Navigation

Zeytinburnu’ndaki Irkçı-Faşist Saldırı

Geçtiğimiz günlerde Silvan’da çıkan çatışmanın ardından çeşitli bölgelerde Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirildi. En son Zeytinburnu’na sıçrayan saldırılarda BDP ilçe binasını ve Kürt derneklerini taşlayan eli sopalı faşistler, sokaklarda Kürt avına çıktılar. Polisin Kürtlerin gittiği kahvehanelerde kimlik kontrolü yapması ve BDP ilçe binası önüne panzer dikmesi olayların büyümesine neden oldu. Faşistlerin Kürtlerin yoğun olarak oturduğu sokaklarda Türk bayrağı açarak ve Kürtlere küfrederek sloganlar atmasını engellemeyen polis, adeta olaylara davetiye çıkarttı. Saldırıları tezgâhlayan eller, internet üzerinden yaydıkları yalan haberlerle faşist çeteleri alabildiğine kışkırttı. Saldırıların ardından BDP ilçe örgütü eşbaşkanı Nazir Erdemci’yi makamına çağıran Zeytinburnu Kaymakamı Mustafa Dündar ise, Kürtlerin mağdur olsalar bile sokağa çıkma ve eylem yapma haklarının olmadığını söyledi. Tüm bunlar devletin saldırıları bilinçli olarak engellemediğini ve teşvik ettiğini gösteriyor.

Kürtlere yönelik faşist saldırılar Zeytinburnu ile de sınırlı değil. Geçtiğimiz aylarda Altınşehir Mahallesindeki Cemevine, yüzleri maskeli olan ve Kürt oldukları iddia edilen (!) kişiler tarafından taşlı saldırı yapılmış, bizzat polis tarafından kışkırtılan Aleviler sloganlar atarak, ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı sokaklarda evleri ve Kürtlere ait yöre derneklerini taşlamış ve yıllardır aynı mahallede yaşadıkları Kürtlerle karşı karşıya getirilmişlerdi. Yöre derneklerinin sağduyulu girişimleri sonucunda olaylar büyümeden önlenmişti.

Kürt halkının özgürlük mücadelesini engelleyemeyen burjuva devlet, faşist çeteleri devreye sokmakta, daha da beteri, tıpkı Kürtler gibi toplumun ezilen kesimlerinden birisi olan Alevileri kardeş Kürt halkına karşı kışkırtmaktadır. Alevi emekçiler asla bu oyuna gelmemelidir. Ezilenlerin çıkarları ortaktır ve ezenlere karşı mücadeleden geçmektedir.

Yaşasın Halkların Kardeşliği, İşçilerin Birliği!