Navigation

Eylül Günlüğü

Elif Çağlı

Eylül 2005





Umut Teknesi


                 Gazetelerden:
                 “...Haitililer aşağı yukarı on yıldır köhne teknelerle, 
                  takalarla, şileplerle Amerika’ ya geliyorlar. Kelleyi
                  koltuğa alıp 600 millik yolu aşanların sayısı bir
                  hesaba göre yüz bine varıyor... Denize dökülüp
                  yaşamlarını yitirenlerin sayısını kimse bilmiyor.”


Uzaklaşır küçük tekneler
Gecenin sessizliklerinde
Haiti kıyılarından
Umutlarla…
Parlar gözleri
Haitili kardeşlerin
Parlar kocaman
Açlıkla.
Umutla bakar gözleri
Dalgaların ardında
Düşlerle dolu
Amerika kıyılarına...

Küçük bir tekneyle 
Açılmışlar okyanuslara
Küçük bir tekne
Ve büyük umutlarla
Ayazmış gece
Üşüyorlarmış
Ve bir şeyleri yokmuş yanlarında
Ayın ışıklarından başka
Örtemiyormuş o da
Kara derilerini...

Haiti kıyılarında
Dizilmişler kenara 
Kadınlar ve çocuklar
El sallıyorlarmış
Yoksul ve pembe avuçlarıyla
Küçük tekneye
Düşlerini ve erkeklerini götüren
Açık denizlere...

Büyükmüş umutları
Haitili kara kardeşlerin
Bir dilim ekmek
Bir tas sıcak çorba
Bir iş örneğin.
Küçük tekne
Uzaklaşmış, uzaklaşmış
Büyük umutlarla
Kadınlar ve çocuklardan
Yoksul ve pembe avuçlardan
Kalakalmışlar denizin ortasında
Koskoca dalgalarla...

Düşleri dalgaların ardında
Küçük teknede otuz üç kara derili
Okyanus acımasız
Okyanus deli gibi
Düşleri okyanusta
Balıklara yem olmuş
Kapkara gövdeler
Dalgaların içinde
Görünmez olmuş...

Otuz üç kara derili
Paramparça umut tekneleri
Dalgaların üstünde
Varmışlar Amerika’ya
Karışmış kapkara deriler
Kara kabuklu böcekler gibi
Florida kıyılarının
Altın kumlarına...

Yalnızca gözleri durur orda
Koca, koca
Bakar...
Bir böcek gözü değil
Bakar!
Karaya vuran balık gözü değil
Bakar durur
Koca koca
Aç insan gözleri
Florida kıyılarının
Dev gibi apartmanlarında
Denize karşı balkonlarında
Sabah kahvelerini yudumlayanlara.