Navigation

Emperyalist Savaşa Hayır

Bush yönetimi Irak’a saldırmaya kararlı görünüyor. Onbinlerce masum erkek, kadın ve çocuğun katli ve Irak’ın harabeye çevrilmesi için askeri hazırlıklar tam gaz ilerliyor. Amerikan ve İngiliz savaş uçakları Irak komuta noktalarını zaten bombalamış vaziyette. Eğer Birleşmiş Milletler Amerikan savaş planlarına ikna edilemezse Bush, İngiliz finosu Tony Blair’in desteğiyle tek başına hareket edecek.

Bu savaşın “kitle imha silahları”yla ya da ABD’ye yönelik sözde Irak tehdidiyle bir ilgisi yok. Bunlar sadece savaşın bahanesi. Irak dünyanın ikinci büyük petrol rezervlerine sahip. ABD’nin güçlü petrol çıkarları tarafından yönlendirilen Bush’un gerçek niyeti Irak’ı işgal ederek bu petrolün kontrolünü ele geçirmek.

Paul Routledge, Daily Mirror’daki köşesinde, “bu savaş petrolle alakalı. Zengin ve güçlü petrol sanayii tarafından Washington’a yerleştirilen politikacılar tarafından petrol için yürütülüyor” diyor. Öte yandan ABD, dünyanın en güçlü emperyalist ülkesi olarak Üçüncü Dünyadaki kitlelere dünyanın efendisinin kendisi olduğunu göstermek istiyor. Eğer ayağa kalkmaya cüret ederlerse, onların da ABD emperyalizminin gazabına maruz kalacakları mesajını veriyor.

Büyük emperyalist güçler -özellikle ABD- 1980’lerde İran’la savaşan Saddam’ı destekledi, ona “kitle imha silahları” ve para desteği sağladı. O zaman mesele yoktu. Saddam Batının “dost”uydu. O savaşın bir milyon insanın yaşamını yitirmesi dışında hiçbir sonucu olmadı. Emperyalistler, İran şahından tutun Filipinler’de Markos’a, Pakistan’da Ziya Ül Hak’tan Şili’nin Pinochet’sine kadar bütün kana susamış diktatörlükleri desteklediler. Şimdi kalkmış “demokrasi”den bahsediyorlar!

ABD’nin ve İngiltere’nin, kendi işlerine geldiğinde kullandıkları halde biyolojik ve kimyasal silah tehdidinden bahsetmeleri ikiyüzlülüğün daniskasıdır. 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’deki insanlar, yüzbinlercesinin ölümüne ve zehirlenmesine yol açan atom bombalarının saldırısına uğradılar. 1960 ve 70’lerde Amerikan emperyalizmi masum Vietnam halkının üzerine napalm ve kimyasal madde yağdırmadı mı? İngiliz hükümeti geçmişte Kürtlere gazla saldırmadı mı? ABD’nin Türk müttefiklerinin Kürtlere karşı ya da Şaron’un Filistinlilere karşı gerçekleştirdikleri vahşeti hatırlatmaya gerek var mı?

George Bush’un Irak halkının ya da Kürtlerin durumuyla ilgilendiği yok. Onlar güç politikası oyununda sadece bozuk para olarak kullanılıyorlar. Madeleine Albright, yaptırımlar nedeniyle ölen 500.000 Iraklı çocuk kendisine sorulduğunda, bunun ‘ödemeye değer bir bedel’ olduğunu söyledi.

Saddam rejimi Batı tarafından desteklendiği sırada da bir zulüm rejimiydi, sonra da öyle. Ancak Saddam’ı devirme işi, tek derdi Afganistan’da olduğu gibi Amerikan yardakçısı uysal bir rejim tesis etmek olan ABD emperyalizminin değil, bizzat Irak halkının işidir. Onlar için mesele zengin petrol yataklarına ulaşmaktır. Amerikan emperyalizmi Bağdat’ta bir finoyu Londra’dakinden daha fazla istiyor.

Bu savaş Birleş(me)miş Milletler kararlarını uygulamak içinse o zaman ABD neden 30 yıldan uzun bir süredir Filistin topraklarını yasadışı olarak işgal eden İsrail’i istila etmiyor? Sebep elbette İsrail’in, Irak’ın aksine, ABD’nin Ortadoğuda’ki yakın müttefiki olması.

Tüm Ortadoğu’da milyonlarca insan Bush’un savaş tehditlerini, petrol için bir savaş olarak görüyor ve algılıyor. Milyonlar Bush’a karşı muhalefetlerini göstermek için sokaklara döküldüler. İngiltere’de bile kamuoyu yoklamaları halkın yaklaşık yüzde 70’inin savaşa karşı olduğunu gösteriyor. Milyonlarca genç ve sendikalı işçi bu pervasız emperyalist saldırganlığa aktif biçimde karşı çıkıyor.

YFIS (Youth For International Socialism) ve WIL (Workers International League) sadece savaşa karşı mücadele etmekle kalmıyor, savaşları doğuran kapitalist sisteme son vermek için kavga veriyor. Dev çokuluslu şirketlerin hakim olduğu değil, sıradan çalışan insanların kontrolündeki yeni bir dünya için verilen bu mücadeleye sen de omuz ver. Savaş tehdidine, emperyalist saldırganlığa, ekolojik felakete, yoksulluk ve sefalete ancak sosyalist bir gelecek son verebilir. Yeni bir dünya için verilen bu mücadelede sen de yerini al.

Gün Harekete Geçme Günüdür!

Siz de katılın! Gelin ve bizlerle, YFIS ve WIL, tartışın.

Daha fazla bilgi için bizle iletişime geçin: wil@socialistappeal.org

... önceki yazı
Ulusal Sorun Üzerine
sonraki yazı ...
Marksizm ve Merkezcilik