Navigation

Mücadele Yolunda Bir “Korkuluğa” Dönüşmemek İçin Marksist Tutum Işığını Yayalım

İki yıl önce 1 Mayıs’ta doğan Marksist Tutum sitesi bizleri aydınlatmaya devam ediyor. Bize, dünyaya ve bu dünyanın tüm sorunlarına sınıfımızın bakış açısıyla bakmayı öğreten, karanlıklar içindeki gerçekleri ortaya çıkaran, sınıf tarihini hatırlatan, hafızamızı yenileyen Marksist Tutum sitesi oldu. Evet, Marksist Tutum sitesi bize ışık oldu gerçekten, ve bize, bu siteyle tanışanlara, ve bu fikirlere güvenenlere de düşen görev, buradan öğrendiklerimizi yalnızca içimizde tutmak değil, bu ışıkla tanışmamış olanlara ulaştırmaktır. Yeryüzündeki tanrılar, bizden bizim kurtuluşumuzun bilgisini, ışığını çalmaya devam ediyor, ama hepimiz birer Prometeus gibi, ışıktan habersiz olanlara bunu taşımak, bu dünyadan rahatsız olmayanları rahatsız ederek, o rahatlığın, vurdumduymazlığın, köleliğe boyun eğmiş bir kölenin rahatlığından farklı olmadığını göstermek, onları da uyandırmak ve ateşi çalmalarını sağlamak zorundayız.

Bugün gençlerin büyük bir kısmı içinde bulundukları dünyayı anlamadan yaşıyorlar. İnsanların hayatını alt üst eden sorunlara, savaşlara, açlığa, giderek felaketler yaratan çevre sorunlarına karşı sanki bunlar başka bir gezegende yaşanıyormuş gibi bir tutum alıyorlar. Onlar için varsa yoksa, moda trendleri, futbol sevdası, üniversiteye giriş telaşı veya hiç bir şey! “Biz bir şey anlamak zorunda değiliz, biz özgürüz, biz kendi irademizle dünya sorunları hakkında bir şey öğrenmeme kararı aldık, dünya meseleleri hakkında düşünmek ancak birilerinin dayatmasıyla olan bir şeydir, biz her türlü dayatmaya karşıyız, özgürlüğü tercih ediyoruz” diyerek, aslında bu sistemdeki egemenlerin onlara bellettiği fikirleri söylediklerinin farkında olmadan, korkaklıklarını maskelemekten çekinmiyorlar. Hele 80’öncesinde mücadele etmiş ama sonra geriye çekilmiş olanların çocuklarında aşırı korunmaktan, kollanmaktan kaynaklı korkaklık, kaypaklık, çıkar düşkünlüğü, kolay yoldan para kazanma derdi had safhada. Onların, bıraktık dünya sorunlarına karşı duyarlı olmayı, kendi kişisel sorunlarını bile en ucuz yollardan halletmekten başka dertleri yok!

Mücadele içinde olan, kendini devrimci olarak tanımlayanlar da ne yazık ki, bu toprakların bir lütfu olsa gerek, tartışmaktan kaçıyorlar, ya da tartışmalarının önü kesiliyor. Bugün farklı fikirleri taşıyan gençlerin sendikalarda, siyasi partilerde vs. bir araya gelebilme, tartışabilme olanakları hem ortadan kaldırılmış, hem de içinde bulundukları siyasi yapılar tarafından önü kesilmiştir. Kendi örgütsel yayınları dışında herhangi bir yayını okumaları adeta yasaklanmış ve bu yasağa uymak konusunda kölece bir itaat içindeler. Bu mücadele ruhu taşıyan inançlı gençler Marksizmin ışığı ile tanışmazlarsa, ya sonunda bu mücadele ruhlarını kaybedecek, ruhsuz bir parti bürokratı olacak ya da nerede yanlış yapıldığını anlamayacak ama mücadelenin onları sorgulamaktan, eleştirmekten alıkoyan, sadece talimatları yerine getiren bireyler haline getirdiğini ileri sürerek bir daha mücadele yoluna sapmamak üzere kendi bireysel yaşamlarını kurtarma derdine düşerek bataklığa daha beter saplanacaklardır.

Niye kaybettiğini anlamayan geçmiş kuşağın hatalarını tekrarlamak zorunda değiliz. Nerede hata yaptığını bilmeyenler, aynı yoldan geçenler için daima korkuluk hizmeti verirler egemenlere. Yolun başında bir kısmı küstah ve ukalaca, bir kısmı ezik ve sinik ama hepsi aynı ruh haliyle beklerler: “Buradan geçmeyin! Eğer bizim çıktığımız yola çıkarsanız bizim gibi olursunuz, yenilirsiniz, sizi sömürenlerin uşağı olmaya devam edin, köleliğe devam edin, sınıfınıza ihanet edin” derler. Yüzlerinde yenilginin tüm çizgileri vardır. Bizim heyecanımız, umudumuz, ruhumuz onları dehşete düşürür. Ve biz onların neden yenildiklerini öğrenmez, onlara aldırmaz, sadece, sadece gülüp geçersek, inanç dolu yüreğimizle ama onların cehaletiyle yola devam edersek, onlardan daha beter korkuluklar oluruz.

Burjuvazinin fikirlerinin gerçek yüzünü ortaya koymak, onu layık olduğu yere, yani tarihin çöp sepetine göndermekse görevimiz, devrimci fikirleri de daha iyi anlamak için tartışabilmeliyiz. Fikirlerinin doğru olduğuna inananlar, fikirlerini ortaya koymaktan çekinmezler, bu doğru fikirleri sadece kendilerine saklamazlar, bu fikirlere herkesi kazanmaya çalışırlar. Bunun için de her türlü aracı kullanırlar.

Marksist Tutum sitesinin gerçekten kendini bu sistemin tüm pislikleriyle beraber ortadan kaldırılmasına adayan, yüreğini buna verip, kafasında da her defasında hiçbir kuşku duymadan “evet doğru yerdeyim” diyebilecekler için bir ışık olduğuna inanıyorum.