Gazze İsrail Bombardımanı Altında

Gazze İsrail Bombardımanı Altında

Filistin halkının tek gerçek dostu, dünyanın tüm ülkelerindeki işçi ve emekçilerdir. İsrail devletine geri adım attıracak olan da ancak bu gücün ortaya koyacağı güçlü enternasyonalist tepki olabilir. Tüm sendikalara, işçi örgütlerine, sosyalist örgütlere düşen görev, bu birleşik tepkiyi uluslararası ölçekte örgütlemek ve işçilerin, emekçilerin Filistin halkının yanında olduğunu katil İsrail devletine ve onun hamiliğine soyunan emperyalist güçlere göstermektir.

Beyrut Kasabı Öldü, Filistin Sorunu Devam Ediyor

Gülhan Dildar, Şubat 2014

2006’dan bu yana bitkisel hayatta olan İsrail’in eski başbakanı Ariel Şaron’un 11 Ocakta ölmesi, Filistin halkının yaşadığı acıları, katliamları yeniden gündeme taşıdı. İsrail’de “büyük bir asker” ve “kahraman bir savaşçı” olarak görülüp “Buldozer” lakabıyla anılan eli kanlı Şaron, Arap halkları ve özelde Filistin halkı içinse “Beyrut Kasabı” olarak tarihe geçmiştir. Filistinlilerin, Şaron’un ölüm haberini bir bayram havasında karşılamaları ve sevinç duymaları, onun Filistin sorununda izlediği imhacı siyasi çizgiden kaynaklanmaktadır.

BM Kararı Filistinliler İçin Ne Anlama Geliyor?

Kerem Dağlı, Ocak 2013

Filistinlilerin çektiği acıların son bulmasının ve barışın gelmesinin yolu İsrail’in Siyonist politikalarının kesin bir şekilde yenilgiye uğratılmasından geçiyor. Böylesi bir gelişmenin olabilmesi ise, Ortadoğu’da çok daha kapsamlı bir altüst oluşun gerçekleşmesine ve kuşkusuz İsrail işçi sınıfının burjuvaziye karşı devrimci mücadeleyi yükseltmesine bağlıdır. Bu durumda Filistinli emekçilerle İsrail işçi sınıfı arasında gerçekleşebilecek kardeşleşme, Ortadoğu’daki barış sorunu açısından da büyük bir ilerleme anlamına gelecektir.

İsrail’in Gazze Saldırısı

Selim Fuat, Aralık 2012

ABD’de geçtiğimiz ay yapılan başkanlık seçiminin sonuçlanması, emperyalist kapışmanın yoğunlaştığı bölgelerde bir süredir baskılanan bazı çatışmaların da su yüzüne çıkmasını sağladı. Irak’ta Kürt yönetimi ile merkezi hükümetin ilişkilerinin gerginleşmesi, hatta birbirlerine karşı askeri pozisyonların alınmasına yol açan gelişmeler ile İsrail’in Gazze’ye düzenlediği yoğun hava saldırıları, bölgede süren kapışmanın daha da ilerleyeceğini gösteren önemli işaretlerdir.

Filistin Sorununun Tarihsel Arka Planı

Suphi Koray, 1 Temmuz 2010

Filistin sorunu sadece Filistin’le sınırlı değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyen karmaşık bir sorundur. Doğru bir değerlendirme yapabilmek için Filistin sorununun tarihsel arka planını yeniden hatırlamak gerekiyor. Filistin sorununun bir ucu da Yahudi sorununa çıktığı için, İsrail devletinin kuruluş sürecini de bilmek gerekiyor.

Siyonist Vahşet Sınır Tanımıyor

3 Haziran 2010
gazzee3

Emperyalist-kapitalist egemenler Ortadoğu halklarına ancak daha fazla savaş, daha fazla kan, daha fazla gözyaşı getirebilirler. Çözüm, tüm halkların ve azınlıkların ayrılma hakları da dahil olmak üzere bütün demokratik haklarını güvence altına almış, gönüllü birlik temelinde oluşturulmuş bir Ortadoğu İşçi ve Emekçi Sovyetleri Federasyonunun kurulmasındadır. Buna yol açacak bir Ortadoğu devrimi olmaksızın, bölgedeki sorunlar yumağına kalıcı, yaşayabilir, adil ve demokratik bir çözüm bulmak olanaksızdır. Bu ise ancak işçi sınıfının enternasyonalist bilinç ve örgütlülük düzeyinin yükseltilmesiyle mümkündür.

Yardım Filosuna Saldıran İsrail Eylemlerle Lanetlendi

1 Haziran 2010
gazze3

Üç yıldır İsrail ablukası altında yaşamak zorunda bırakılan Gazze halkına yiyecek, ilaç ve inşaat malzemeleri taşıyan yardım gemilerinden oluşan filo, İsrail ordusunun hunharca saldırısıyla engellendi. Gazze limanına ulaşmayı amaçlayan gemiler, daha uluslararası sulardayken saldırıya uğradılar. Hücum botlarıyla ve helikopterlerle gemilere çıkartma yapan İsrail timleri, 9 kişiyi katletti ve onlarcasını da yaraladılar.

“Filistin’e Özgürlük, İsrail’e Boykot”

25 Aralık 2009
israile boykot

Çeşitli sendikaların, meslek odalarının ve politik çevrelerin desteğiyle oluşturulan İsrail’e Karşı Boykot Girişimi, Gazze saldırısının birinci yılında, İsrail Konsolosluğu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Levent Metro istasyonundan konsolosluk önüne kadar yapılan yürüyüş boyunca atılan sloganlarla, İsrail’in saldırgan politikaları ile Türkiye’nin işbirlikçi tutumu protesto edildi.

Gazze’de Mazlumu Savunurken Diyarbakır’da Zalim Kesilenler

Kerem Dağlı, 1 Mart 2009

“İkiyüzlülük” sözcüğü kadar burjuvazinin sınıfsal karakterine uygun sıfat az bulunur. Bir yanda milyonlarca insandan oluşan Kürt halkının varlığını dahi on yıllarca kabule yanaşmayacaksın, diğer yanda ise Gazze’de katledilen mazlumların hamisi rolüne soyunup bunu emperyalist emellerine örtü yapacaksın. Doğrusu son haftalarda sergilediği bu performansıyla Türkiye burjuvazisi, katliamcılığın yanı sıra ikiyüzlülükte de ne denli mahir olduğunu göstermiş oldu.

Gazze’nin Aynasında Emperyalist Savaş Gerçeği

İlkay Meriç, 1 Şubat 2009

Katil İsrail devleti, 22 gün boyunca soluk aldırmaksızın havadan ve karadan bombardımana tuttuğu Gazze’den, bozulması pamuk ipliğine bağlı göstermelik bir ateşkesin ardından geri çekildi. Haftalarca devam eden bu akıllara durgunluk verici vahşet esnasında, ABD, AB ve onların dümen suyundaki Arap devletleri, var güçleriyle, “Hamas’ın saldırılarına karşı kendini savunma hakkını kullandığını” iddia ettikleri İsrail’in arkasında yer aldılar.

Ankara’da Devrimcilere Yönelik Polis Saldırısı

Gazi Üniversitesinden bir öğrenci, 17 Ocak 2009
ankara filistin

Devrimci grupların, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısını protesto etmek ve İsrail’le yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istemek için Ankara’da düzenledikleri yürüyüş polis saldırısına uğradı. 16 Ocak akşamı YKM önünde buluşularak, “İsrail İle Yapılan Anlaşmalar İptal Edilsin – İsrail Elçilikleri Kapatılsın” pankartı arkasında toplanıldı.

Filistin Halkı Kazanacak

Ankara’dan bir Marksist Tutum okuru, 18 Ocak 2009
gazze7

Filistin Halkıyla Dayanışma Komitesi, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısını protesto etmek için 17 Ocak Cumartesi günü Ankara’da bir yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı yürüyüş “Filistin halkı kazanacak” ortak pankartıyla birlikte Kolej Meydanından başladı.

Filistin Halkı Yalnız Değildir

Gazi Üniversitesinden bir öğrenci, 11 Ocak 2009
ankara-filistin

Filistin halkına yönelik kanlı saldırılar her geçen gün artarken, işçi sınıfı devrimcileri olarak bizlere düşen görev, böylesi kanlı emperyalist savaşları durdurabilecek tek gücün örgütlü işçi sınıfı olduğu bilinciyle mücadeleyi yükseltmektir. Zira bugün Ortadoğu coğrafyasında giderek yayılan savaş cehennemi, örgütlü bir mücadele yürütülmedikçe tüm dünyayı saracak ve dünya işçi sınıfı bu cehennemin içine çekilecektir.

Dünya Halklarından Gazze’ye Destek, İsrail ve ABD İşbirlikçisi Hükümetlere Lanet!

9 Ocak 2009

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliam dünya halkları tarafından günlerdir protesto ediliyor. Düzenlenen gösterilerde İsrail ve ABD emperyalizmi lanetleniyor. Pek çok ülkenin egemenleri İsrail’i kınamak bir yana açıkça Hamas’ı suçluyor. Bir kısmı ise, kendi halklarına karşı İsrail’i protesto eden ikiyüzlü açıklamalar yaparken, gerçekte İsrail’e yaptırım uygulamaya dönük hiçbir ciddi adım atmıyor.

Antakya’da İsrail Saldırısı Protesto Edildi

Antakya’dan bir öğrenci, 10 Ocak 2009
antakya-filistin

Siyonist İsrail’in Filistin’e yönelik katliamını protesto etmek amacıyla Antakya Demokrasi Platformu bir eylem düzenledi. Öğretmenevi, Maksim ve Kapalı Spor Salonu olmak üzere üç farklı yerde toplanan bin kişilik kitle, Ulus Alanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Maksim yürüyüş kolunun güzergâhını ve atılan sloganları gerekçe gösteren polis gerginlik yaşanmasına neden oldu. Pankartların indirilip slogan atılmayacağının söylenmesi üzerine polis yolu açtı.

Katil İsrail Devleti Yine Saldırıyor

1 Ocak 2009
gazze1

Katil İsrail devleti yeni yıl kutlamasını Filistinlilerin kanını içerek yaptı. On yıllardır süren katliamlar serisine bir yenisini eklediği Gazze saldırıyla yüzlerce Filistinlinin (resmi rakamlara göre 500’den fazla, gayri resmi bilgilere göre 1000’den fazla) canına kıydı, binlercesini de yaralı ve sakat bıraktı. Sözde Hamas’ın roket saldırılarına karşı savunma amacıyla yaptığı bu saldırıda, İsrail, kadın, yaşlı, çoluk çocuk dinlemeden Gazze’nin sivil nüfusunu açıkça hedef aldı. Evler, hastaneler, okullar, camiler her türlü sivil yerleşim alanı bu hayasız saldırıdan nasibini aldı.

İsrail Konsolosluğu Önünde Gazze Katliamı Protesto Edildi

israili protesto

İsrail’in Gazze’ye saldırısı Levent’teki İsrail Konsolosluğu önünde yapılan eylemle protesto edildi. Metro girişinde buluşan sosyalist gruplar, pankart, flama ve dövizler eşliğinde konsolosluk önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Eylemde, İsrail saldırılarında katledilen Filistinlilerin görüntülerinin yer aldığı fotoğraflar taşındı.

HSGG Platformu İsrail Saldırısını Protesto Etti

4 Ocak 2009
israili protesto

Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya gelen HSGG Platformu bileşenleri, gerçekleştirdikleri eylemle İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısını protesto etti. Eyleme platform bileşenlerinin yanı sıra Filistin Halk Kurtuluş Cephesi de dövizleriyle katıldı. HSGG Platformu imzalı “Filistin’deki vahşet insanlık suçudur! İsrail ile bütün anlaşmalar iptal edilsin!” pankartının yanı sıra taşınan dövizlerde şu slogan ve talepler yer aldı: “Filistin Halkı Kazanacak!”, “Thawra Hatten Nasr! (Zafere Kadar Devrim!)”, “Katil İsrail Ortadoğu’dan Defol!”, “Siyonist İsrail Filistin’den Defol!”, “Katil İsrail İşbirlikçi AKP!”, “Filistin Halkı Yalnız Değildir!”, “İsyan, Serhildan, İntifada!”, “Her Yer Gazze Hepimiz Filistinliyiz!”

Emperyalist ve Haksız Savaşlara Son!

Akhisar’dan bir işçi, 3 Eylül 2009

İsrail tam da ateşkesin kesildiği sırada yine katil yüzünü gösterdi. Füzeler öğrencilerin okuldan çıktığı saatte atılmaya başlandı. Yüzlerce sivil, çocuk öldü ve yaralandı.

Filistin’de İç Savaş ve Kaynayan Ortadoğu Kazanı

Kerem Dağlı, Temmuz 2007

Ortadoğu halklarının genelinde yaygın olarak bulunan ABD-İsrail karşıtlığı, bu emperyalist ve işgalci güçlere karşı savaşanlara sempati duyulmasını da beraberinde getiriyor. Ortadoğu’nun yoksul ve ezilen halkları, ABD emperyalizminin ve katil İsrail devletinin politikaları yüzünden acılarının kat be kat arttığının farkındalar. Farkında olmadıkları ise, ABD ve İsrail’e karşı savaşan İslamcı grupların ya da burjuva iktidarların, onların acılarını dindirecek niyete ve niteliğe sahip olmadıklarıdır.

Burjuvazinin Emperyal Hesapları ve Lübnan

İlkay Meriç, Ekim 2006

Emperyalist savaşın her geçen gün daha patlamalı bir şekilde yayılmaya başladığı bugünlerde, gerçek komünistlerin en önemli görevlerinden biri de, milliyetçi sahtekarlığa, şovenizme, çeşitli kılıklara bürünen emperyal heveslere karşı amansızca mücadele etmektir. Milliyetçiliğe verilen en ufak bir primin, böylesi tayin edici anlarda kudurgan bir şovenizmi beslemek anlamına geleceği unutulmamalı.

Filistin Seçimleri ve Hamas’ın Yükselişi

Utku Kızılok, Mart 2006

Gerçekten de karmaşık, iç içe geçmiş pek çok olasılık gündeme gelmiş bulunuyor. Ancak görülen net bir gerçek var: Emperyalist hegemonya kavgasının dengelerinden bir Filistin devleti çıksa da (ki bu Filistin halkının meşru hakkıdır), emperyalistler, halklar arasında kardeşliği, barış ve huzuru sağlamaya muktedir değillerdir. Ezilen yığınlar için gerçek çözüm, ulusal sorun ile toplumsal kurtuluş hedefini birbirine bağlayan bir mücadele perspektifiyle kapitalist düzeni alaşağı etmektir.

İsrail Şiddetine Ahlâk ile Cevap Verilmeliymiş!

Zeynep Güneş, 22 Şubat 2005

Yıllar önce Troçki, bu küçük burjuva ahlâkçılara ateş püskürüyor ve yüreğinin siyasal ve ulusal bir boyunduruğa karşı savaşan İrlandalı, Rus, Polonyalı ya da Hindu teröristlerden yana olduğunu söylüyordu. Bizim de yüreğimiz, dünyanın dört bir yanında ulusal ve sınıfsal boyunduruğa karşı savaşan kitlelerden ve onların uyguladığı devrimci şiddetten yana. Onların yöntemlerini Marksist bir temelden değil salt küçük-burjuva ahlâki temellerden hareketle eleştirenlere karşı ise öfke doluyuz.

Ortadoğu’da Filistin, Filistin’de Ortadoğu

Akın Erensoy, 29 Ocak 2005

Kavranması gereken, Filistin meselesinin Filistin’le sınırlı bir sorun olmadığıdır. Filistin burjuvazisi korkakça, küçük çıkarları için ne kadar uzlaşmacı bir çizgiye çekilirse çekilsin, Ortadoğu’da yaşanan emperyalist paylaşım savaşına bağlı olarak şekillenecektir Filistin sorunu. Ortadoğu’da nüfuz alanları için kavga eden emperyalist güçler, Filistin sorununu kendi çıkarları çerçevesinde ele almaktan geri durmayacaklardır. Denge kimin lehine sağlanırsa sağlansın, Filistin toprakları Ortadoğu’nun özgünlüğünden dolayı emperyalistlerin kapışma alanı olmaktan çıkmayacaktır. Emperyalist dengelerle şekillenecek bir Filistin devleti, dengeler bozulduğunda yeniden sorun olmaya devam edeceğinden, asla kalıcı ve adil bir çözüm sağlanamayacaktır.

Filistin Sorunundaki Gelişmeler ve İki Farklı Çözüm

Akın Erensoy, 1 Ocak 2004

Emperyalistlerin cehenneme çevirdikleri Ortadoğu’da haritası çıkartılmamış yol kalmadı adeta. Ama yine de bir “çözüm”den söz edilemiyor. Hâlâ, emperyalistler peş peşe “yeni” “yol haritaları” piyasaya sürüyorlar. Emperyalist hegemonya mücadelesinin tarafları, ayrı renk ve tonlarda (!) bir “yol” gösteriyorlar Filistin halkına. Görünürde ise, İsrail Siyonist devletinin Filistin halkının üzerine yağdırdığı bombalardan, yıkılan evlerden, ölen emekçilerden başka bir şey yok.

Filistin Sorununa Marksist Yaklaşım

Zeynep Güneş, 6 Eylül 2003

Filistin sorunu, özünde, Filistin halkının kendi kaderini özgürce tayin etmesi, yani ayrı ve bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkına kavuşması sorunudur. Bugün Filistin'deki neredeyse tüm örgütler ve halk böylesi bir devletin kurulmasından yanadırlar. Filistin halkının iradesinin ayrı bir devlet kurma doğrultusunda çoktan tecelli ettiğini hesaba kattığımızda, ulusal sorununun bu coğrafyada ve mevcut koşullardaki çözümünün iki ayrı devletten geçtiği ortaya çıkmaktadır. Bu devlet kurulup, Filistin halkı bağımsızlığa kavuştuğunda Filistin'de ulusal sorun da çözülmüş olacak ve böylece artık Filistin halkı "ezilen bir ulus" olma statüsünden çıkacaktır. Marksizmin ulusal soruna yaklaşımı genel ilkeleri itibariyle Filistin'e uygulandığında durum budur.

İçerik yayınları