Navigation

Ekim 2018 tarihli yazılar

Brezilya’da Faşist Tırmanış Süreci

Brezilya’da çok sayıda çelişkiyi bünyesinde barındıran faşist tırmanış süreci gelişim halindedir. Bu sürecin hangi noktaya evrileceği, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesine bağlı olarak ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, Brezilyalı sosyalistlerin faşist tırmanışa karşı güçlü bir mücadeleyi örgütlemeleri ve yükseltmeleri görevi yakıcılaşmıştır.

The Question of Transition and the Transitional Programme

The question of transition is directly linked with the fact that capitalism in its imperialist stage is the age of proletarian revolutions. This question expressed by Lenin was brought up in order to win the mass of the working class to the cause of the proletarian revolution and advance the struggle to this end. That Lenin brought up the question of transition was a clear response to the conception of revolution in stages which was once a controversial issue among Marxist ranks.

Rahip Evine Döndü, Kriz Baki

İktidar, kitleleri uykuda tutmak için çırpınıyor. Ama bu amaç için kullanabileceği cephaneliği de giderek tükeniyor. Bu durumda huzursuzlanmaya başlayan kitlelere karşı sopanın önümüzdeki dönemde çok daha yoğun olarak devreye sokulacağı kesindir. İşçilerin hak arama mücadelelerine dönük olarak son dönemde arttırılan saldırıların sınıfın bütününe verilmiş bir gözdağı niteliğinde olduğu açıktır. Şimdi de enflasyonla mücadele etiketi altında polis ve zabıta ekipleri harekete geçirilip bir yandan halkın gözü boyanmaya çalışılırken bir yandan da küçük esnafa sopa gösteriliyor.

Arjantin’de Kriz ve İşçilerin Mücadelesi

2001 ve 2008’de benzer süreçleri yaşayan Arjantin ve Türkiye’nin ekonomik göstergeleri bugün de büyük benzerlikler taşıyor. Krizin daha da derinleşmesiyle Arjantin’de ortaya çıkan gerçeklik Türkiye’nin de yakın geleceğini yansıtıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Arjantin işçi sınıfı mücadeleden vazgeçmemiştir.

Dünyayı Örgütlü İşçi Sınıfı Değiştirecek, Haramiler Değil!

Bugün dünya ölçeğinde işçi sınıfının büyük bölümünün örgütsüz ve dağınık bir halde olmasından güç alıyor haramiler sürüsü. Zaten haramilerin asıl korkusu, işçi sınıfının gözlerinden artık gizleyemedikleri sefahat ve lüks içinde yüzen yaşamları.

Kapitalizm Krizlerden Kurtulamaz

İçinden geçtiğimiz kriz sürecinde pek çok kafa karıştırıcı tartışmaya tanık oluyoruz. İktidarın yanı sıra burjuva akademi ve medya, ideolojik bir bombardımanla gerçekleri saptırıyor. Oysa Marksizm kapitalizmle krizler arasındaki ilişkiyi çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Elif Çağlı’nın Kapitalizmin Krizleri ve Devrimci Durum broşürü de kapitalist krizlerin doğasını ayrıntılı olarak ele almanın yanı sıra işçi sınıfının bakış açısının ne olması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Bu broşürün “Kapitalizm Sınai Çevrimler Temelinde Yol Alır” başlıklı bölümünü yayınlıyoruz.

Onlar Utansın!

Savaşın yıkıcılığını yaşadığımız bu coğrafyada o ve ona benzeyen birçok çocuk görüyoruz. Sokaklarda,  köşe başlarında, kaldırımlarda... Sokakta tanımadığım, ismini bilmediğim, bir küçük çocukla başladı tüm hikâye. Her gittiğimde o çırılçıplak küçük bedeniyle dolaşıyordu o hiç bilmediği sokaklarda.

Umudumuz Sende

Güzellik büyür bahçesinde / Sevgi kucağında / Yüreğinde umut büyür / İki kara kömürdür bakışları / Tarladaki nar gibidir gülüşü / Dişleri inciler gibi / Yaşamak coşkusu kendinden yetişir onda / Sıcacık ekmeği kardeş sofrasına böler / Dünyanın haşmeti onun elinde, zihnindedir / Yapar her bir dokusunu yaşamın

Çocuklar Ailelerin ve Toplumun Aynasıdır

Ailelerin siyasal tercihleri, oy verdikleri partilerle kurdukları bağ, inanç, kültür ve mezhepsel ayrımlara kadar pek çok olgunun etkisi, çocuklarda daha küçük yaşlarda belirmeye başlar. Görece olağan dönemlerde bu olgular nispeten normal sayılabilecek sonuçlarla karşımıza çıkarken, içinden geçtiğimiz olağanüstü koşullarda bambaşka sonuçlar doğurur.

Yemen Ağıdı

Osmanlı Yemen’den, 1918 yılında imzaladığı Mondros mütarekesiyle çekilir. Ancak yüzyıllar boyunca, yüz binlerce gariban askere mezar olmuştur Kanlı Yemen! İşte bu yüzden Yemen’le ilgili yakılan tüm ağıtlar koca bir tarihe yakılan çaresizliğin ağıtıdır. Egemenler, yüzyıllar boyu göz göre göre açlığa, kırıma, ölüme yollamıştır yoksul halkı. 

ABD Belgelerinde 12 Eylül

Darbeden iki hafta sonra ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Robert Houghton 12 Eylül’ü değerlendirdiği yazısında, burjuvaların “terör ve belirsizlik ortamının” geçmiş olmasından dolayı havalara uçtuklarını, kendilerini artık garanti altında hissettiklerini belirtiyor.

Ateşin Gerçek Sahibi İşçi Sınıfı!

Yunan mitolojisinde Prometheus ayrı bir yere sahiptir. Onu bu denli özel kılan ise tanrılardan ateşi çalıp insanlara vermesidir. Yani tanrılara karşı ölümlülerin, insanların yanında yer alarak kendini feda etmiş ve müthiş bir irade göstererek tanrılara karşı koymuştur.

10 Ekim Karanfillerini Unutmadık, Unutturmayacağız!

Katliamın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, mağdur ailelerinin, avukatların ve emek örgütlerinin, gerçeklerin tam olarak ortaya çıkarılıp bütün sorumluların yargılanıp cezalandırılması çabası devam ediyor. 10 Ekim karanfillerinin anıldığı çeşitli etkinliklerde bu yıl da bu çaba ve kararlılık vurgulanarak dile getirildi.

ABD’de Sosyalizme Dönük İlgi Artıyor

ABD’de sosyalizme dönük ilginin artmış olması çok anlamlıdır. İşçi sınıfının genç kuşakları ve gençlik, kapitalizmin onlara aşırı sömürüden başka bir şey sunamayacağını daha fazla görmeye ve anlamaya başlıyorlar. Sosyalizme dönük ilgi bu gerçekliği gözler önüne seriyor.

İsveç Seçimlerinin Gösterdikleri

Emperyalist savaşın bir sonucu olarak artarak devam eden göç dalgası önümüzdeki günlerde de dünya gündeminden düşmeyecektir. Emperyalist savaşın gazabından kaçarak çaresizce duvarlar ve sınırlar önünde bekleyen milyonların sayısı daha da artacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir taraftan Avrupa ve Amerika’da ırkçılık ve göçmen karşıtlığı tabana yayılırken, bir taraftan da karşıtını yaratmaktadır.

Krizde Sermayenin Yönelimleri

İktidar, krizi kendisi açısından hasarsız atlatma ve hatta bazı bakımlardan fırsata çevirme uğraşı içinde çeşitli tedbirleri gündeme getirirken, çeşitli patron örgütleri, uluslararası kuruluşlar, esnaf örgütleri de kriz vesilesiyle talepler ve çözümler ileri sürüyorlar. Bu çevrelerin hemen hepsi devletten krize karşı kendilerini koruyacak önlem ve düzenlemeler talep ederken; DİSK ve KESK bir yana, büyük işçi sendika konfederasyonlarının pek sesi soluğu çıkmıyor.

Şarbon ve Ötesi…

Mevcut iktidar halkın ucuz et yemesini sağlamak bahanesiyle canlı hayvan ithalatında ısrar ediyor ve bu ithalatı olabildiğince hızlı ve kârlı kılmaya odaklanıyor. Bunun için tüm denetimleri ortadan kaldırıyor. Fakat fiyat etiketlerine bakıldığında ithalatın etin ucuzlamasına ve yoksul evlerine girmesine pek yaramadığı ortada. Egemenler kazandıkları paraların, büyüyen sermayelerinin tadını çıkarırken halkın sağlığını hiçe saymaya devam ediyorlar.

Kapitalist Tarım Emekçiler İçin Yıkım Demektir

Tekellerin ve büyük şirketlerin egemenliğinin her geçen gün daha da arttığı ve kâr güdüsünün azami düzeye çıktığı kapitalist tarım sadece küçük çiftçiler için değil, tüm insanlık için hayati bir tehdit kaynağıdır: Suni gübre ve ilaçlarla zehirlenmiş ortamlarda yetiştirilen sağlıksız, besin değeri düşük, zararlı gıdalar; kültürel çeşitliliğin ortadan kaldırılarak sınırlı sayıda tarımsal ürüne mahkûm bir beslenme rejiminin dayatılması; iklimsel ve doğal olayları dikkate almaksızın gerçekleştirilen üretimin kıtlığa davetiye çıkarması; kapitalizmin akıldışılığının çarpıcı bir göstergesi olarak aşırı üretimin doğurduğu yıkımlar; tüm bunların sonucunda tüketici açısından aşırı artan ya da üretici açısından aşırı düşen fiyatların yarattığı sefalet durumu vb.

Bir, İki, Üç, Dört, Beş...

Siz bu başlığı okurken bir çocuk daha önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybetti. Bir canımızı daha yitirdik. Birler artarak oldu onlar, yüzler, binler ve milyonlar... Kimisinin zatürree, kimisinin sıtma ve kimisinin ishal diye yazıldı ölüm nedeni.

Kapitalizm Güzellemeleri ve Gerçekler

Kapitalizmin sağladığı ilerlemelere bakarak insanlığı ve dünyayı tehdit eder duruma gelmesini görmezden gelen ya da sorunları önemsizleştiren ve kapitalizme güzellemeler düzen burjuva ideologlar, yazarlar, gazeteciler, televizyon kanalları, gazeteler hiç eksik olmuyor. Sözde farklı ama özünde aynı mahfillerden gelen bu güzellemelerin ortak özelliği “küçük” kusurlarına rağmen kapitalist sistemin olabilecek en iyi sistem olduğunu vaaz etmeleridir.

Motor Türküleri, Bir Devrimci Yürek: Nikola Vaptsarov

Zararlı otların her yanı sardığı bir ortamda bir tutam çiçek filizlenir en umulmadık zamanlarda ve kavga çetin, kavga kıyasıya olur. İşte bu zararlı otların içinden filizlenen işçi sınıfının şairlerinden birisi de Nikola Vaptsarov’dur.