Navigation

Özgür Gündem Gazetesi Bir Kez Daha Kapatıldı

Özgür Gündem gazetesi hakkında verilen 1 aylık kapatma kararı, Taksim’den Galatasaray Meydanı’na yapılan yürüyüşle protesto edildi. Taksim Tramvay durağında toplanan ve “Özgür Basın Susmayacak!” pankartı açan kitle, “Sansürcü AKP Hesap Verecek”, “Özgür Basın Susturulamaz”, “Özgür Gündem Susturulamaz!” sloganları atarak yürüdü. Yapılan yürüyüşe gazetenin çalışanları, okurları ve BDP milletvekilleri Gülten Kışanak ve Sebahat Tuncel de katıldı.

Yapılan yürüyüşün ardından Özgür Gündem gazetesinin editörü Bayram Balcı bir açıklama yaptı: “Özgür Gündem gazetesini 90’larda Tansu Çiller’in emriyle bombaladılar, susturamadılar. Kapatmalarla da susturamayacaklar. Türkiye’nin orta yerinden, İstanbul’un en merkezi yerinden konuşuyorum: Başbakan, senin Seul’de aldığın karar Türkiye’de paçavradır. Seni gazeteci düşmanı ilan ediyorum. Yüreğin varsa, onurluysan, şerefin varsa Ape Musa’nın, Nazım Babaoğlu’nun katillerini ortaya çıkar. Yoksa onların katledilmesinden sen sorumlusun.”

Roboski katliamının ve Pozantı Cezaevi’nde yaşanan tecavüz ve işkence vahşetinin Özgür Gündem gazetesi olmasaydı basına yansımayacağını belirten Balcı, “Hiç kimse haber alma hakkının gasp edilmesine sessiz kalmamalıdır. Uyanık olunmalı; Özgür Gündem’in kapatılması yeni katliamların habercisidir” diyerek konuşmasını tamamladı.

BDP milletvekili Gülten Kışanak ise, “Özgür Gündem gazetesi, yargılama dahi yapılmadan kapatıldı. Gazetenin daha ne yazacağı bilinmeden kapatılması sansürdür ve bunu bütün Türkiye görmelidir” dedi. Basının özgür olmadığı bir ülkede hiç kimsenin özgür olmayacağını sözlerine ekleyen Kışanak şunları söyledi: “Gazetenin kapatılmasına gerekçe olarak bizim Diyarbakır’da yaptığımız DTK toplantısında yapılan konuşmalar gösteriliyor. Toplantıda yaptığımız konuşmalar gazetenin manşetinde yer aldı ve ‘örgüt propagandası’ denilerek kapatılıyor. Özgür Gündem gazetesi muhaliflerin sesi olan bir basındı ve bu susturulmaya çalışılıyor.”

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay da bir konuşma yaparak, 100 gazetecinin tutuklu olduğunu, bunların büyük çoğunluğunun Kürt basınında çalışan gazeteciler olduğunu vurguladı. Abay, “Tutuklamalar yetmezmiş gibi bir de sansür uyguluyorlar, bu saldırı halklarımıza yöneliktir” diye konuştu.

Devletin on yıllardır Kürt halkına karşı sürdürdüğü baskıcı, yasakçı, imhacı, sansürcü politikalar devam ediyor. 1990’lı yıllarda dönemin hükümetleri, Kürtlerin gazetelerini her gün toplatıyor, kapattırıyor, sansür üstüne sansür uyguluyordu. Devlet terörü sonucunda Kürtler çocuk, genç, yaşlı demeden katlediliyor, cezaevlerine atılıyordu. Devlet, şimdi de AKP hükümeti eliyle aynı baskıcı, yasakçı, sansürcü terörünü devam ettiriyor. AKP de kendisinden önceki hükümetler gibi gerçekleri ortaya koyanlara tahammül edemiyor, başta devrimciler ve Kürtler olmak üzere tüm muhalif sesleri kısmak, susturmak istiyor. Bugüne kadar hiçbir baskı ve sansür özgür basını susturamadı, bundan sonra da susturamayacak!