Dokundurtmayın Çocukların Bembeyaz Umutlarına


             15 yaşında bir çocuğun, çalıştığı kasap-lokantada
             kolunu kıyma makinasına kaptırması üzerine
             yazılmıştır.



Umutlar vardır,
pembe, beyaz,
jelatinden kâğıtlarla kaplı umutlar;
umutlar vardır, 
umutlar,
sabah güneşi gibi,
aydınlık ve ferah umutlar.
Çocuklar vardır,
umutları dünyalar kadar,
kendileri küçük çocuklar,
yumuşacık,
küçücük elleriyle,
umutlarına tutunan çocuklar.
Makinalar vardır,
umutlardan
kıymalar yapan makinalar,
çocukların ellerini kapan,
umutlarını yıkan makinalar;
makinalar vardır,
onların makinaları,
haftada 60 liraya döndürülen makinalar.
Benim umutlarım yok,
benim yumuşacık,
küçücük ellerim yok;
haftalığı 60 liradan sattım ellerimi,
umutları parçalayan makinalara;
aldı makinalar ellerimi,
onların makinaları,
onların cepleri,
onların suçları!
Haftalığı 60 liradan sattım umutlarımı,
şişen banka hesaplarına,
teyze,
amca,
yapmayın,
sattırmayın küçücük çocukların,
küçücük ellerini;
yapmayın,
dokundurtmayın,
çocukların kocaman,
bembeyaz umutlarına;
el koyun makinalara,
alın hepsi bizim olsun,
bir daha kapamasın hiçbir küçük eli,
hiçbir makina...