Navigation

Aralık 2016 tarihli yazılar

“Fırtına Kuşunun Türküsü”

Sanat, insan yaratıcılığının bir yansıması olarak ortaya çıkar. Sanatçının eseri kafasında tasarladığı andan çeşitli araç-gereçle ortaya koyduğu ve son şeklini verdiği ana kadar süregelen bir yaratım sürecidir. Bu sürecin sonucunda ortaya çıkan ürün, insan ruhunu besler, güzellikle donatır ve onu inceltir. Egemen anlayış sanatı gerçeklikten kopararak, onu salt insanı eğlendiren, hüzünlendiren, oyalayan bir etkinlik haline getirmeye çalışır. Fakat gerçekçi sanatın işlevi öyle değildir. Gerçekçi sanat öğreticidir, sorgular ve sorgulatır, değiştirir ve dönüştürür, insanı harekete çağırır. Yaşanan gerçekliğe karşı çıkışı içinde taşır gerçekçi sanat, katıksız devrimcidir. Bu yönüyle bir mücadele aracı işlevi taşır, gerçekçi sanatın her dalı.

Geceyi Aydınlatanlara

Gece çökmüş, etraf karanlık / Ama hiç mi ışık yok? / Ya bu binlerce minik parıltı? / Hayır, yıldız değil! / Yıldız kadar uzakta değil, omuz başın kadar yakınındalar İyi bak! / Alev alev yanan binlerce çift gözdür onlar / Aldanma parıltının ufaklığına / Binlerce minik parıltı birleşip, yarın güneşi doğuracaklar!

Gerici, Cinsiyetçi Politikalar Kadına Şiddeti Tırmandırıyor

Gün geçmiyor ki, kadına şiddet vakalarına bir yenisi daha eklenmesin. Üstelik kadınları akıl almaz bir biçimde, vahşice katleden, şiddet uygulayan, tecavüz eden zanlılar, içinden geçtiğimiz gerici atmosfere uygun bir biçimde gerekçeler üreterek kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Adana ve Diyarbakır’da yaşanan iki vaka, savaş ve gerici siyasal atmosferin kadın sorununa nasıl yansıdığını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Muktedirlerin Şehitlik Arzusu!

Günlerden bir gün zenginlik içinde yüzen devlet büyüklerinden biri şehitlik mertebesine erişmek istediğini söyler: “Allah nasip ederse ben de şehit olurum. İnşallah sizler de şehit olursunuz.” Muktedirler ölmeyi ve öldürmeyi kutsallaştırmakta birbirleriyle yarışıyorlar. “Onlar ölmek için para alıyor” diyenler, peygamber ocağında yapılan her şeyin hak olduğunu, şehit olmanın öyle herkese nasip olacak bir şey olmadığını dile getirenler… Ortadoğu’daki savaş, Kürt illerindeki yıkım, devletin insanlık dışı uygulamalarının yol açtığı savaşın giderek Batı illerine taşınmasının acı örnekleri... Beşiktaş’ta 100’den fazla insanın yaralandığı, 44 kişinin hayatını kaybettiği patlamadan sonra Kayseri’de bir patlama daha meydana geldi. Egemenler, onlarca insanın yaşamını kaybettiği bu olayları da kendi emelleri için kullanıyorlar.

PISA Raporu ve Eğitim Sisteminin İçler Acısı Hali

Türkiye’de eğitim sistemi günümüze kadar çeşitli sorunlarla yaşayageldi. Ezberciliği, düşündürmeye itmeyişi, sorgulamayışı vs. Ancak hiç bu kadar kötü olmamıştı. “Çocuklarımıza dinimizi öğreteceğiz” yalanlarıyla imam-hatip okullarını patlamalı bir şekilde yaygınlaştıran AKP’nin asıl amacı, milliyetçilikle bilenmiş, gerçek dışı bir tarih anlayışıyla kafası doldurulmuş, bilimsel düşünceden uzak, gelene ağam gidene paşam diyecek, yaşadığı sıkıntıları ve çelişkileri sorgulamayacak, kader deyip geçecek bir nesil yetiştirmektir. İşte PISA testlerinde alınan sonuçlar da bununla uyumludur!

Gelecek Sosyalizmindir

Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.

U Z A T M A !

Demokrasi İçin Birlik'in OHAL'e son verilmesi kampanyası için yayınladığı çağrıyı okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Aladağ’daki Yangın ve Yurtların Durumu

Herkesin nitelikli, parasız eğitim hakkı güvence altına alınmalıdır. Barınma sorunu bir an önce giderilmeli, küçük çocuklar başta olmak üzere hiçkimse tarikat ve cemaatlere mahkûm edilmemeli. Bu sorunlardan muzdarip olan bir öğrenci olarak dile getirdiğim bu talepleri elbette ki hükümet altın bir tepside bizlere sunmayacaktır. Parasız eğitim hakkı için, barınma hakkı için mücadeleye!

Alesta Viya!

Mendirekte bir gemi. / Gemide direkler, / gemide odalar, / gemide güverte. / gemide mutfak, / İskele, / Sancak. / Borda, / Karina, / Pupa, / Pruva, / Gemide dümen.

Cezaevleri ve Yüce Amerikan Demokrasisi!

Tüm dünyada suç oranlarının giderek artması, suç işleme yaşının düşmesi nasıl izah edilebilir? Cezaevlerinin tıka basa dolması bizlere neyi gösterir? Bu anlamda çığrından çıkmış, çıkarılmış bir dünyadan bahsediyoruz. Bir suç bataklığı olan kapitalizm, gün geçtikçe tüm toplumu pisliğin derinliklerine doğru çekiyor. Akıl almaz boyutlara ulaşan kapitalist çürüme, etrafına hastalık, kokuşmuşluk ve suç yayarak toplumu da, tek tek toplumu oluşturan insanları da çürütüyor. Cezaevleri de adeta bu çürümenin röntgen filmini oluşturuyor.

Crises of Capitalism and Revolutionary Situation

The new period

Under conditions of confusion and demoralisation created by the collapse of the Soviet Union, workers’ movement suffered a major setback in terms of the level of class consciousness and organisation. This allowed the world bourgeoisie, which was on the verge of a crisis, to breathe a deep sigh of relief. The capitalist class seized the historic opportunity with both hands, stepping up its neoliberal economic policies that had already been in progress. This represented an all-out attack against the gains made by the working class and plundering of social funds. It was owing to this all-out attack that capitalism secured a temporary recovery throughout 1990s.

Cinsel İstismar Tasarısı Geri Çekildi, İstismar Tam Gaz!

Onlar, iktidarlarına yönelik hiçbir muhalefetin olmadığı, tamamen biat içinde, sorgulamadan kanaat eden, muhafazakâr bir toplum hayal ediyorlar. Onlara göre, bu toplumda kadınlar, kendilerine çizilen sınırların içinde kalmalı. Daha çocukken yaşamının ipleri elinden alınmalı. Erkek baskısına ve çifte ezilmişliğe isyan edecek gücü, cesareti ve imkânı bulamamalı. Tecavüze uğramak gibi bir dehşet yaşadığında bile erkeğin gölgesinde hapsolmaktan kurtulamamalı. Düşünmenin, başka bir yaşam hayal etmenin, korkmadan yaşamanın ne demek olduğunu bile bilmemeli. Çok çocuk doğurarak evine ve erkeğine mahkûm kalmalı. Yetiştirdiği çocuklara kendisine benzer yaşamların dışında yaşamlar olduğunu anlatamamalı. Korkak, sinik, itaatkâr ve kindar bir nesil yetişmesine hizmet etmeli. İktidardakiler işte bu nedenle kız çocuklarının 12-13 yaşında evlendirilmesine, tecavüze uğradıktan sonra tecavüzcüsünün kollarına teslim edilmesine onay veriyorlar.

Batı’ya Tehdit, İçeriye Sopa!

ABD’yle gerilimin devam etmesi, AB müzakerelerinin askıya alınma noktasına gelmesi, egemen güç pozlarının kesildiği Suriye ve Irak’ta birbiri ardına alınan darbeler ve ekonominin ciddi bir krize girmesi nedeniyle, AKP-Saray artan bir sıkışmışlık yaşıyor. Tüm bunların başkanlık sistemine geçiş için adımların hızlandırıldığı bir süreçte yaşanması doğal olarak hükümetin endişelerini misliyle arttırıyor. Bu yüzden, bir yandan faşist baskılarla toplumsal muhalefet engellenmeye ve milliyetçi-dinci propaganda sağanağıyla destek tabanı diri tutulmaya, öte yandan her türlü tehdit ve demagojik söylemle Batı’ya parmak sallanarak hareket alanı genişletilmeye çalışılıyor.

Çîroka Mem

Bir ay kadar önce, mahpus damından bir arkadaşımın avukatını hatır sormak için aramıştım. Hatırlı biri olmasından ötürü arada bir ben ararım, bazen de avukat arkadaş beni arar. Üç-beş dakika eski günleri yâd eder, hemhal olduğumuz zamanları anımsar, anımsatırız birbirimize. Son aramasında “Mem’in selamı var. ‘lîmon şimdi kimde?’ diye sordu. Fakat bizim Mem çok ciddi sağlık sorunu yaşıyor. Hafızası da gelip gidiyor. Cep telefonu da kullanmıyor. Lîmonu soruyor. Haberin olsun” demişti. Ben de “lîmon benimle dışarı çıktı. Hâlâ bende” demiştim.

Aladağ Faciası: Hata Değil, İhmal Değil, Cinayet!

Eğitimin dincileştirilmesine ve ticarileştirilmesine karşı mücadele, yaşanan pek çok acı olayda da görüldüğü gibi, çocuklarımız için yaşamsal hale gelmiştir. Tüm bu katliamlara, tacizlere, tecavüzlere zemin hazırlayan hükümet derhal hesap vermelidir! Tarikat yurtları derhal kapatılmalı, yoksul emekçilerin çocuklarını tarikatlara mahkûm eden uygulama ve politikalara son verilmeli, devlet tüm öğrenciler için ücretsiz barınma ve ulaşım olanağı sağlamalıdır!