Navigation

Hata mesajı

Notice: mtw_digermakaleler() (/home/marksist/public_html/sites/mtw7/modules/mtw/mtw.module dosyasının 111 satırı) içinde Undefined property: stdClass::$field_tags.

İşçi sınıfının demokrasisi nasıl olacak?

Bu demokrasi kapitalizmin güdük demokrasisinden bin kat daha yüksek bir demokrasi olacak. Kapitalist demokrasi esasen geniş kitleler açısından son tahlilde bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Bu sözde demokraside kitlelerin kendi kaderlerini belirleyebilmeleri bakımından hiçbir şey üzerinde söz hakları yoktur. Onlar sadece dört ya da beş yıl boyunca sömürü düzeninin yönetim işlerini hangi burjuva partisinin yürüteceğini seçme hakkına sahiptirler. Kitleler eskaza kapitalist sistemin hoşuna gitmeyecek tercihler yapmaya kalktıklarında dünya onlara zindan edilir ve böylece burjuva demokrasisi konusundaki yanılsamalarının bedelini çok pahalıya öderler. Bunun sayısız örneği vardır. Sadece Şili örneğini hatırlamak yeterlidir. Kapitalizmin temelinde baskı ve zorbalık vardır, çünkü kapitalistler üretim araçları üzerindeki özel mülkiyete dayanarak işçilerin emeğine onların iradesi dışında el koymaktadırlar. Tüm zenginliği işçiler çalışarak üretmekte ve fakat bu zenginliğe ne sahip olmakta ne de nasıl yönlendirileceğine karar verebilmektedirler. Bu temel gerçeklik değişmedikçe siyasal düzlemde hiçbir düzenleme kapitalist zorbalığın özünü değiştiremez. Kapitalizm yıkıldığında işçiler kendi devletlerini kuracaklar ve gerçekte kendi geçmiş emeklerinin ürünü olan üretim araçlarına el koyarak üretimin egemeni durumuna yükselecekler. Böylece kendi emeklerinin sonuçlarına kendileri karar verebilir duruma gelecekler. Bu temel değişiklik toplumsal ilişkilerin baştan aşağı değişmesinin yolunu açacak niteliktedir. İşte bu temel üzerinde işçi sınıfının kendi demokrasisi yükselecektir. Bu demokrasinin temel özelliği kapitalizmin demokrasisi gibi temsili değil doğrudan olmasıdır. Tarihsel örnekler göstermektedir ki, işçiler sovyet (konsey) tipi örgütlenmeler aracılığıyla kendi demokratik iktidarlarını oluşturmaktadırlar. İşçi sovyetleri işyerlerinden, mahallelerden başlayarak ilçe düzeyine, oradan il ve ülke düzeyine uzanan geniş bir örgütlenme sistemi yaratacaktır. Halk sadece belirli süreler için kendi sovyet üyelerinin içinden daha üst düzey sovyetler için birtakım temsilciler seçmeyecek, seçtiklerini istediği zaman görevden alma yetkisini elinde bulunduracak. Üstelik sadece yönetimsel görevlere değil tüm önemli görevlere seçimle gelinecek ve sovyetlerde örgütlenmiş üreticiler istediğinde görev sahipleri görevden alınacaktır. Sovyetler sadece yasama işleriyle uğraşmayacak, hem yasama hem de yürütme işlerini birlikte yürüten dinamik örgütlenmeler olacaktır. Daimi bir ordu ve bürokrasi olmayacak, tüm halk silahlanacaktır. Böylece şiddet araçlarının tekelini elinde bulunduran denetim dışı bir baskı odağı bulunmayacaktır. Diğer taraftan kamu görevi yapan görevliler ortalama bir işçinin ücretinden daha fazlasını alamayacaklar ve böylece bu tür görevler bir ayrıcalık kapısı olmaktan çıkarılacaktır.