Navigation

Norveç Katliamının Ardından

Bundan kısa bir süre önce, 22 Temmuzda, zengin İskandinav ülkelerinden Norveç’te meydana gelen faşist katliamda, çoğunluğu Norveç İsçi Partisinin gençlik örgütü üyesi olan 76 insan hayatını kaybetti. Hükümet binalarının olduğu bölgede şiddetli bir bomba patlatan hasta ruhlu faşist Anders Breivik, daha sonra İşçi Partisinin gençlik kampının bulunduğu adaya polis kılığında gelerek otomatik silahla onlarca genci kurşuna dizdi ve bir kahraman edasıyla polise teslim oldu.

Olay bütün dünyada büyük bir nefret ve üzüntüyle karşılanırken, Breivik’in bu eylemini ırkçı, faşist, hastalıklı fikir ve düşüncelerini ortalığa kusmak için bir fırsat olarak değerlendiren neo-Naziler de yok değildi tabii. Bunlardan en çok ses getiren ise göçmen düşmanı söylemleriyle yüzde 20’lik oy potansiyeline ulaşan sağcı, gerici Avusturya Özgürlük Partisinin (FPÖ) Tirol eyaleti milletvekili Werner Königshofer oldu. Partinin en gerici uç kanadını temsil eden bu sabıkalı faşist, daha önce de bazı beyanatları yüzünden Avusturya burjuva siyaset arenasında sansasyona neden olmuş, sosyal demokrat ve yeşil politikacılarla sık sık başı derde girmiş bir isim.

Sosyal iletişim platformu Facebook’taki profilini ve kendisine ait homepage’i adeta bir neo-Nazi forum sitesine dönüştürerek buradan zehirli fikirlerini yayan ve kendisi gibi diğer ırkçı faşistlerle diyaloglar kuran bu mağrur ve milliyetçi zat-ı muhtereme göre, Avrupa’da her yıl kürtaj yoluyla milyonlarca bebek henüz anne karnındayken hayatını yitiriyormuş. Bununla kıyaslandığında Oslo katliamı çok masum kalırmış! Bu kadar büyütecek bir şey yokmuş! Ayrıca son yıllarda Avrupa’da El-Kaide tarafından girişilen çeşitli terör eylemlerinde Oslo’dakinden çok daha fazla insan hayatini yitirmişmiş!

Sadist ve hastalıklı bir ruh halini yansıtan bu beyanlarıyla bütün şimşekleri üzerine çeken, burjuva politikacıları ve burjuva medyası tarafından bile yuhalanan Königshofer, ilk önce partisinin üst yönetimi tarafından “ölçülü ve sağduyulu” olmaya davet edildi. Internet üzerinden yaptığı açıklamalarını bu uyarıya rağmen sürdürmeye devam eden ve bir türlü hızını alamayan bu azılı neo-Nazi en sonunda parti başkanı Hans Strache’nin emriyle partiden ihraç edilerek politik ortamdan uzaklaştırıldı. Königshofer bu kararı tanımayacağını, bütün hukuksal yollara başvurarak bu kararın geçersiz kılınmasına çalışacağını açıkladıysa da artık FPÖ’nün imajına zarar vermeye başlayan bu “haşarı” çocuk için en azından bu parti içinde siyasete devam etmek pek mümkün görünmüyor. Çünkü FPÖ göçmen düşmanlığına dayanan söylemlerine rağmen gerektiğinde yabancıların oylarını çalmak için her türlü taktik ve demagojiye başvuran bir seçim stratejisi izliyor.

Dünyanın çok çeşitli ülkelerinden yüz binlerce göçmenin yaşadığı, ırkçılık ve faşizm konusunda sicili pek de parlak olmayan Avusturya’da Königshofer gibilerden daha yüzlerce mevcut. O ve onun gibiler bu ülkenin burjuva demokratik siyasi ortamında istedikleri gibi kinlerini kusma ve hasta ideolojilerini propaganda etme fırsatını buluyor ve emekçi halkın en bilinçsiz, en eğitimsiz marjinal kesimlerinin destek ve sempatisini kazanmayı başarıyorlar. Küresel ekonomik krizin şiddet ve süreğenliğine paralel olarak burjuvazinin bilinçli şekilde tırmandırıp körüklediği ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı bütün Avrupa demokratik ve devrimci güçlerinin anti-ırkçı ve anti-faşist mücadele temelinde bir an önce saflarını sıklaştırması ve savaş bayrağını yükseltmesi gerekiyor. Aksi takdirde daha yeni Oslolar yaşamaya elverişli bir zeminin hızla olgunlaşmakta olduğunu görmek için kâhin olmaya gerek yok.