Navigation

6 Öğrenciye 63 Yıl Hapis Cezası!

Egemenlerin başta Kürt halkı olmak üzere, devrimcilere, hak isteyen işçilere, demokratik tepkisini gösteren öğrencilere karşı saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Aylarca, hatta yıllarca tutuklu kalan devrimciler, Kürtler, sosyalist öğrenciler akla ziyan iddialarla yargılanıyorlar. Uzun yıllar hapis cezası alıyorlar. Bu haksızlıklara bir yenisi daha eklendi. 1 Mayıs’ta sergi açmak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde mitinge katılmak, bildiri dağıtmak, Güler Zere’nin mezarını ziyaret etmek gibi gerekçelerle, “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak suçundan” yargılanan 6 öğrenciye toplam 62 yıl, 9 ay 15 gün hapis cezası verildi.   

Malatya’da geçtiğimiz Haziran ayından beri tutuklu yargılanan 6 üniversite öğrencisi, 1 Şubatta görülen duruşmada, mahkeme heyetinin kararıyla “suçlu” sayıldı. Mahkeme, “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklu yargıladığı Sevcan Göktaş’a 13 yıl, Erkin Kocaman’a 11 yıl 10 ay, Kubilay Uçucu’ya 10 yıl 10 ay, Yusuf Yılmaz ile Uğur Pektaş’a 9 yıl 2 ay, Ayça Kılıç’a 8 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Ölüm orucunda yaşamını yitiren Feride Harman’ın 57 yaşındaki annesi Hatice Harman ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kızının resmini taşıdığı için “örgüt propagandası yapmaktan” tutuksuz yargılanmış, dava sonunda beraat etmişti.

Duruşma sonrasında konuşan Hatice Harman “Ben kızımın resmini taşımışım diye beni de yargılıyorlardı. Ben beraat ettim. Feride Harman benim kızım. Ölüm orucunda yaşamını yitirdi. 8 Mart Kadınlar Günü’nde kızımın resmini taşıdım. Bana ‘sen niye taşıyorsun’ dediler. Taşırım. Yüreğimde de taşırım. Elimde de taşırım. Benim kızımdır” dedi.

Öğrencilere “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” yaptıkları iddiasıyla cezalar yağdıran hâkim Hayrettin Kısa, verilen karar sonrasında, “Cezalardan dolayı hoşnut değiliz. Ama yasaları uyguluyoruz. Ceza yasasında düzeltmeler var. İnşallah lehinize düzeltmeler olur” şeklinde ibretlik bir açıklama yaptı. 7 aydır 6 öğrenciyi tutuklu yargılayıp, sonunda “örgüt üyesi” ve “suçlu” olduklarına karar veren mahkeme başkanı bunları söyleyebiliyor. Böyle ikiyüzlüce bir açıklama yapıyor. Devletin aynı mahkemeleri, sıra Hrant Dink cinayetini işleyen şebekeye gelince beş yılın ardından “örgüt yok”  diye karar veriyor.

Kapitalist sistem işçi sınıfının, ezilen halkların ve devrimcilerin demokratik hak mücadelesini engellemeye, bu sisteme karşı olanları hapishanelere atarak susturmaya çalışıyor. Egemenlerin korkusu uyuyan devin uyanmasında. İşçi sınıfı harekete geçtiğinde, sel olup mücadele alanlarına aktığında, onların zindanlarını başlarına yıkıp insanlık için gerçek adaleti sağlayacaktır!