluyor
  Dillerine hasret anaların ağlayamayan bebeleri,
  Daha analarının karnında kurşunla tanışıyor.
  Dolu dolu kurşunlar yağıyor
  Sağanak sağanak…
  Gökyüzü maviden uzak, kurşunî.
  Zemheri soğukluğunda bebelerin bedenleri,
  O minicik bedenleri toprak ana kabul eder mi şimdi?
  80 yaşında amcam seriliyor yola boylu boyunca
  Üniformalı adamlar bakmıyor gözünün yaşına
  Kadın erkek demeden
  Çoluk çocuk demeden
  Yağdırıyorlar kahpe kurşunları.
  Hiçe sayılıyor kaderlerini tayin hakkı…
  Ülkenin doğusunda zulüm, kapı kapı dolaşıyor…
  Söylesene! Buralarda suskunlukla bezenirken, dalda çiçek açar mı?
  Açmaz bebeciğim, dallar kırılır.
  Güneşe hasret baharım solar,
  Ve solar dağlarımın eteğinde gülüşlerim…