Kitaplarımız

Our books

Kitaplarımız

Ortadoğu


Suriye Savaşı: Altı Yılda Gelinen Nokta

Egemenlerin oyunlarını ve sergiledikleri vahşeti durduracak tek güç, Ortadoğu’nun, Afrika’nın, Asya’nın, Avrupa’nın, Amerika’nın işçi ve emekçileridir. Bu savaştan çıkarı olmayan sadece onlardır. Onlar örgütlenerek inisiyatifi ele almadıkları sürece ne yazık ki burjuva güçler başlarına daha çok ...

“Musul Bizimdi” Teranesi ve Gerçekler

Irak ordusunun ve IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin Musul’u IŞİD’in elinden geri almak üzere saldırıya geçmesinden bu yana, AKP de “Musul bizimdi ve orada hâlâ hakkımız var” iddiasını daha yüksek sesle dile getirmeye başladı. Hükümetin ve Erdoğan’ın tüm efelenmelerine ve tehditkâr çıkışlarına ...

Cerablus Harekâtı, Manipülasyonlar, Gerçekler

Türk ordusu, uzun bir süredir eğitip donattığı ve ÖSO adı altında biraraya getirdiği Türkmen ve Arap birlikleri eşliğinde 24 Ağustos sabahı Cerablus’a girdi. Gerekçesi “IŞİD’e karşı mücadelede koalisyon güçlerine destek vermek ve sınır güvenliğini sağlamak” olarak açıklanan bu askeri harekâta ...

Suriye Savaşında Yeni Sayfa

Üçüncü Dünya Savaşının Suriye cephesinde son aylarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Savaşın içindeki taraflarca mevcut güç dengelerini değiştirmeye yönelik hamleler ve bunlara karşı hamleler yapılıyor. Azez-Mare, Halep-İdlib, Rakka ve Menbic gibi stratejik bölgelerde, gelişmelerin seyrini ...

Erdoğan’ın ABD Gezisi ve Kürt Sorunu

Erdoğan’a ne gözle bakıldığı açıktır, fakat Suriye ve Irak açısından kritik adımların atıldığı bu süreçte Türkiye’yle ipleri koparmak ABD’nin ve diğer emperyalist güçlerin işine gelmemektedir. Bu yüzden de Erdoğan’ın Biden ve Kerry’nin yanı sıra, kıvrandırarak da olsa Obama’yla görüşmesi ...

Beş Yılın Ardından “Arap Baharı” ya da Devrimini Arayan Ortadoğu

Burjuva ideologların “Arap Baharı” adını taktıkları halk ayaklanmalarının üzerinden beş yıl geçti. Tunus’la başlayıp Mısır’la devam eden bu dalga Arap dünyasının neredeyse tamamını etkiledi. İşsizlikten, yoksulluktan, sefaletten, baskıcı rejimlerden, diktatörlerden bıkmış olan Arap halkları beş ...

“Öldürmeyi İyi Bilenler” Emperyalist Çıkarlar Temelinde El Sıkışıyor

Ortadoğu’da çelişkilerin alabildiğine keskinleşip emperyalist eksenlerin çok daha kalın çizgilerle çizilmeye başlandığı bugünlerde, Türkiye ile İsrail arasındaki buzlar da erimeye başladı. Tam da Suudi Arabistan öncülüğündeki Sünni savaş cephesinin (“Teröre Karşı İslam İttifakı”) kuruluşunun ...

Emperyalist Maceracılığı Meşrulaştırma Çabaları

Ortadoğu’daki emperyalist savaş kritik bir eşiğe gelirken, paylaşım masasına güçlü bir şekilde oturmak isteyen emperyalist-kapitalist güçler mevzi tutmaya çalışıyorlar. Önümüzdeki dönemde Suriye’nin nasıl şekilleneceği, hiç kuşkusuz Ortadoğu’daki emperyalist paylaşımın genel seyrine bağlı ...

İran’la Batı Arasındaki Nükleer Görüşmeler

İran ile 5+1 ülkeleri (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında, İran’ın nükleer programı üzerine uzun süredir devam eden görüşmelerde, taraflar, ön anlaşmaya varıldığını Nisan ayı başında açıkladılar. İran’ın nükleer ...

Yemen’e Müdahale ve Genişleyen Ortadoğu Savaşı

Yemen krizi, Ortadoğu’daki savaşın karmaşık boyutlarını da gözler önüne sermektedir. Meselâ Türkiye dışarıdaki sıkışmışlığını aşmak amacıyla Suudi Arabistan’a ve dolayısıyla Sünni eksen politikasına destek vermektedir. Böylece ittifak yaptığı Müslüman Kardeşler’i iktidardan indiren ve kolunu ...

Ortadoğu Halkları Bir Gün “Kral Öldü, Yaşasın Yeni Kral” Demeyecek!

Korunaklı saraylarında yaşayan, altın dolu havuzlarda yüzüp altın kaplama klozetlere oturan bu egemenler dünyanın en zenginleri arasındalar. Brunei Sultanı 20 milyar dolar, Birleşik Arap Emirlikleri Şeyhi 18 milyar dolar, Katar Emiri 2 milyar dolar, Umman Sultanı 900 milyon dolar, Kuveyt Emiri ...

Lieberman’ın Dilinden Kan Damlıyor

Ortadoğu halkları Lieberman benzeri faşist siyasetçilerin kan kusan saldırgan politikalarının tehdidi altındadırlar. Tek bayrak, tek devlet, tek dil, tek din gibi kışkırtıcı söylemlerle halklar arasında düşmanlık tohumları ekmektedirler. Alt-emperyalist bir güç konumuna yükselen Türkiye ...

Yemen’de Derinleşen Siyasal Çıkışsızlık

Egemen güçlerin iktidar kavgası ve giderek keskinleşen çelişkiler, Yemen’i içinden çıkılmaz geniş bir iç savaşa doğru çekmektedir. Kaçınılmaz olarak mezhepsel bir renge de bürünecek böyle bir iç savaş, açlık ve yoksulluğun pençesinde kıvranan emekçilerin canını alıp, Yemen’in korkunç bir ...

Ortadoğu Savaşı

2003’te ABD emperyalizminin savaş makineleri Irak’ı yerle bir ederken, dönemin ABD başkanı Bush sonsuz bir savaş başlattıklarını açıklamıştı. Söz konusu ifade gelişigüzel bir şekilde telaffuz edilmiş değildi. Pek çok ABD sözcüsü benzeri ifadeler kullanmaktaydı ve onlar, fitilini ateşledikleri ...

Ortadoğu’daki Savaşın Alevi Sorununa Yansımaları

Türkiye’de Alevi ve Sünni emekçiler bundan önce defalarca karşı karşıya getirilmiş, tuzaklara düşürülmüş, burjuvazinin çıkarları uğruna büyük yıkımlar yaşamışlardır. Alevi emekçilerin mezheplerinden dolayı yaşadıkları trajedilerin haddi hesabı yoktur. Oysa Aleviler de tüm dini gruplar gibi kendi inançlarının gereklerini kendi belirledikleri gibi yaşama hakkına sahip olmalıdır. Kimsenin dini inançlarının gereğini yerine getirmesi başka bir inancın mensupları için tehdit değildir. Ancak egemen sınıflar tarih boyunca bu farklılıkları ezilenlere karşıtlık gibi algılatarak onları birbirine düşürmüş, böylece sömürü koşullarının varlığını sürdürmesini sağlamışlardır. Bugünün kapitalistleri de aynı yoldan yürüyerek kendi çıkarları için farklı kimliklerden ve inançlardan ezilenleri birbirlerini ...

Libya’da Kaos Derinleşiyor

Yaklaşık üç yıl önce emperyalist saldırının hedefi olan Libya’da, kelimenin tam anlamıyla bir keşmekeş hüküm sürüyor. Kaddafi’nin devrilmesiyle ülkeye “özgürlük ve demokrasi” getireceklerini iddia eden emperyalistler ve yerli burjuva güçler, elbirliğiyle, parçalanmış ve iç savaşın süreğen hale geldiği bir Libya yarattılar. Demokratik hak ve özgürlüklerini talep ettiği zaman Kaddafi’nin hışmına uğrayan ve üstüne kurşunlar yağan Libya halkı, bugün de emperyalist-kapitalist güçlerin yarattığı durumun bedelini ödüyor.

Mısır’da Askeri Diktatörlüğün Kanlı Yüzü

Mısır’da askeri darbe yönetimi, Müslüman Kardeşler örgütünün liderlerinden Muhammed Badie’nin de aralarında bulunduğu 683 kişiye daha idam cezası verdi. Mahkeme idamlar için geçtiğimiz yıl Ağustos ayında, Minya eyaletindeki bir karakola düzenlenen saldırıda bir polisin öldürülmesini gerekçe gösterdi. Minya’daki karakol saldırısı, 14 Ağustosta Kahire’de yüzlerce Muhammed Mursi yanlısı göstericinin polis tarafından katledildiği gün yaşanmıştı.

Ortadoğu’ya Devrim Gerekiyor

Arap coğrafyasını altüst eden isyan dalgasının üzerinden üç sene geçti, ama Arap halklarına “artık yeter” dedirten koşullar ortadan kalkmış değil. Emekçi sınıfların ayağa kalktığı ülkelerin hiçbirinde sorunlar çözülmedi. Demokratikleşmeden söz etmek zor, siyasi istikrarsızlık hâlâ varlığını ...

Ortadoğu’da Kartlar Yeniden Karılıyor

Emperyalistlerin Ortadoğu’ya dönük temel politikasının özü halen “böl ve yönet” olarak devam etmektedir. Emperyalistler ulusal-etnik-mezhepsel ayrılıkları bu çerçevede kullanmaya devam etmektedirler. Bu da çatışmaların ve savaşların devam etmesi anlamına gelir. Suriye’de süregiden iç savaş bunun en kanlı örneği durumundadır. Ne ABD-İran yakınlaşması ne de Suriye Konferansı Suriye halkının çektiği acılara son verecektir. Suriye dışında da savaş farklı biçimlerde devam etmektedir.

Mısır ve Tunus’ta Son Gelişmeler

Arap coğrafyasını sarsan halk isyanları her ülkenin kendi özgüllüğüne göre başladı, devam etti, sönümlendi veya farklı biçimlere büründü. Tunus’ta başlayan isyan dalgası Mısır’dan Libya’ya, Bahreyn’den Suriye’ye kadar yayıldı. Kimi ülkelerde çok büyük altüstlüklere sebep olan bu hareketler, bazı ülkelerde ise egemenlerin politikaları ve bölgedeki emperyalist kamplaşmalar gibi sebeplerle daha kolay savuşturulabildi. Tunus, Libya ve Mısır’da diktatörler devrilirken, Suriye’de iç savaş devam ediyor.

Mısır’da İsyan, Darbe ve Zorunlu Dersler

Mısır’daki son isyan dalgası ve arkasından gerçekleşen askeri darbe, birçok dersi içerisinde barındırıyor. Sosyalist çevreler tarafından yapılan kimi değerlendirmeler ise, devrimden ne anlaşılması gerektiği, darbelere karşı tutum, ordunun sınıf doğası, kendiliğinden hareketlerin öneminin yanısıra zaafları ve sınırlılıkları, burjuvazi içindeki hegemonya kavgası, yürüyen emperyalist paylaşım kavgasının iç siyasete yansımaları ve emperyalist komplolar gibi konularda ciddi kafa karışıklıkları olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de önümüzdeki dönemde sertleşeceği kesin olan hem burjuvazi içi kapışmanın hem de proleter sınıf kavgasının önümüze koyduğu görevleri doğru kavramak bakımından Mısır’da yaşananlar önemli ipuçları veriyor.

Suriye’deki Gelişmeler ve İran Seçimleri

Tunus’la başlayıp Mısırla devam eden ve kısa sürede tüm Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı etkisi altına alan halk isyanları dalgası 2011 Martında Suriye’ye de sıçramıştı. Başlangıçta kitlelerin Esad diktatörlüğüne karşı başlattığı protesto gösterileri, bir yandan rejimin terörü bir yandan da emperyalist güçlerin sürece müdahil olmasıyla geri çekildi ve yerini her gün onlarca insanın katledildiği kanlı bir iç savaşa bıraktı. Bu iç savaşta Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 93 bin kişi yaşamını yitirdi, 4 milyonu aşkın insan evlerinden ayrılmak zorunda kaldı, 1,6 milyonu ise mülteci oldu. Başlangıçta Esad diktatörlüğünün altı ayda düşeceği iddia edilirken, iki yıldır devam eden iç savaş süreci giderek karmaşık bir hal almakta ve bu sürecin faturası emekçilere çıkmaktadır.

Mısır’da Askeri Darbe: Rejim Krizde, Çözüm İşçi İktidarında!

Mısır’da son yükselen isyan dalgası, muazzam kitleselliğine rağmen, ordunun temsilcisi olduğu burjuva kesimlerin sopası durumuna düşmekten kurtulamamıştır. İşin aslında bunu daha baştan bilen statükocu burjuvazi ve emperyalistlerin bir süredir bu doğrultuda kitle hareketini daha da kışkırtmak için türlü oyunlar tezgâhladığı bilinen bir gerçektir. Hareketi bu tuzak ve çıkmazdan kurtarmanın yolu, ordu darbesine karşı tutarlıca direnmek ama bu arada İhvan’a ve onun temsil ettiği burjuva güçlere de pirim vermemekten geçiyor. Ne ordu ne İhvan! Burjuva rejim bir kriz içindedir, egemen sınıflar eskisi gibi yönetemiyorlar. İşçi sınıfının bağımsız sınıf cephesinin inşa edilmesinden başka bir seçenek yok.

İran’da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yaklaşırken

14 Haziran Cuma günü, İran İslam Cumhuriyeti’nde, devrimin 34. yılında, 11. kez cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Suriye’deki kanlı iç savaşın sürdüğü, emperyalist paylaşım kavgasının derinleştiği koşullar altında yapılacak bu seçim, gerek İran’daki rejimin dışarıya açılması bakımından gerekse emperyalist kapışmada takınılan tutumlar bakımından önem arz ediyor.

İran’da Devrim ve Karşı-Devrim

Marksist Bir Bakış

İranlı sosyalistler tarafından 1984'de kaleme alınmış olan aşağıdaki makaleyi İran'da gerçekleşen devrim ve karşı-devrim sürecini anlamak bakımından yararlı bulduğumuz için İngilizcesinden çevirerek yayınlıyoruz.

Suriye İç Savaşının Bölgedeki Etkileri

Emperyalistler arası mücadelede hararet istikrarlı bir biçimde yükselirken bölgedeki halkların ödediği bedeller de artmaya devam ediyor. Bu yüzden, TC egemen sınıfının çıkarları doğrultusunda attığı adımlarla şekillenen bu gelişmeler, aynı zamanda işçi sınıfı için de çanların daha kuvvetli çalması anlamına geliyor. Emperyalist planlar Ortadoğu’yu yangın yerine çevirdi. Bu yangının daha da genişlememesinin ve söndürülmesinin yegâne yöntemi ise işçi sınıfının devrimci programını hayata geçirmek üzere ayağa kalkması ve iktidarı ele geçirmesidir. İşçi sınıfı ve bölge halklarının gerçek kurtuluşunun başka bir yolu yok.

Irak, Petrol ve Kürt Sorunu

TC’nin Irak politikasında son yıllarda önemli bir değişim sürecine girdiğini görüyoruz. Birkaç yıl öncesine kadar, TC’nin Irak’la ilişkisi esas olarak Bağdat hükümeti üzerinden yürüyor ve Federe Kürdistan Bölge Yönetimi resmi olarak muhatap alınmıyordu. Irak politikasının temelinde “toprak bütünlüğünün bozulmaması”, yani bağımsız bir Kürt devletinin kurulmaması için merkezi Bağdat hükümetine tam destek sunulması yatıyordu. Bu bağlamda Irak Kürdistanı’nın başkenti durumundaki Erbil’le (Hewler) ilişkiler esasen dolaylı olarak Bağdat üzerinden kuruluyordu. Dahası Türkiye’deki Kürt sorunu ve PKK’nin Kandil’deki varlığı nedeniyle Iraklı Kürt liderlerle zaman zaman hayli gerginleşen ve açıkça onları aşağılayan, hor gören ve çoğunlukla tehdit eden bir dil ağır basıyordu. Irak Kürdistanı Türk ...

Arap Halkları Gerçek Devrimlerini Bekliyor

Bu süreçte burjuva güçlerin elini rahatlatan tek olgu ise, işçi ve emekçi sınıfların bağımsız çıkarlarını temsil eden ve onları iktidara yönlendiren devrimci bir örgütlülüğün henüz yaratılamamış olmasıdır. Ancak tarih hiçbir alanda düz bir çizgi üzerinde ilerlememektedir. Bu yakıcı eksikliğin giderilmesi sürecinin de hızlanacağı aşikârdır. Tunus’ta da Mısır’da da halk yeni bir devrim istemektedir. Bu istek ne kadar güçlü bir şekilde kendini gösterirse ve sosyalistler yaşananlardan ne ölçüde doğru dersler çıkarırlarsa, devrimin aracının inşa sürecinin de o kadar kısalacağı aşikârdır.

Mısır Yeniden Ayakta

Proletarya ve devrimci sosyalist güçler açısından söz konusu örgütsüzlük koşulları ne yazık ki bugün de varlığını sürdürmektedir. Bununla birlikte, iktidardaki İhvan, bizzat devrimci bir deneyim yaşayan kitleler karşısında eli rahat bir şekilde dilediğini yapamamakta, her aşamada kitlelerin basıncıyla karşılaşmaktadır. Bir burjuva iktidarın, yoksulluktan, baskıdan, işsizlikten bıkan yığınların taleplerini karşılaması mümkün değildir ve bunun sıkışmışlığını yaşayan İhvan, iktidarını ve kapitalist sömürü düzenini otoriterleşerek korumaya çalışmaktadır. Ancak son iki yıllık devrimci kalkışma deneyiminden geçen kitlelerin eskisi gibi boyun eğmedikleri ve eğmeyecekleri açıktır.

HDK Ortadoğu Konferansı 20-21 Ekimde Yapıldı

Halkların Demokratik Kongresi’nin “Halkların Adalet, Özgürlük Arayışları ve Müdahaleler” konulu Ortadoğu Konferansı, 20-21 Ekim tarihlerinde, İstanbul’da gerçekleştirildi. Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonunda yapılan konferansa çeşitli Ortadoğu ülkelerinden çok sayıda konuşmacının yanı ...

e-broşürlerimiz

  • Mehmet Sinan
    Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi ...
  • Marksist Tutum
    Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
  • Elif Çağlı
    Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine ...
  • Mary Harris Jones
    İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını ...
  • Elif Çağlı
    Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
  • Elif Çağlı
    Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz ...
  • Marksist Tutum
    Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Kısa Okur Mektupları

Takip et

Kategoridekiler