Navigation

Haziran 2015 tarihli yazılar

Demirel’i “İyi Bilmezdik”!

Demirel’in siyasi kariyeri konusundaki bu kısa özet dahi onun tescilli bir işçi düşmanı, Kürt düşmanı, Alevi düşmanı, sosyalist düşmanı, özgürlük düşmanı olduğunu göstermeye fazlasıyla yetmektedir. Devlet kaynaklarının yolsuzluklarla talanı gibi koca bir başlık bu özete dahil bile edilmemiştir. Geride bıraktığı kan, zorbalık ve gözyaşı dolu mirasa rağmen, Demirel ne yazık ki işçi sınıfının ve diğer ezilen katmanların karşısında bu suçlarının hesabını vermeden gitti. Onun suçlarına ortak olan ve halen hayatta olan daha niceleri var. Onların Demirel kadar talihli olmamasını sağlamak işçi sınıfının boynunun borcudur.

Şili ve Meksika’da Öğrenciler ve Öğretmenler Sokakta

Burjuvazinin kâr hırsı yüzünden tüm dünyada işçi ve emekçiler üzerindeki baskılar arttırılıyor, iş saatleri uzatılıyor, ücretler düşüyor, sosyal haklar tırpanlanıyor, eğitim, sağlık gibi temel kamu harcamalarında kısıtlamalara gidiliyor. Kapitalist sistemin insanlıkdışı doğası, emekçilerin ve onların çocuklarının yaşamlarını çekilmez hale getiriyor. Ne Şili’de ne Meksika’da ne de dünyanın başka bir yerinde emekçilerin yaşam koşulları, eğitim hakkı, sağlık hakkı kapitalistlerin umurunda değildir.

“Küresel İşçi Hakları Endeksi”nin Gösterdikleri

ITUC’un raporu işçi haklarında küresel çapta bir geriye gidişin olduğunu ortaya koyuyor. Hak gaspları, kapitalizmin içinde bulunduğu krizin büyümesine koşut olarak gitgide artıyor. Hükümetler, sermayeyi güvenceye almak için işçileri ağır çalışma koşullarına, güvencesizliğe, iş cinayetlerine, geleceksizliğe mahkûm ediyorlar. Ayaklarındaki zincir her geçen gün ağırlaştırılan işçiler için tek yol, kapitalizme karşı mücadeleyi yükseltmektir.

Bir Sınıf Düşmanı Daha Hesap Vermeden Gitti

Faşist Kenan Evren’in ardından, Süleyman Demirel de işçi ve emekçilere karşı işlediği suçların cezasını çekmeden öldü. Burjuva basında Demirel’e övgüler ardı ardına yayılmaya başladı: “Halkın babasıydı, demokrasi aşığıydı, hizmetleri unutulmaz…” Yetmedi, Davutoğlu üç günlük yas ilan ederek Demirel’in anısına büyük bir anıt dikileceğini açıkladı.

Kamu Spotlarıyla Patronları Aklama Çabası

İş kazalarını, uzun ve yorucu çalışma koşullarını, düşük ücretleri ortadan kaldıracak olan işçi sınıfının örgütlü mücadelesidir. Örgütlü olursak patronların ve onların hizmetkârı bakanların, bakanlıkların yalanlarına kanmayız. Ve ancak işçi sınıfı örgütlenip kapitalizm denen sömürü düzenini yıkarsa, iş cinayetleri ve meslek hastalıkları son bulur.

تاریخ مختصر انکشاف سرمایه¬داری و جنبش طبقه¬ی کارگر در ترکیه (بخش اول)

فرایند انکشاف سرمایه­داری ترکیه در قیاس با غرب، فرایندی است به تأخیرافتاده و دیررس. این تأخیر تاریخی ناشی از ساختار اقتصادی-اجتماعی است که سرمایه داری ترکیه بر پایه ی آن منکشف گردید. به همین خاطر، برای درک خودویژگی­های سرمایه­داری ترکیه، باید مروری داشته باشیم بر تاریخ اقتصادی و اجتماعی امپراطوری عثمانی که پس­زمینه­ی تاریخی ترکیه ی مدرن امروز را شکل می­دهد.

15-16 Haziran’dan Metal İsyanına

Türkiye işçi sınıfının en kitlesel başkaldırı hareketi olarak tarihe geçen 15-16 Haziran direnişinin 45. yıldönümünü, metal işçilerinin aylardır devam eden mücadelesiyle karşılıyoruz. O gün ayağa kalkan işçilerin başını çeken metal işçilerinin torunları, yükselttikleri mücadeleyle, 15-16 Haziran direnişinin onlarca yıl üzerine ilk kez bu kadar anlamlı bir şekilde yadedilmesine vesile oluyorlar.

Crises of Capitalism and Revolutionary Situation

Capitalism Advances on the Basis of Industrial Cycles

As is known, capitalism is based on generalised commodity production. The fundamental feature of capitalist mode of production lies in the fact that the outcome of the production process is not only the value but also the surplus value. Nevertheless, for a well-functioning economy, producing more surplus value is not enough. It must be realised in the market as well.

FIFA, Yolsuzluk, Futbol ve Kapitalizm

Dünyanın en çok ilgi gören sporlarından biri olan futbol son günlerde FIFA’nın (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) yolsuzluklarıyla gündemde. Mayıs ayının sonlarında FBI’ın FIFA kongresinin hemen öncesinde yaptığı operasyonda, 9 FIFA yöneticisi ve 5 spor şirketi yöneticisi, rüşvet, kara para aklama ve dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındı. Bunlardan 7’si tutuklandı.

Asgari Ücret, Azami Sınıf Çıkarları

Şıracının şahidi bozacı misali AKP’nin ve patronların imdadına yerli ve yabancı ekonomistler, akademisyenler, gazeteciler, hatta sendikacılar yetişmeye çalışıyor. Asgari ücreti arttırma vaatlerinin iyi fikir olmadığını ve gerçekleşmesi halinde Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebileceğini iddia ediyorlar. Türkiye’nin pazarları daralacak, ihracat duracak, fabrikalar kapanacak, işsizlik artacakmış. Bütçe açık verecek, borçlar artacak, kriz derinleşecekmiş. Metal işçilerinin üretimi durdurması da bir o kadar tehlikeliymiş.

Aşılması Gereken Bir Zirve: 15-16 Haziran Direnişi

15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfının gücünün boyutlarını göstermiştir. Ne var ki bu apaçık göstergeye rağmen, 15-16 Haziran, solun geniş kesimleri nezdinde, devrimin önder gücü ve lokomotifinin ancak işçi sınıfı olabileceği ve sınıfın devrimci siyasal bir temelde örgütlenmesi gerektiği sonucunun çıkartılmasına ve genel kabul görmesine vesile olamadı. Bir kez daha görüldü ki, sol hareketin büyük bölümü, işçi sınıfına güvensizlik ve onun devrimci potansiyeline inançsızlık temelinde şekillenmişti.

Aşırı Sıcaklar mı, Kapitalizm mi Can Alıyor?

Depremi, seli, kasırgayı, hortumu veya tsunamiyi insanlık için ağır bir yıkıma dönüştüren, kapitalist sistemin dünyada hüküm sürmesidir. Çarpık ve çürük kentleşmeye neden olan kapitalizmdir. Çevreyi acımazsızca tahrip eden kapitalizmdir. Güvenlik ve sağlık önlemlerini gereksiz maliyet olarak gören ve kamu fonlarını kendi çıkarları için yağmalayan yine kapitalist sömürü düzeninin efendilerinden başkası değildir.

AKP’nin Emperyalist Politikaları ve Yalanları

Suudi ittifakının Yemen’e saldırmasıyla birlikte İran’a karşı oluşturulan Sünni cepheye dahil olan TC, izlediği dış politika nedeniyle içine sürüklendiği “değerli yalnızlığı” parçalayarak yeniden ön almaya çalışıyor. Yeni Suudi kralıyla yakın ilişki içinde tekrar atağa geçmeye koyulan AKP hükümeti, bugünlerde Suudi Arabistan ve Katar’la işbirliği halinde Suriye’ye saldırma planları yapmakla meşgul.

HDP Tears Down the Election Barrier, Erdoğan under the Rubble

HDP passed the barrier with a very clear margin as if a strong pole vaulter passes the bar with ease. A 13% rate and 6 million votes is at the same time a severe blow inflicted upon the “terror” demagogy. This is an important victory and it is contributed by socialists, progressives, democrats, freedom lovers as well. On this occasion we, as working-class revolutionaries, share the happiness of the HDP to which we provided our support and the success of which we have worked for.

Kapitalizmin Bizlere Sundukları

Yeryüzündeki açlığı kazımak için gerekli para yılda 30 milyar dolar. Bu ise dünyada 8 günde yapılan askeri harcamalara eşittir. Bizlerin yoksulluk ve hastalıklar içinde sürünmemiz onların bitmez tükenmez kâr hırsları ve açgözlülükleri yüzündendir. Dünyadaki tüm zenginlikleri yaratan bizleriz; bu kurulu düzeni alaşağı etmek, yeni bir düzeni, eşitlikçi bir paylaşım düzenini kurmak için kenetlenme zamanı!

Kapitalizm Bataklığında Göçmenler

Artan işsizlik, uzayan iş saatleri, iş kazaları, örgütsüzleştirme, esnek çalıştırma, taşeronlaştırma gibi saldırılarla karşılaşan işçi sınıfına, suçlu olarak göçmen emekçiler gösteriliyor. Bugün Türkiye’de de özellikle Suriyeli göçmen işçilere yönelik aynı suçlama ve saldırı söz konusudur. Yabancı düşmanlığından, milliyetçilikten arınmamış bir işçi sınıfı çelişkileri göremez, göremediği sürece de kendine yapılan saldırılara karşı koyamaz, sınıf kardeşi olan göçmen emekçilerin köleleştirilmesine de seyirci kalır. Bu yüzden işçi sınıfı bu gözbağını yırtıp atmak, ırksal, dinsel, mezhepsel ayrım gözetmeksizin birliğini sağlamak ve enternasyonal bir mücadele yürütmek zorundadır. İşte o zaman o sularda boğulanlar göçmen işçiler değil sermayenin kendisi olacaktır.

Diyanetin Prestiji

Diyanet İşleri Başkanı’na tahsis edilen araç üzerinden tartışma devam ediyor. Sıkışan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez “ibret-i âlem” için aracı geri vereceklerini açıkladı. Bu açıklama üzerinden muhalefet partilerinin “yaptığımız baskılarla Mercedes’i geri aldık, sıra saraylarında” demeleri başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Mehmet Görmez’i kızdırmış olsa gerek.

HDP Barajı Yıktı, Erdoğan Altında Kaldı

HDP, barajı bir sırıkla atlamacının çıtayı göstere göstere geçmesine benzer netlikle aşmıştır. Yüzde 13’lük oy oranı ve 6 milyon oyun, “terör”le damgalanmaya çalışılan bir siyasi harekete verilmiş olması, “terör” demagojisine de ağır bir şamar olmuştur. HDP’nin elde ettiği sonuç önemli bir zaferdir ve bunda sosyalistlerin, ilericilerin, demokratların, özgürlük yanlısı tüm kesimlerin emeği vardır. Bu vesileyle işçi sınıfı devrimcileri olarak seçimlerde desteklediğimiz ve başarısı için çalıştığımız HDP’nin sevincini yürekten paylaşıyoruz.

Seçmenden Erdoğan’a: Van Minut!

AKP cenahından gelen açıklama ve tepkiler AKP’nin seçmenin taleplerini, eğilimini dikkate almaya yanaşmadığını göstermektedir. AKP cenahı, ileri sürdüğü bu bahanelerle ve örtülü tehditlerle, bir yandan HDP’nin muazzam başarısına gölge düşürmeye çalışmakta, diğer yandan da aldığı yenilginin üzerini örtmeye çalışmaktadır. Ama nafile, görünen köy kılavuz istemez…

HDP’ye Kanlı Saldırı: Bombalarınız da Sizi Kurtaramayacak!

AKP’nin her alandaki kirli politikalarını ve karanlık tertiplerini boşa çıkarmak için bu seçimlerde HDP’nin alabileceği en yüksek oyu almasını sağlamak yakıcı bir önem taşıyor. Bu sağlandığında bu saldırılar da boşa çıkarılmış olacaktır. Böylece bu alçakça saldırılarda hayatını kaybeden ve halen yaşam mücadelesi veren insanlarımızın hesabını sorma yolunda en önemli adım atılmış olacaktır. Gün mazlum Kürt halkıyla dayanışmayı daha da yükseltmek ve eli kanlı zorbalardan hesap sormak üzere kenetlenme günüdür.

Metal Direnişini Doğru Anlamak

Nisan ayında Bursa’daki Renault fabrikasında başlayan ve metal sektöründeki tüm fabrikaları bir bir yoklayan “metal fırtına” devam ediyor. Ayağa kalkan işçilerin büyük çoğunluğu temel taleplerini kabul ettirdiler ve neredeyse her gün yeni bir fabrikadan aynı talepler uğruna istifa ve direniş haberi geliyor.

2015 Genel Seçimlerinin Siyasal Bağlamı

7 Haziran seçimlerine giden yolda son dönemece girilmiş durumda. Türkiye’deki siyasal ve toplumsal çelişkilerin yoğunlaştığı bir kesite denk gelen bu seçim, sıradan bir seçim olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Seçime giden sürecin provokasyonlarla örülü gerilimli manzarası da bunu fazlasıyla ortaya koyuyor. Gerçekten de içte ve dışta büyük ölçekli birçok sorunun gidişatı seçimlerin sonucuna bağlanmış durumda.

7 Haziran Seçimlerinde Neden HDP Desteklenmeli?

7 Haziran seçimleri yaklaşıyor. Seçim alanlarında birbirine yüklenen burjuva siyasetçiler yalanlar savurmayı sürdürüyorlar. AKP, MHP ve CHP’nin kıyasıya kapışmalarını sermaye yanlılarının birbiriyle rekabeti olarak görmek gerekiyor. Utanmadan kişisel yaşantılara kadar uzanan fütursuzca söylemler nasıl çirkin ve seviyesiz bir seçimle yüz yüze olduğumuzu gösteriyor.

Erdoğan, AKP ve Çerez Polemiği

Reel ücretler hızla aşağı düşerken, milyonlarca işçi çalışma koşullarının ağırlığı altında ezilirken, işsizlik ve yoksulluk her geçen gün daha da büyürken, lüks harcamalarını cebindeki 1 liranın hesabını yapan emekçiye alkışlattıracak kadar arsızlaşmış, pişkinleşmiş bir burjuva siyaset takımı var karşımızda. Bu rahatlığın nedeni elbette işçilerin örgütsüzlüğüdür. Ancak kendilerine bu kadar rahat olmamalarını hatırlatmakta fayda var.

Metal Direnişi Sürüyor, Patronlar Oyun Peşinde

Metal işçilerinin başlattığı mücadele yeni kentlere ve yeni fabrikalara sıçrarken, patronlar, MESS ve polis de işçilerin gözünü korkutmak amacıyla yeni tezgâhları devreye sokuyorlar. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı haklarını arayan işçiler hakkında “terör” soruşturması başlatıp işçilerin sendikal haklarını ayaklar altına alırken, patronlar da işçilerin birliğini kırmak üzere yeni taktikleri devreye sokuyorlar.