Navigation

Ateşten Tuğlalar

I.
Biliyor musun?
Sefalet devam ediyor hâlâ,
fikri sefalet...
Peki ya sen?
Hangi patikalardan geçtin?
Hangi dağ yamaçlarından?

Bu kadar duru,
bu kadar doğru,
biz işçilere ait bir dili
Nereden buldun?
Sen, bu çorak topraklarda,
nerede ve nasıl yetiştin?
Biliyor musun?
devam ediyor hâlâ sefalet,
fikri sefalet...
II.
Eyy tarih,
Amaçlarımızın emrindeki zalim makine!
Her şeyi yerli yerine koyuyorsun amma,
Yavaş işliyorsun be kardeşim.
Çok zalim bir barbarlıkla yavaş işliyorsun!
Döndür çarkını,
Döndür akıp gitsin zaman
III.
Zamanı kendiliğine bırakmadı
sözünü çoktan söyledi bilge,
Tohumunu attı toprağa
Topraktaki tohum,
filizlendi ve yeşermekte...
Bedel ödeyenler bedenlerini
Ateşten tuğla yapıp, 
fırlatıp attı,
siper etti!
Yeşermekte olan filizin önüne…
Artık ne kış ne kıyamet,
Ne kar, ne boran
Hepsi NAFİLE!

Eyy tarih,
Amaçlarımızın emrindeki makine! 
Şimdi çalış,
Hadi daha hızlı çalış.
Döndür, yavaş işleyen çarkını.
Haykırıyoruz, çalış!
Hadi daha hızlı çalış
Döndür çarkını...
Yıkılsın zalimin devranı...