Navigation

23 Nisan Tüm Çocuklar İçin Bayram mı?

Bu yıl da, her yıl olduğu gibi “bugün 23 Nisan neşe doluyor insan” nakaratıyla çocuklar alanlarda, Anıtkabir’de, gösterilerde çıkarıldılar karşımıza. Gün boyunca bütün medya kuruluşlarında “yaşasın 23 Nisan” görüntüleri dönüp durdu.

TBMM’nin kuruluş tarihi 23 Nisan 1920. Mustafa Kemal bugünü “ulusal egemenlik ve çocuk bayramı” ilan etmiş. O günden bugüne her 23 Nisan, alanlarda, meydanlarda “milli bilincin” çocukların da zihninde yer etmesi için renkli şölenlere dönüştürülmüş, minicik beyinlere Türklük, Türkçülük aşılama yoluna gidilmiştir. Ancak kapitalist sistemin çarkı içinde çocuk olmak hiç de 23 Nisanlarda anlatıldığı gibi renkli bir şey değil ve kapitalizm yıkılmadıkça da olmayacak.

Çocuklar geleceğimizdir diyenler, 23 Nisan’dan çok değil bir hafta önce yasalar çıkartarak, bugünün çocuklarının geleceklerini ellerinden almakta tereddüt etmediler. SSGSS yasasıyla birlikte, işçi sınıfının çocuklarının geleceği karartılmış oldu. 23 Nisanları bayram yerlerinde geçiren çocuklar da var, bayram nedir bilmeyen, yaşayamayan çocuklar da... 23 Nisan günü çalışan, hem de ağır koşullarda çalışan, ekmek parası kazanan çocuklar...

Savaşın içinde her gün bombalar, mermiler eşliğinde yaşayan çocuklar. Ailesini kapitalist emperyalist savaşlara kurban vermiş çocuklar. Çalışmak zorunda olduğu için çocukluğunu yaşayamayan, okula gidemeyen, parklarda oyun oynamayan çocuklar. Karın tokluğuna pamuk, fındık, çay toplamak için ilden ile dolaşıp çadırda sabahlayan, çamurda oynayan, kızgın güneşin, yağmurun altında çalışan çocuklar. Daha iyi bir gelecek için, savaştan, yoksulluktan kaçmak için küçük teknelerde, konteynırlarda başka ülkelere yolculuk eden, çoğu zaman da bu yolculuklarda can veren mülteci çocuklar. Günde 14 saat sağlıksız, güvencesiz çalıştırılan, elleri, ayakları, yüzleri kir pas içinde evlerine dönen (şayet bir ev varsa) çocuklar. Dünyanın dört bir tarafında hastalıktan açlıktan ölen çocuklar.

“Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan” diyemiyoruz. Çünkü biz, kapitalist sistemin çocukları ne gibi facialarla karşı karşıya bıraktığını çok iyi biliyoruz. Bugünün çocukları yarının büyükleri olacaklar. Bugün meydanlarda ulusal bilinçle, şoven duygularla beslenen çocuklar yarın meydanlarda hak istediklerinde “ayak takımı” olmakla suçlanıp hor görülecekler. 23 Nisanlarda meydanlarda dans ettirilen çocuklar, yarın 1 Mayıslarda alanlarda olmak istediklerinde polisin, askerin copuyla karşılanacaklar. Bugün çocukları koltuklarına oturtanlar, onları küçük hediyelerle kandıranlar, yarın haklarını istediklerinde onları vatan haini, anarşist olmakla suçlayacaklar.

Bugünün çocuklarının gelecekteki çalışma koşullarını ağırlaştıran, sağlık ve emeklilik haklarını ellerinden alan yasalar bir bir meclisten geçiyor. Bugün ellerinde bayraklarla meydanlara dökülen, “Ne Mutlu Türküm” dedirtilen çocukların gelecekleri, insanca yaşam hakları ortadan kaldırılıyor.

Kapitalist sömürü düzeni çocukların da hayatlarını, çocukluklarını sömürüyor. Bu sistem yıkılmadıkça, çocuklarımızın güvenli bir geleceği, sağlıklı bir çocuklukları olamaz. Savaşların, açlığın, yokluğun, yoksulluğun olmadığı güzel bir dünya için sabırla, örgütlü mücadelemize devam edeceğiz.

Güzel günler göreceğiz çocuklar inanın, güneşli günler göreceğiz!