Navigation

Latin Amerika

Venezuela: Devrimle Oyun Oynanmaz

20 yıllık Bolivarcı iktidar, bu süre boyunca sorunları ülkenin emekçilerinden yana köklü ve kalıcı bir şekilde çözmek için ciddi bir adım atmadı, atamazdı da. Zira bu sorunların gerçek bir çözümü için kapitalizmin tasfiye edilmesi gerekiyor. Oysa tüm aldatıcı sol söylemlerine rağmen Bolivarcı iktidarın sınıf tabiatı burjuvadır. Bir burjuva iktidardan işçilerin iktidarı ele geçirmesinin ve kapitalist mülkiyeti tasfiyeye girişmesinin önünü açmasının beklenemeyeceği açıktır, kuşkusuz dünyaya Marksizmin penceresinden bakanlar için!

Kapitalizmin Tosladığı Duvarlar

Son dönemde Trump’un ABD-Meksika sınırına ördürmek istediği duvar hem ABD’de, hem de dünya kamuoyunda gündem olmuş durumda. Meksika sınırına duvar meselesi Trump’un 2016 başkanlık seçimlerinde dile getirdiği gerici vaatlerden biriydi.

Faşizmin Din ve Aile Üzerinden Tahakkümü

İşçi Partisini ve solcuları ülkedeki suç ve yolsuzluk gibi sıkıntıların kaynağı olarak gösteren Bolsonaro, “sorumsuzluk bizi tarihimizdeki en büyük etik ve ekonomik krizin içine soktu” diyerek işçi ve emekçi kitlelerin öfkesini Brezilya burjuvazisinden uzaklaştırmaya çalışıyor.

Venezuela’da Kriz ve Maduro’yu Devirme Operasyonu

Venezuela’da uzun bir süredir devam eden siyasi kriz, sağcı muhalefetin kontrolündeki Ulusal Meclise sadece üç haftadır başkanlık eden Juan Guaido’nun kendisini “geçici devlet başkanı” ilan etmesiyle doruğa tırmandı. Yaşananlar, Venezuela’nın gayet açık bir Amerikan darbesiyle yüz yüze olduğunu gösteriyor.

Bir Kere Konuşmaya Başladılar mı, Artık Onları Susturamazsın!

Ekonomik krizin faturası Türkiye’de olduğu gibi Arjantin’de de işçi sınıfına, yoksullara kesilmeye çalışılıyor. Bugünlerde Arjantin’de aşevlerinin önünde kuyruğa girmiş pek çok insan var. En çok da kadınlar ve çocuklar. Zorluklar artmasına rağmen öyle kolayından boyun eğmiyor Arjantin işçi sınıfı.

Latin Amerika Dersleri

Latin Amerika tecrübesi bir kez daha kapitalizmin yarım yamalak önlemlerle, reformlarla, birtakım ulusal kalkınmacı ya da bölgeselci reçetelerle alt edilemeyeceğini de göstermiştir. Kapitalist canavarın önü gerçek anlamda alınmaz, yani kapitalizm hem ulusal ölçekte hem küresel ölçekte yıkılmazsa, o canavar eninde sonunda sizi pençesine alır.

Açlık Ordusu ABD’ye Doğru İlerliyor

Göç yollarındaki açlık ordusu, yaşanmaz hale gelen ülkelerinden kaçıyor. İş, aş, başını sokacak bir ev, ailesi için güvence arıyor. Ama etrafına örülmüş çitleri, bariyerleri aşıp da vardığı yerde kapitalizmin acımasızlığına, açmazına tosluyor. Meksika sınırına yığılmış binler ya da Ortadoğu’dan Avrupa’ya akan milyonlar, geleceğe dair çarpıcı bir görüntü sunuyor.

Brezilya’da Faşist Tırmanış Süreci

Brezilya’da çok sayıda çelişkiyi bünyesinde barındıran faşist tırmanış süreci gelişim halindedir. Bu sürecin hangi noktaya evrileceği, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesine bağlı olarak ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, Brezilyalı sosyalistlerin faşist tırmanışa karşı güçlü bir mücadeleyi örgütlemeleri ve yükseltmeleri görevi yakıcılaşmıştır.

Arjantin’de Kriz ve İşçilerin Mücadelesi

2001 ve 2008’de benzer süreçleri yaşayan Arjantin ve Türkiye’nin ekonomik göstergeleri bugün de büyük benzerlikler taşıyor. Krizin daha da derinleşmesiyle Arjantin’de ortaya çıkan gerçeklik Türkiye’nin de yakın geleceğini yansıtıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Arjantin işçi sınıfı mücadeleden vazgeçmemiştir.

Venezuela Ekonomik Yıkımın Pençesinde

IMF verilerine göre daha önce ihracat gelirinin yüzde 96’sını petrolün oluşturduğu Venezuela’nın ekonomisi 2013-2017 yıllarında arasında %30 küçülmüş durumda. 20 yıldır iktidarda olan Bolivarcı hükümet, oyalama politikalarıyla değişim isteyen kitlelerin derdine çare bulamadı. İlk dönemler yoksul kitlelerin yaşam standartlarında iyileştirmeler sağlamış olan Chavez’in son yıllarında başlayan sorunlar devlet başkanı Silvio Maduro döneminde daha da derinleşti, emekçi kitleler daha önce yaşadıkları sefalet günlerine geri döndüler.

Meksika’da Obrador’un Zaferinin Gösterdikleri

Obrador’un sınıf karakteri de politik duruşu da gayet net bellidir: Sosyal demokratlığın ötesine geçmeyen bir düzen solculuğu. Yaklaşmakta olan ekonomik çöküş sürecinde onun asıl işlevinin yükselişe geçme potansiyeli artan işçi hareketini düzen sınırları içinde tutmak olacağı da açıktır. Ancak Obrador’u iktidara taşıyan dinamikler onun şahsından çok öte bir anlam ve önem taşımaktadır. Öyle görünüyor ki Meksika’yı daha da hareketli günler beklemektedir.

Venezuela’da Seçimler ve Maduro’nun “Zaferi”

Kimilerinin şahsına çeşitli methiyeler dizip “21. yüzyıl sosyalizmi”nin mimarı olarak gösterdiği Chavez’in, ölmeden halefi ilan ettiği Maduro, Venezuela’da ikinci kez başkanlık koltuğuna oturdu. Giderek güçlenen burjuva sağ muhalefet, seçimlerin gayri meşru olduğunu ve sonucu kabul etmediğini ilan etti.

Brezilya’da “Oyun” Devam Ediyor

Brezilya işçi sınıfını zorlu mücadele günleri beklemektedir. Lula ve Rousseff’in liderliğinde PT’nin geçirdiği dönüşüm hiç kuşkusuz emekçi kitleler için büyük bir ders oluşturmalıdır. Yeniden yükselecek olan mücadele dalgasına doğru biçimde hazırlanmak için, işçi sınıfının öncülüğündeki geniş emekçi kitlelere Lula çizgisinin götürdüğü çıkmazı doğru bir tarzda anlatabilmek büyük önem taşımaktadır.

Venezuela’da Darbe Tehlikesi Güçleniyor

Arka arkaya olağanüstü gelişmelerin yaşandığı Venezuela’ya dair Trump’ın gerekirse askeri müdahale olasılığının da düşünülebileceğini açıkça dillendirmesi halkı bir kez daha sokağa döktü. Latin Amerika ülkelerinde yıllarca süren askeri faşist diktatörlüklerin yaşattıkları acılar hâlâ hafızalarda tazeyken, Trump’ın askeri darbeleri ve müdahaleleri dillendirmeye cüret etmesi bugün işçi sınıfının örgütsüzlüğünden ve dünyada hâkim olan gerici, sağ eğilimlerin yükselişinden kaynaklanmaktadır.

Venezuela ve Burjuva Solun Çıkmazı

Reformları devrim diye satan burjuva sol ya da sosyal-demokrat hükümetler, hiçbir zaman emekçilerin derdine kalıcı bir derman olmadılar, olmayacaklar da! Yıllardır emekçileri oyalamanın bedelini giderek yalnızlaşan bir iktidarla ödemek zorunda kalan Maduro ve partisi, ya sonunda finans-kapitale tam teslim olacaktır ya da sıkıştığı oranda devletin baskı aygıtlarına sarılarak daha da otoriter bir rejime yönelecektir. Chavezci iktidar işçiler ve köylülerin devrimci mücadelesiyle aşılıp geçilmezse, finans-kapital eninde sonunda onu yıkacaktır. Aynı zamanda işçi sınıfına ağır bir saldırıyla birlikte yürüyecek böylesi bir yıkım ise, emekçiler için bugünkünden de daha ağır bir felâket anlamına gelecektir.

Sayfalar

Latin Amerika beslemesine abone olun.

e-broşür ve e-kitaplarımız

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Ziya Egeli
Ziya Egeli'nin işçi sınıfı ve mücadelesini anlatan şiirlerinden yaptığımız bir derlemeyi e-kitap formatında okurlarımıza sunuyoruz. Biz / Yeni bir dünya kuracağız / Yeni / Yepyeni bir dünya / Yağmurlarda yıkanıp / Güneşte kuruyacağız / Göklerle dost / Yıldızlarla kardeş olacağız
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.