Navigation

Hrant Dink Katledilişinin 6. Yılında On Binler Tarafından Anıldı!

Hrant Dink, devletin kontrgerilla güçleri tarafından kanlı bir tezgâh sonucunda katledilişinin 6. yıldönümünde anıldı. On binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen anmada, Şişli Meydanı’ndan Agos Gazetesi önüne kadar yürüyüş yapıldı. Hrant Dink’in katledildiği yere karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, Ermenice ezgiler eşliğinde saygı duruşuna geçildi. Katılımın oldukça yoğun olduğu törene Hrant Dink’in ailesinin yanı sıra, aralarında “Hrant’ın Arkadaşları” oluşumu, HDK milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Amerikalı dilbilimci ve sosyalist Noam Chomsky, sosyalist gruplar, çeşitli demokratik kitle örgütleri, Anti-Kapitalist Müslümanlar, sanatçılar ve aydınların da olduğu kalabalık bir kitle katıldı.

13:30’da Şişli Meydanı’nda toplanan öfkeli kalabalık, Türkçe, Ermenice ve Kürtçe “Geleneği Terk Et, Katilleri Teslim Et!”, “Buradayız Ahparig!” (Buradayız Kardeşim!) ve “Hepimiz Hrant’ız!” yazılı dövizler taşıyarak yürüyüşe geçti. Sosyalist gruplar ve UİD-DER’in de aralarında bulunduğu çeşitli demokratik kitle örgütleri de Mecidiyeköy Cevahir AVM önünden yürüyerek diğer yürüyüş koluyla birleşti. En önde Hrant Dink’in Eşi Rakel Dink ve ailesi, Hrant’ın arkadaşlarından oluşan kalabalık “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz!”, “Buradayız Ahparig!” ve “Hrant, Hesap Soracağız!” pankartlarını taşıdılar. Pankarttaki Hrant isminin harfleri polis tarafından katledilen Uğur Kaymaz, Metin Göktepe, Şerzan Kurt, Metin Lokumcu, Ceylan Önkol gibi çok sayıda kişinin isimlerinden oluşturulmuştu.

Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Agos Gazetesinin önünde devletin organize ettiği eli kanlı faşist katiller tarafından katledilen Hrant Dink’in öldürüldüğü yere doğru yürüyen öfkeli kalabalık Şişli Caddesi’ni doldurdu. Katledilişinin 6. yılında da Hrant’ı yalnız bırakmayan “ahparig”leri, yürüyüş boyunca hesap sorulacağının mesajını verdiler. Hep bir ağızdan “Hepimiz Hrant’ız Hepimiz Ermeniyiz!”, “Katil Devlet Hesap Verecek!”, “Susma Haykır Halklar Kardeştir!”, “Katiller Vuruyor AKP Koruyor!”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Biji Bratiya Gelan!”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!”, “Biz Bitti Demeden Bu Dava Bitmez!” sloganları haykırıldı. Askerde öldürülen Ermeni genç Sevag Şahin de anıldı.

Agos Gazetesi önüne ulaşan kitle, Hrant Dink’in öldürüldüğü yerdeki “Biz Bitti Demeden Bu Dava Bitmez!” pankartının önüne karanfiller bırakıp mumlar yaktı. Anma Hrant Dink’in katledildiği saat olan 15:05’te ezgiler eşliğinde saygı duruşuyla başladı. Ardından Hrant Dink’in, öldürülmeden önce aldığı tehditleri anlattığı ses kaydı dinletildi. İlk konuşmayı “Hrant’ın Arkadaşları” oluşumu adına gazeteci Hidayet Şefkatli Tuksal yaptı. Tuksal, konuşmasında adalet arayışında katkısı olan herkese teşekkür ederken, adaletin tecelli etmesini beklediğini ifade etti. Tuksal konuşmasına şöyle devam etti:

"6 yıldır bu ülkede adaletin tecelli etmesini bekliyoruz, ancak geçen 6 yılda katillerin eline silah veren, onları cesaretlendiren, cinayeti örgütleyen, soruşturmayı karartan devlet içindeki yapı yargı önüne çıkarılmadı, verilen sözler tutulmadı. Tam tersine Hrant Dink’i ölüme götüren neredeyse tüm resmi görevliler el üstünde tutuldu, terfi ettirildi. Bu karartma, unutturma, üstünü örtme, örgüt bulamama operasyonunda 6 yıldır adalet can çekişiyor! Ancak biz unutmadan, yorulmadan, bıkmadan adalet talep ediyoruz! Gerçek katillerin yakalanmasını ve devlet zırhının içine saklanan bütün sorumluların hesap vermesini istiyoruz!"

Tuksal’ın ardından sözü Noam Chomsky aldı. Bu ilham verici kalabalıktan çok etkilendiğini ve mutlu olduğunu söyledi. Hrant Dink’i anlamanın en iyi yolunun onun izinden gitmek olduğunu vurgulayan Chomsky, “Kendisini öldürüldüğü yerde anmak için gelen bu kalabalık, hayatını verdiği amaçlar uğruna onun izinden gitmeye söz verdiğimizin ve başarılı olacağımızın göstergesidir. Onu en iyi ancak bu şekilde anabiliriz” diye konuştu.

Chomsky’nin ardından sözü Rakel Dink aldı. Rakel Dink, duygulu konuşmasına kalabalığa “sizinle biraz dertleşmek istiyorum” diyerek başladı. “Ey Tanrı benzerliğinde yaratılmış insanoğlu; güç ve yetki sahibi olacağım derken insanlığından da olma! Çalmaya, gasp etmeye ve öldürmeye gelenle hiçbir ortak paydamız, paydaşlığımız olmasın, sevgili kardeşler. Sevgili dostlar; canımın içini, sevgilimi, ‘çutag’ımı (keman) öldürtmek, düşünme ve algı yoksunluğunun ispatı değil mi? Onursuzluk, mahcubiyet ve utanç değil mi? Tahammülsüzlüğün ispatı değil mi?” diyen Rakel Dink sözlerine şöyle devam etti: “Umutla, imanla, şevkle buradayız, birlikteyiz. Ey Türkiye’nin güzel insanları, sevgili gençler, anneler, babalar, kardeşler! Türkiye’nin sevgili insanları! Sağımızdakine, solumuzdakine rahatsızlık vermeden, ötekileştirmeden buradayız. Adalet borcumuzu hatırlayarak buradayız. Sevgimizi, umudumuzu hatırlayarak buradayız. Yataklarında sevdiklerinin elini tutarak ölme fırsatı ellerinden alınanların anısına buradayız. Acımızla, onurumuzla buradayız. Doğruluk ve adalet için buradayız. Birbirimize hikâyelerimizi anlatmak ve anlamak için de burayız. Hep burada olacağız, birlikte olacağız. Hoş geldiniz, teşekkür ederim, sağ olun.”

Anma töreninin bitmesinin ardından dağılmaya başlayan kalabalığa Taksim yönünde polisin gaz bombası atması tepkiyle karşılandı. “Katil Devlet Hesap Verecek” sloganı atan kalabalık, yönünü değiştirip Mecidiyeköy’e yürüyerek dağıldı.

AKP hükümeti otoritesini tesis etmek adına kitlelerin en demokratik haklarını bile gazla, copla bastırmaya çalışıyor. Devlet, devrimcileri, aydınları, öğrencileri katlettiği yetmiyormuş gibi en ufak bir hak ve adalet arayışında bulunan bütün kesimlere tahammülsüzce saldırıyor. Adalet arayışını sürdüren ezilenlerin taleplerine kulak tıkayarak görmezden geliyor. Devrimci işçi sınıfının ırkçı, sömürücü burjuva düzene karşı vereceği mücadeleyle, bütün halkların kardeşçe yaşaması da mümkün olacak!