Navigation

Avrupa

Yunan İşçi Sınıfı Reformizmin Kıskacında

Yunanistan’ı iflasın eşiğine getiren derin ekonomik kriz şiddetli bir siyasi krizle de birleşerek sistemi sarsmaya başlıyor. Son beş yıldır uygulamaya sokulan birbirinden ağır kesinti paketleri milyonlarca emekçiyi yoksulluk girdabına iterken ve büyük bir öfke içindeki yoksul emekçi kitleler düzen partilerine güvenlerini yitirirken, burjuvazi tam anlamıyla bir yönetememe krizi içinde. Kitlelerin hoşnutsuzluğunun bu ölçüde artmadığı kesitlerde acı ilaçları bir parça şekere bulayıp emekçilere yutturabilen burjuvazi, şimdi o kadarcık şekerden bile yoksun durumda.

Avusturya’da Sınıf Savaşı Kızışıyor!

2008 yılında patlak verip tüm dünyayı kasıp kavuran ve her geçen gün daha da derinleşen küresel ekonomik kriz AB’nin kapitalist kalelerini de vurmaya başladı. Bundan henüz 3 yıl öncesine kadar Avusturya burjuva çevrelerinin pek övündüğü “Wiener Lebensqualität” (Viyana yaşam kalitesi) artık birkaç bin kişiden ibaret Viyana jet sosyetesi dışında hiç kimse için bir şey ifade etmiyor.

Norveç Katliamı ve Avrupa’da Yükselen Faşist Hareket

Kapitalist krizle, işçi sınıfına yönelik saldırılarla, anti-demokratik yasaların yürürlüğe sokulmasıyla, ırkçılığın ve milliyetçiliğin yükseltilmesiyle, faşizan örgütlenmelerin artmasıyla yol alan bir emperyalist savaş süreci söz konusudur. Unutmayalım ki, Avrupa burjuvazisi geçmişteki gücünü önemli ölçüde kaybetmiş bulunuyor. Bir zamanlar sömürgeci imparatorluklar kuran emperyalist Avrupa burjuvazisinin eski gücü artık yok!

İngiltere’de İsyan

Burjuva propagandanın basıncıyla, isyan eden kitlelerin yağma ve şiddet eylemlerine girişmesini kınamak yahut daha da kötüsü “biz bunun parçası olmayız” türünden açıklamalar yapmak, devrimcilikle bağdaşmaz tutumlardır. Görev, yağma ve şiddet eylemlerinin meşruiyetini tartışmak değil, asıl suçlanması gerekenin burjuvazi ve kapitalist düzen olduğunu ortaya koymak ve bu isyanlara katılan gençleri örgütlemek üzere harekete geçmektir.

Maraş Katliamında Yitirilen Canlar Avusturya'da da Anıldı

Devletin gerici faşist güçlerinin, 32 yıl önce, 1978 Aralık ayında Maraş'ta tezgâhladığı ve Kürt-Alevi toplumunu hedef alan utanç verici katliamda yitirilen canlar, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından organize edilen geniş katılımlı bir etkinlik ile anıldı.

Fransa’daki İşçi Mücadelelerinin Düşündürdükleri

Fransa’da Sarkozy hükümetinin hazırladığı yeni emeklilik yasasıyla, burjuva devlet, işçi sınıfının emeklilik fonundan her yıl milyarlarca euroyu gasp etmeyi hedefliyor. Yasanın gündeme gelmesinden bu yana Fransa’da milyonlarca işçi defalarca sokağa döküldü. İlki 7 Eylülde olmak üzere son iki ay içerisinde 7 defa “ulusal eylem günü” ilan edildi. Sonuncusu 28 Ekimde hayata geçirilen eylem günlerinde ülke çapında milyonlarca işçi sokak gösterilerine katıldı.

Avrupa’da Romanların Sınırdışı Edilmesi ve Yükselen Irkçılık

Yükselen ırkçılığa, İslamofobiye, ırkçı göçmen politikalarına karşı mücadele verilmezse, işçi sınıfını nasıl bir belânın beklediğini görmek için, II. Dünya Savaşı yıllarına bakmak yeterlidir. Yetmiyorsa çok daha yakın zamanda Balkanlar’da yaşanan kan banyosu hatırlanmalıdır. Faşizmin bir daha gelmeyeceğini düşünmek ahmaklıktır. Bugünkü ırkçılığın, 6 milyon Yahudiyi fırınlarda yakan, gaz odalarında boğan Nazizmden özde farklı olmadığını görmek gerekir. Irkçılığa ve onu temsil eden faşist partilere karşı tek geçerli mücadele, işçi sınıfının enternasyonalist ve devrimci anlayışıyla verilecek olandır. Çünkü faşizmi ancak işçiler ezer!

Avusturya Eyalet Seçimleri Üzerine

Avusturya’da yapılan eyalet meclisi ve yerel yönetim birimleriyle ilgili seçimlerde ırkçı, milliyetçi Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) Viyana’da oy patlaması yaptı. Yıllardan beri Viyana eyalet meclisinde ve Viyana belediyesinde mutlak çoğunluğu elinde bulunduran ve başkenti tek başına yöneten Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ilk defa bu seçimlerde uğradığı oy kaybıyla mutlak çoğunluğu yitirdi.

İngiltere Seçimlerinin Ardından

Yirminci yüzyılın başlarından bu yana İngiltere’de merkez sağda konumlanan Muhafazakâr Parti ve merkez solda konumlanan İşçi Partisi ülkenin en büyük iki siyasi partisi olageldi. Şimdiye dek burjuva iktidar bu iki parti arasında dönüşümlü olarak ve sorunsuzca el değiştiriyordu. Ancak kapitalizmin dünya ölçeğindeki bunalımı bu tabloyu da bozdu ve bunun sonucu olarak İngiltere’de uzun yıllardır ilk kez üçüncü bir partinin de dahil olduğu bir koalisyon hükümeti ortaya çıktı.

Yunanistan’da “Tembeller” İsyanda, Burjuvazi Panikte

Kapitalizmi sarsan küresel ekonomik kriz, burjuvazinin sistemi rayına oturtmaya dönük bütün çabalarına rağmen Avrupa’da da tüm dengeleri altüst etmiş bulunuyor. Euronun hızla değer kaybetmesi, bütçe açıklarının burjuva devletleri iflas noktasına sürüklemesi, işsizliğin çığ gibi büyümesi ve sınıf hareketinin militanlaşması, egemenleri kara kara düşündürüyor. Ancak sermayenin temsilcileri, yıllardır uyguladıkları neoliberal ekonomi programlarını daha da ağırlaştırarak hayata geçirmekten başka bir çıkış yolu bulamıyorlar. Bu saldırı programının en acı reçeteler eşliğinde uygulamaya koyulduğu ülkelerden biri de Yunanistan. Ne var ki Yunan işçi sınıfı boynunu bıçağın altına uysal bir koyun gibi uzatmıyor.

Krizin Ateşi Yunanistan’ı Sararken

Başbakan Papandreu’nun ülkenin borç batağına sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğundan bahsetmesiyle, Yunanistan’daki ekonomik kriz, hem etkilerinin başta İspanya, Portekiz, İtalya olmak üzere diğer ülkelere sıçramasından korkan Avrupa burjuvazisinin hem de krizin faturasını ödemeye zorlanan işçi sınıfının gündeminde önemli yer işgal etmeye başladı.

Avusturya'da Öğrenci Eylemleri

22 Ekimde patlak veren ve ülkenin bütün üniversite kentlerine yayılan öğrenci protestoları bütün hızıyla devam ediyor. 29 Ekimde Avusturya Öğrenci Konseyi temsilcileri ile bir araya gelip talepleri dinleyen Bilim ve Eğitim Bakanı Johannes Hahn, görüşmeden bir gün sonra üniversiteler için 34 milyon euro ek ödenek ayrılacağını ve bu paranın öncelikle amfi ve dersliklerin bakım-onarım çalışmalarında kullanılacağını bildirdi.

Sayfalar

Avrupa beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.