Navigation

Dersim Dernekleri Federasyonu Çağrısıyla Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Eylem

4 Mayıs 1937’de alınan Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim’de Tedip ve Tenkil Harekâtı adı altında “etnik temizleme” uygulamasının başlatılmasının yıldönümünde, İstanbul, Dersim, Eskişehir, Bursa, Adana, İzmir ve Ankara’da çeşitli eylemler gerçekleştirildi. 4 Mayısta, Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) çağrısıyla, katliamı lanetlemek ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nın adının değiştirilmesi talebini haykırmak için Sabiha Gökçen Havalimanı önünde de bir eylem düzenlendi.

13:00’da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Önünde toplanan DEDEF üyeleri burada basın açıklaması gerçekleştirdi. BDP, Alevi Bektaşi Federasyonu, AKA-DER, Divriği Kültür Derneği, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, 78’liler Girişimi, Yaşam Ağacı Derneği, Avrupa Dersim İnisiyatifi gibi birçok parti ve demokratik kitle örgütünün de desteklediği eylemde, “Dersim 38 Sözün Bittiği Yerdir! 4 Mayıs İnsanlığın Kara Günüdür! 38 Ho Vira Nekeme!” pankartı taşındı. Sık sık “Dersim 38 Katliamdır”, “Arşivler Açılsın Hesap Verilsin”, “Katillerin İsmi Kaldırılsın”, “Roboski’den Dersime Katil Devlet Hesap Verecek”, “Kahrolsun Faşist Kemalist Diktatörlük”, “Türk Kürt Ermeni Bütün Halklar Kardeştir”, “Dersim Zilan Koçgiri Unutulmaz Hiçbiri” sloganları öfkeyle haykırıldı.

DEDEF adına basın açıklamasını DEDEF Genel Sekreteri Özer Tekinoğlu yaptı. “Anadolu’da resmi ideolojiye uymayan halklara karşı işlenen suç zincirlerinin en büyüklerinden biri de Dersim katliamıdır. ‘Tedip ve Tenkil Harekâtı’ travmatik etkileri günümüzde dahi sürmekte olan bir etnik temizleme uygulamasıdır ve anlamı ‘dersini bildirme, terbiye ederek yerinden sürmedir’ diyen Tekinoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “Dersim halkına yönelik toplu imha kararı, 4 Mayıs 1937’deki Bakanlar Kurulu toplantısında alındı. Bir hafta sonra Dersim toprakları bombalanarak binlerce, kadın, erkek, yaşlı, çocuk katledildi. Yaklaşık iki yıl süren askeri operasyonlarda on binlerce Dersimli katledildi, bir o kadarı da çeşitli yerlere sürgün edildi. Dersim’in yaşam kaynakları, insanıyla birlikte, yerinde ve sonsuza kadar etkisiz kılınmak kaydıyla ateşe verildi. Ele geçirilenler göçertilmiş ve topraklarına dönüşleri yine kanunla yasaklanmıştır. Çocuklar, bilhassa da kız çocukları başta olmak üzere, subay ailelerine adeta ganimet olarak verildi. 1937-38 imha hareketine 4 Mayıs 1937 tarihindeki bakanlar kurulu kararı ile başlandığı için Dersim Dernekleri Federasyonu olarak her yıl 4 Mayıs’ı Tertele Dersimi günü olarak anıyoruz. Dersim 38 Tertelesinde katledilen insanlarımızın anıları önünde saygı ile eğilirken, devlet yetkililerini bir kez daha kendi tarihleri ile yüzleşmeye çağırıyoruz.” Tekinoğlu, Başbakana seslenerek, Dersim’de binlerce masumu katledenlerin bir kahraman gibi havalimanlarına, kışlalara, cadde ve sokaklara verilen isimlerinin kaldırılmasını istedi ve şu talepleri dile getirdi:

  • Dersim katliamının AKP ve CHP’nin birbirlerine şantaj ve siyaset yapma aracı olmaktan çıkarılıp, tüm belgelerin açıklanmasını ve Dersim halkından, başta CHP olmak üzere devletin resmi özür dilemesini ve gereklerini yerine getirmesini istiyoruz.
  • Erzincan il sınırları içinde yer alan köylerden toplanarak, Zini Gediği’nde katledilen 100 kadar Dersimli mağdurun kemikleri, DNA testi ile tespit edilerek tek tek ve Alevi inancımıza göre törenlerle defnedilmeleri sağlanmalıdır.
  • Dersim’i yok etmenin bir parçası olarak planlanan Munzur, Harçik ve Peri vadilerindeki baraj ve siyanürle altın ayrıştırma projeleri iptal edilmelidir.
  • Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.
  • Dersim ismi iade edilsin.
  • Arşivler açılsın, hesap verilsin.
  • Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın.
  • Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük istiyoruz.”

DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacer de söz alarak “Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın imzasının olduğu belgenin 4 Mayıs 1937’de yayınlanmasına dayanarak, nasıl ki dünyada Ermeniler, Yahudiler, Filistinliler katledildikleri günü anıyorlarsa bizler de bu günü dünyada Dersimliler’in katledildiği gün olarak ilan ediyoruz” açıklamasında bulundu. Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Başkanı Ali Doğan “4 Mayıs bir katliamdır. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi katliamlarını unutturmayacağız” açıklamasını yaptı. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu “Tarihi kazananlar yazar, belgeyi düzenleyenler katliamcıdır, bizim belgemiz Dersim halkıdır. Dersim katliamının belgesi Dersim halkının hafızasıdır, dağları, ırmakları, mağaralarıdır, Munzur’dur. Dolayısıyla o belgelere çok itibar etmeyin” dedi. 78’liler Girişimi adına İbrahim Ünal da “Bir toplum geçmişiyle yüzleşmezse ve geçmişte yaşananların hesabını soramazsa asla demokratik olamaz” açıklamasını yaptı. Ardından İki Tutam Saç belgeselinin yönetmeni Kazım Gündoğan, “Egemenler, korku imparatorluğunun sembolü olan bazı isimleri o toplumun hafızasında sürekli canlı tutarlar. İşte Sabiha Gökçen de Dersim katliamının bir sembolü olarak, tıpkı Abdullah Alpdoğan gibi, tıpkı Kâzım Orbaylar gibi, tıpkı Mareşal Fevzi Çakmak gibi Dersimlilerin yoğun olduğu yerlerde sembol olarak yaşatılmaktadır. Türkiye demokrasi güçleri bu sembollerle hesaplaşmalıdır” açıklamasında bulundu.

Eylem, sloganlarla sona erdi.