Navigation

Ben Anadolu’yum

Ben Anadolu’yum
Bazen, adıma türküler yakılır 
Bazen, yağma masasında meze olurum
Bazen sevdalanırım gökyüzüne, uzatırım kollarımı Ağrı’nın doruklarından
Bir ana gibi bereketli ve hünerliyim
Tanık oldum
Binlerce yıl gerisine ve bugüne
Ama alışamadım
Yasemin kokan bahçelerdeki barut kokusuna
Alışamadım
Kıyılara vuran bebeklere
Ben Anadolu’yum
İnce Memed oldum, deyyusların karşısına dikilmek için
Çukurova’ya nam saldım, Hürü Anaya yeni muştular getirdim
Bazen sevdalandım daha bıyıklarım terlemeden
Ve kalleşçe vuruldum sırtımdan Mezopotamya’da
Berfo Ana gibi yara aldım bin yerimden
Hacı Lokman olup sürüklendim bir obüsün ardından
Ve inadına dikildim yeniden ayağa
Dedim ya, ben Anadolu’yum
Acılarım öfkeme eşdeğer
Ağıtlarını dinledim Maraş’ta anaların, Sivas’ta diri diri yakıldım
Soma’da, Sur’da kalleşçe sırtımdan vuruldum 
Ve “ne güzel öldüm” yerin derinliklerinde 
Ve Pir Sultan olup dirildim darağacına yürümek için
Berrak bir şafağın aşkıyla
Süzüldüm bir ak güvercin olup maviliklere doğru
Dedim ya gülüm, ben Anadolu’yum