Navigation

Asya

Ermenistan’da Sarkisyan’ın Oyunu Bozuldu

Ermenistan’da Serj Sarkisyan’ın, başkanlık süresi dolduktan sonra bu kez de geniş yetkilerle donatılmış başbakanlık koltuğuna oturmasına karşı protestolar amacına ulaştı ve Sarkisyan’ın “tek adam”lık hevesi kursağında kaldı.

“Çin’e Özgü Sosyalizm” mi, Emperyalist Çin mi?

Yaklaşık 90 milyon üyesiyle dünyanın en büyük partisi konumunda olan Çin Komünist Partisi 18-25 Ekim tarihleri arasında 19. Kongresini gerçekleştirdi. ÇKP beş yılda bir gerçekleştirdiği kongre ile parti yönetiminde yer alacak unsurları belirliyor. Tek parti diktatörlüğünün hüküm sürdüğü Çin’de parti yönetiminin belirlenmesi demek devletin üst yönetiminde rol alacak kadroların da belirlenmesi anlamını taşıyor.

“Bir Kuşak Bir Yol Projesi” Krize Çare mi?

Çin emperyalizminin öncülüğünde gündeme gelen, İpek Yolu projesi olarak da bilinen “Bir Kuşak Bir Yol” projesi de yaşanan krizden kurtuluş için büyük bir ekonomik atılım olarak yansıtılıyor. Bu proje Türkiye’nin de gündemine girmiş durumdadır. Özellikle Avrupa ve Ortadoğu pazarında azımsanmayacak oranda gerilemenin içine giren Türkiye, Asya pazarında kendine alanlar açmanın gayreti içinde ve bu projeyi de bu açıdan değerlendirmek istiyor.

Çin Malı Hayatlar

Çin’de işçi sınıfı değil komünizmi yaşamak, kapitalizmin hüküm sürdüğü diğer ülkelerdeki sınıfdaşlarından bile daha kötü koşullar altında hayatını sürdürmektedir. Çin de dahil bütün kapitalist ülkelerde işçiler insanlık dışı çalışma ve yaşam koşullarına maruz kalmaktadır. Ve bu koşulları değiştirebilmenin tek yolu sosyalist bir dünya devrimidir.

Filipinler: Emperyalist Savaş Rüzgârları Yayılıyor

Obama dönemiyle birlikte Pasifik bölgesine daha da yoğunlaşan ABD emperyalizminin, kendisine rakip olarak gördüğü Çin’i kuşatmak, onun Asya-Pasifik bölgesinde hâkimiyet kurmasını engellemek ve bölgedeki gücünü daha da pekiştirmek için çeşitli hamleler yaptığı bir sır değil. 21. yüzyılı “Asya-Pasifik Yüzyılı” olarak ilan eden ABD emperyalizmi, bu bölgedeki askeri ve ekonomik varlığını arttırarak, Güneydoğu Asya’yı ve Pasifik’i de çoktandır emperyalist savaş girdabının içine çekmiş bulunuyor. Son dönemde Asya-Pasifik bölgesinde yaşanan sıcak gelişmeler de bu sürecin göstergeleridir.

Kuzey Kore Bahanesiyle Pasifik’e ABD Yığınağı

İçinden geçtiğimiz dönem, ABD’ye de, Rusya ve Çin gibi emperyalist rakiplerine de homojen ittifaklar kurma, dört başı mamur planlar yapma ve tıkır tıkır işleyen bu planlarla hedefe ilerleme lüksü tanımamaktadır. Burjuva politika sahnesinde Bushların, Trumpların, Putinlerin, Erdoğanların zuhur etmesi boşuna değildir. Burjuvazi bu gibi dönemlerde, pek çoklarına manyaklık gibi görünse de, uzun erimli ve garantici düşünmekle vakit kaybetmeksizin atak ve cesur davranarak ön almaya çalışan liderlere ihtiyaç duymaktadır. Zira aksi halde kaybedeceği şeylerin çok büyük olduğunu bilmektedir.

Azerbaycan-Ermenistan: Güney Kafkasya’da Sular Durulmuyor

Ermenistan-Azerbaycan sınırında aylardır devam eden ve kimi zaman çatışmalara neden olan gerginlik 1 Nisanda doruğa ulaştı. İki ülke arasında çıkan çatışmalarda her iki taraftan onlarca asker öldü. Sivillerin de öldüğü çatışmaların nedenini her iki ülke de karşı tarafın provokasyonu olarak nitelendirdi. Azerbaycan Savunma Bakanlığına göre, Ermenistan ordusu Azerbaycan mevzilerine ve yerleşim birimlerine havan topları, top ve büyük çaplı silahlarla ateş açmıştı. Ermenistan Savunma Bakanlığına göre ise, Azerbaycan güçleri yerleşim yerlerine ve askeri güçlerin mevzilerine ateş açmıştı. Her iki taraf saldırıya uğradığını ve mağdur olduğunu iddia etti. Kayıpların ve itidal çağrılarının ardından çatışmalar 5 Nisanda sona erdi. Ancak yaşanan gerginliğin sürmekte olan üçüncü emperyalist paylaşım savaşının Kafkasya’daki tezahürlerinden biri olduğu ve daha büyük çatışmaların kapıda olduğu aşikârdır.

Güney Kore İşçi Sınıfı Direniyor

Güney Kore’de bugün yaşananlar, gerek iktidarın uyguladığı saldırı programları ve gerekse de işçi sınıfının bu saldırılara karşı verdiği mücadele bakımından önemli bir örnek oluşturmaktadır. Park Geun-hye yönetiminin izlediği politikalar, kapitalizmin sistem krizi ve emperyalist savaş koşulları altında hemen her ülkede burjuvazinin izlediği veya izleyeceği politikalardır. Dolayısıyla sadece Kore işçi sınıfı açısından değil, tüm dünya işçileri açısından benzer saldırı programları ve tehlikeler mevcuttur. Yani bu saldırı paketini, küresel sermayenin işçi sınıfına yönelik küresel saldırı paketinin bir parçası olarak nitelemek yerinde olacaktır. Dolayısıyla hem dersler çıkarmak hem de işçi sınıfının uluslararası mücadelesinin dinamiklerini değerlendirebilmek açısından Kore işçi sınıfının deneyimlerine bir göz atmak faydalı olacaktır.

Emperyalist Savaşın Kafkasya Cephesi

Aralık ayı başından bu yana Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki gerilim çatışmaya dönüşmüş durumda. 24 Kasımda AKP hükümetinin emriyle düşürülen Rus bombardıman uçağının ardından, Dağlık Karabağ bölgesi üzerinden yürüyen ve tarihsel bir arka planı olan Ermenistan-Azerbaycan arasındaki gerilim çatışmaya dönüştü. Rusya’nın Suriye’deki ağırlığını hissettirmesini takiben iç ve dış politikalarında iyice köşeye sıkışan Türkiye, maceracı politikalarını değiştirmeye pek niyeti olmadığını uçak düşürme olayıyla bir kez daha göstermişti.

Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük!

Fumiaki Hoşino haksız bir suçlamayla 1975 yılından bu yana ağır koşullarda hapis cezası çekiyor. İşçi sınıfı davasının aktif bir militanı olan Hoşino, 1971 yılında Okinawa’daki Amerikan askeri üslerinin kapatılması için yürütülen kitlesel mücadelelerde aktif biçimde yer almıştı. Tüm dünyada Vietnam savaşı ile ilgili olarak büyük bir protesto ve mücadele dalgasının yaşanmakta olduğu o günlerde bu protesto ve eylemler aynı zamanda büyük bir devlet baskısıyla karşılaşıyordu. Bu üsler Vietnam savaşı bağlamında özellikle önemliydi, zira bu savaşta Vietnam halkına büyük acılar yaşatan korkunç Napalm bombaları tam da bu üslerden havalanan Amerikan uçaklarından atılıyordu.

Şahruk Zamani İran Zindanlarında Katledildi

İranlı molla rejiminin Recai Şahr Hapishanesinde tutsak olarak tuttuğu sosyalist sendikacı Şahruk Zamani’nin 13 Eylülde gelen ölüm haberi karşısında büyük bir üzüntü ve öfke içindeyiz. Ailesine ve yoldaşlarına en içten başsağlığı duygularımızı iletirken, onun ölümünden doğrudan sorumlu olan İran molla rejimini bir kez daha lanetliyoruz. Şahruk Zamani’nin ve diğer politik tutsakların serbest bırakılması için yürütülen uluslararası kampanyalara UİD-DER olarak uzun süredir destek veriyorduk. Şahruk yoldaş da bu desteğimiz nedeniyle her fırsatta bizlere teşekkürlerini iletiyor ve çalışmalarımızı dayanışma mesajlarıyla destekliyordu.

Hong Kong’da Neler Oluyor?

Hong Kong’da yaşanan süreç, gittikçe daha da gericileşen emperyalist-kapitalist sistemde burjuvazinin, kitlelerin demokratik taleplerini ve özlemlerini kendi çıkarları doğrultusunda suiistimal etmelerinin örneklerinden birisini oluşturuyor. Burjuvazinin derdi emekçi halkın yakıcı sorunlarına çözüm bulmak değildir. Kendi işine gelen hususlarda kontrollü bir kitle seferberliğini hayata geçirebilen burjuvazi, kapitalist sömürünün yarattığı sorunları tümüyle görmezden gelmekte, bu doğrultudaki mücadelelerin önünü kesmektedir.

Sayfalar

Asya beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.