Navigation

Mayıs 2015 tarihli yazılar

Milliyetçilik Sadece Gözbağı Değil Ayakbağı da

Kürtler Türkiye işçi sınıfının önemli bir kesimini oluşturuyor. Bu durum Kürt sorununun çözümünü çok daha yakıcı bir hale getiriyor. İşçi sınıfı bu oyunu bozacak bir örgütlülüğe ve bilince sahip olsaydı, Bursa’da metal işçilerinin mücadelesi daha farklı seyredebilir ve çok daha ileri bir noktaya sıçrayabilirdi. Elbette bu konuda sınıf devrimcilerine önemli görevler düşüyor. Burjuvazinin milliyetçi propagandasına karşı enternasyonalizm bayrağını yükseltmek sınıf devrimcilerinin asli görevlerindendir. Bu da sadece Kürtlerin ulusal-demokratik taleplerinin desteklenmesiyle sınırlı olamaz. Türkiye işçi sınıfının tüm kesimlerine asıl düşmanın sermaye olduğu, Türk egemenlerin “bölüneceğiz” mavalıyla işçi sınıfının ensesinde boza pişirdiği anlatılabilmeli. Kürtlere karşı önyargılar, şovenist duygular, ancak proleter temelde devrimci çalışmayla kırılabilir.

Yine Seçimler, Yine Bildiğimiz Yalanlar!

Seçimler yaklaşırken biz işçileri, emekçileri hatırlar oldu burjuvazinin siyasi temsilcileri. Demokrasinin gereği olarak sandığa gidip oy kullanmalıymışız. Bizi Meclis’te temsil edecek vekillere 4 yıllığına irademizle temsil hakkını verecekmişiz. Meclis’e girmek için yarışan siyasi partiler seçim bildirgelerini yayınlayıp sokakları da panayır havasına soktular.

Doğrular ve Yanlışlar

Kimse geçmişin hatalarını silip geçmişi doğru temellerde geri getiremiyor. Fakat hiç değilse, geçmişte yaşananlardan günümüzde mücadeleyi ilerletici dersler çıkartmak mümkün. Proleter mücadele, sözünün eri olan bir devrimci Marksistten bu doğrultuda tutum almasını, hatalarıyla yüzleşmesini, devrimci bir muhasebe yürüterek kendini yenilemesini ve tarihsel deneyimlerin devrimci dersleriyle donanarak yeniyi yaratmak üzere ileriye atılmasını bekliyor. Unutulmasın ki, dünya işçi sınıfının kapitalizmi yıkması için nesnel koşulların ziyadesiyle olgunlaştığı günümüz dünyasında, proletaryanın devrimci önderliğinin yaratılması görevi bir o kadar daha yakıcı önem arzediyor.

Makedonya’da Neler Oluyor?

Makedonya’da yaşanan durum sadece kitlelerin yükselen tepkileri, burjuva güçlerin tutum ve konumlanışı bakımından değil, yükselen hareketin kapitalist düzen sınırları dışına taşmasına yol gösterecek devrimci bir önderliğin eksikliğinin tüm yakıcılığıyla yaşanması bakımından da pek çok örnekle benzerlikler taşıyor.

Metalde İsyan

Türkiye’nin en önemli sanayi merkezlerinden Bursa’dan başlayıp dalga dalga büyüyen ve yayılan metal işçilerinin mücadelesine tanıklık ediyoruz. Bunun karşısında, domuz topu gibi bir araya gelen metal patronlarını, onların hükümetini, polisini, ajanını, gangsterliğini yapan sendikası Türk Metal’in saldırılarını da an be an izliyoruz. Başka fabrikaların da mücadeleye katılmasıyla güçlenen ve birçok saldırıyı püskürtmeyi başaran metal işçilerinin talepleri sadece onların talepleri olmaktan çıktı. Bütün metal işçilerini etkileyecek bir sürecin önünü açtı.

“Fay Hattını Yeniden Düzenleyin!”

Pendik Belediyesi’nde AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla plan değişikliği kabul ediliyor. AKP’nin seçim kampanyasında kendine oy istemek için kullandığı “onlar konuşuyor AKP yapıyor” sloganı, burada gerçek haliyle tezahür ediyor: Bölgenin özellikleri plana uymuyorsa, planı değil bölgenin özelliklerini değiştir!

Nepal’de Deprem ve Emekçilerin Sefaleti

Devlet kapitalizmi savunusuyla hareket eden NKP(M)’nin Nepalli işçi ve emekçilerin mücadelesini getirdiği nokta ortadadır: Uluslararası kapitalist sistemle bütünleşme derinleşirken, işçi ve emekçi kitleler yoksulluk ve sefalet içerisinde debelenmeye devam etmektedirler. Depremin sonuçları Nepalli emekçilerin içinde bulunduğu bu durumu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu insanlık dışı koşullardan kurtuluş ancak kapitalist sistemin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacaktır.

Tofaş ve Mako’da Anlaşma Sağlandı, Zor Süreç Şimdi Başlıyor

Kardeşler, karşınızda MESS, en büyük sermaye grupları ve Türk Metal çetesi var. Özellikle Renault, Türk Traktör, Ford Otosan, Ototrim gibi işyerlerinde direnişlerini sürdüren işçi kardeşlerimiz bu hatalardan ders çıkarmalıdır. Metal işçilerinin taleplerinin tam olarak karşılanmasını sağlamak için sınıf dayanışmasını güçlendirmek hayati önemdedir.

Metal İşçilerinin Mücadelesinin Gösterdikleri

Bursa’da metal işçilerinin ek zam talebiyle başlattığı mücadele kısa zamanda Türk Metal çetesinden kurtulma mücadelesine dönüşmüş ve kısa süre içinde, taleplerini kabul etmeyen MESS’e ve patronlara yönelmiştir. Öfkeli metal işçilerinin patlamalı bir şekilde yükselen mücadelesi, Türkiye işçi hareketi açısından çok önemli bir gelişmedir ve önümüzdeki dönemde mutlaka bunun değişik yansımaları olacaktır. Hiç kuşku yok ki metal işçileri işçi sınıfının lokomotif gücüdür ve bu hareket işçi sınıfının diğer kesimlerini de etkileme potansiyeline sahiptir.

Saldırılar Sosyalist Basını ve Metal İşçilerini Yıldıramaz!

İşçilerin birliğini bozmak, azimlerini kırmak ve aralarına kuşku tohumları ekmek için, onbinlerce metal işçisini sarmış olan bu mücadeleyi "terörist" bir kışkırtmaymış gibi sunmaya yelteniyorlar. Bu safsataya sözümona inandırıcılık kazandırmak için Metal İşçileri Birliği (MİB) ve Kızıl Bayrak'a yönelik kanunsuz ev baskınlarına ve gözaltılara giriştiler.

Metal Workers Shake the Ground

Movement of metal workers in Bursa, heartland of automotive industry in Turkey, sends tremors through the whole metal industry in Turkey. Workers of biggest industrial companies such as Renault, Fiat and some others have already started unofficial strikes and also of other factories including Ford and many others have been holding various types of protests in their factories and around.

Kapitalizm Kadınları Fuhuş Bataklığına Sürüklüyor

Her geçen gün daha da çürüyen ve etrafa pis kokular yayan kapitalizm ortadan kaldırılmadan fuhuş bataklığı kurutulamaz. İşsizlik, savaş, yoksulluk, açlık yüzünden yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan göçmen kadınların da, Avrupa’dan Asya’ya tüm kadınların da bu bataklıktan kurtuluşu ancak kapitalizmin yıkılmasıyla mümkün olabilir. Kapitalizm yıkıldığında, sömürü ortadan kalkacağı gibi, kadın bedeni de bir meta olmaktan çıkacak, her türlü insani duygu özgür bir şekilde yaşanabilecektir.

HDP’ye Yönelik Saldırılar Protesto Edildi

7 Haziran seçimlerine az bir zaman kala HDP’ye yönelik provokasyonlar devam ediyor. AKP ve Erdoğan, HDP’nin anti-demokratik seçim barajını yıkıp geçeceği korkusuyla saldırılarını arttırıyor. 18 Mayıs sabahı HDP’nin Adana ve Mersin il binalarına bombalı saldırılarda bulunulması ise saldırıların yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.

HDP’ye Saldırıların Sorumlusu AKP’dir!

HDP’ye yönelik saldırılar son haftalarda tırmanarak artarken, 18 Mayısta Adana ve Mersin il binalarına yapılan bombalı saldırılar, provokasyon planlarında bir üst evreye geçildiğinin işaretini veriyor. Bu saldırılarda Adana’da 7 HDP’li yaralanırken, can kaybının yaşanmamış olması tümüyle tesadüftü.

Din İstismarı ile Oy Toplamaya Çalışmak

Diyanet’in kaldırılmasının, zorunlu din dersinin kaldırılmasının, tüm inançlara eşit mesafede davranılmasının ve inanç özgürlüğünün garanti altına alınmasının kimsenin dini inancına zarar vermeyeceği ve halel getirmeyeceği açıktır. Dindar emekçilerin düşmanı, halkın çıkarlarını savunan sosyalistler, devrimciler veya bir bütün olarak demokrasi güçleri değil, ister sağcı olsun ister “solcu” gözüksün düzen partileridir. İşçiler, emekçiler, din istismarı yoluyla oy toplamaya, halkın dini duygularını kendi kirli çıkarlarına alet etmeye çalışan bu din bezirgânlarına haddini bildirmelidir!

Emperyalist Savaş ve Yayılan Nükleer Silahlar

Burjuvazi, kapitalist sistemin dünya çapında içine girdiği krizi atlatmak için savaşı tırmandırıyor. Üstelik burjuva güçlerin kendileri de dahil tüm insanlığın yok olmasına neden olacak nükleer silahları kullanacak kadar ileri gitmeleri de mümkündür. O nedenle işçi sınıfının dünyanın ve insanlığın yok oluşuna seyirci kalması mümkün değildir. Kapitalizm altında barış hayalden öteye geçemez. Dünyaya barışı ve özgürlüğü getirecek tek sınıf işçi sınıfıdır.

Metal İşçilerinin Yaktığı Ateş Büyüyor

Bursa’daki metal işçilerin mücadelesi bir orman yangını gibi metal işçileri arasında yayılıyor. Dün Renault’un önü metal işçilerinin buluşma ve miting alanına dönüşürken, Mako, Çemtaş, Valeo, SKT, Rollmech, Delphi ve diğer fabrikalardan işçiler Renault işçilerini ziyaret ederek sınıf dayanışmasını yükselttiler.

Patronların ve Türk Metal Çetesinin Kurduğu Düzen Sarsılıyor!

Türk Metal çetesine, patronların dayatmalarına, düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, kölelik koşullarına karşı başlattığınız mücadeleye selam olsun! Renault, Tofaş, Coşkunöz, Mako, Ototrim gibi fabrikalarda başlattığınız mücadele, başta metal olmak üzere tüm sektörlerden işçilere heyecan veriyor, örnek oluyor.

Onlar Vermeyecek Ama İşçi Sınıfı Söke Söke Alacak!

Tarih defalarca kanıtlamıştır ki, burjuva meclislerinden işçi sınıfı lehine “hak” ummak ham hayaldir. Gene tarihin gösterdiği üzere, işçiler sahip oldukları tüm hakları, burjuvaların lütfuyla değil, kendi mücadeleleriyle kazanmışlardır. İşçi sınıfının mücadele tarihi bugün de gidilecek yolu göstermektedir. Bir burjuva parlamentonun sınıfsal bileşimi ne olursa olsun, işçi ve emekçiler haklarını örgütlenerek, kendi temsilcilerini seçerek ve sendikalarını bürokrat sendikacılardan arındırarak alabilirler.

Video: Kamp Armen Yıkılmasın!

[img_assist|nid=4208|title=|desc=|link=url|url=http://dayanisma.tv/kamp-armen-yikilmasin|align=left|width=250]Ermeni yetimler için inşa edilmiş olan “Kamp Armen”e yıkım ekipleri girdi. Buna yükselen tepkiler, 9 Mayısta daha geniş çaplı bir dayanışma eyleminde ifadesini buldu. O gün orada olan Dayanışma TV, yaptığı haberde, Rakel Dink, Menderes Samancılar, Yetvart Danzikyan ve Deriteks sendika yöneticilerine de mikrofon uzatıyor. Videoyu izlemek için tıklayın

Soma’yı Unutmadık, Unutturmayacağız!

İşçi ailelerinin hesap sorma bilinci geliştirmesi, işçi sınıfının mücadelesini de geliştirecektir. Bu nedenle sanıkların beraat ettirilmeleri engellenmeli, en ağır şekilde cezalandırılmaları sağlanmalıdır. Devlet kurumlarının dava kapsamına alınması ve bu davanın sonucu pek çok açıdan çok önemlidir. Ancak başta maden işçileri olmak üzere işçi sınıfı tüm bunları ancak güçlü bağlarla birbirine kenetlendiğinde başarabilir. Soma katliamı bir kez daha ortaya koyuyor ki, işçilerin kanını kömürün siyahına bulayarak servetler büyüten patronların sömürü düzenini yıkmak için, işçi sınıfının örgütlenmekten başka çaresi yoktur.

Türk Metal’e Üçüncü İsyan Dalgası

Tüm eksiklik ve zaaflarına rağmen, metal işçilerinin mücadeleye devam etmesi son derece olumludur. Yıllardır üzerlerinde biriken ölü toprağını silkip mücadeleye atılmaları, işçilere kuşkusuz çok şey öğretecektir. Her şeyden önce Türk Metal’in belinin kırılması kendi başına metal işçileri açısından büyük bir kazanım olacaktır. Hedeflenmesi gereken Türk-Metal’de somutlanan gangster sendikacılığı kararlı bir mücadeleyle metal sektöründen söküp atmak olmalıdır. Görev, proleter sınıf devrimcilerinin omuzlarındadır.

AKP’nin Nükleer Sevdası

AKP hükümeti ile Japon hükümeti arasındaki Sinop’ta nükleer santral yapımını öngören anlaşmayı onaylayan yasa, Nisan ayı başında Meclis’te kabul edildi. Cumhurbaşkanı da yasayı hemen onayladı. Aynı günlerde Mersin’e yaptırılması planlanan Akkuyu nükleer santralinin deniz hidroteknik yapılarının projelendirilmesi ve inşası ihalesi Cengiz İnşaat’a verildi. Akkuyu Nükleer A.Ş., Cengiz İnşaat’a verilen ihalenin değerini açıklamadı. Akkuyu’ya yapılmak istenen santralin 7 yılda tamamlanacağı ve maliyetinin 22 milyar dolar olacağı öngörülüyor. Santralin 4800 MW elektrik üretme kapasitesinin olacağı ve –şayet nükleer kazalarla kesintiye uğramazsa– 60 yıl ömrü olacağı açıklanıyor.

Marksist Tutum’la Kavgaya Atılmak!

Gözlerinin derinliğinde parıldıyor bilincin. / Bilgin, yelkenlerini omuzlayan bir gemi gibi, / anaforlara meydan okuyor cesaretin. / Buz kesmiş bilincimizi, / bir demirci ustası gibi / Kızıl yalazlarında dövüp / şekil verdin bizlere. / Hüküm giymiş düşlerimizin, / zifiri karanlığın içindeki tutsaklığını / örs ve çekicinle parçaladın.

Kenan Evren… Nihayet…

Devrimci işçi sınıfının hafızasına mıh gibi çakılan faşist cellâtların başı Evren böylece nihayet öldü, ama 12 Eylül’ün hesabı kapanmadı. O hesap ancak, işçi sınıfının yükselteceği mücadeleyle, faşist darbenin perde arkasındaki sorumlusu olan sermayeden sorularak kapanacak.

Kamp Armen’e “Yüzüncü Yıl” Balyozu

Bugünlerde Kamp Armen’deki açık hak ihlaline son verilmesi için çeşitli eylemler örgütleniyor. Yıkım için gelen taşeron işçileri kampın hikâyesini dinleyince “biz bu yıkıma ortak olmayız” diyerek işi bırakıp geri çekildiler.

Crises of Capitalism and Revolutionary Situation

The present crisis and blighted dreams

In accordance with the dialectics of the process of development, the periods of economic stability feed the self-confidence of capitalists and their ideologists on the one hand, while at the same time they serve as fermentation processes of the problems which would produce the disappointment of the forthcoming period. A concrete example can be given from the present crisis. During the boom period which preceded the last great economic crisis, bourgeois economists constantly proclaimed that capitalism entered a new epoch which would witness an uninterrupted growth.

Crises of Capitalism and Revolutionary Situation

Despite all its ups and downs, capitalist system displayed a general economic dynamism during the period between the end of the Second World War and the beginning of the 21st century. Following deep crises and the two big world wars which had cost lives of millions, this period of dynamism gave rise to a popularisation of the idea that “capitalist production process has changed its character to a great extent.” Economists proudly announced, with their chests puffed out, that capitalist system had reached enough maturity to overcome crises and entered a new epoch leaving behind all characteristics of the old one.

Despotik Zihniyet Yalova’da Can Aldı

Son örneğini Yalova Valisiyle görmüş olduğumuz ceberut devlet anlayışı, bu topraklarda devletin şimdiye dek gerçek bir halk devrimiyle karşılaşmamış olmasının ürünüdür. Ne münferit bir vakadır, ne de sadece AKP dönemine hastır. İşçi sınıfı örgütlü gücüyle bu devletlûlara gereken cevabı vermediği sürece bu anlayışın örneklerini görmeye devam edeceğiz.

May Day in Gebze, UID-DER Vigour at May Day!

To celebrate May Day, hundreds of millions of workers across the world took to the streets and raised their voices against exploitation and repression by capitalist system and for unity, solidarity and struggle. This year’s celebration in Gebze, a worker’s town, was much more massive and vibrant than recent years. Many unions from around neighbouring towns such as Istanbul and Kocaeli joined with the unions in Gebze. UID-DER was also present with its massive, enthusiastic, disciplined and red column.

Kaynak Kıtlığı Değil Düzen Sorunu Var

Sorun kaynak sorunu değil, sermayenin gaspı altında olan bu kaynağa el atmaktaki kararlılık sorunudur ve kaynakların sömürücü egemen sınıfa değil üretici sınıfa akıtılması için kapitalizmin yıkılması gerektiği gerçeği eninde sonunda kendini dayatmaktadır.

“Çocuklara Kıymayın Efendiler!”

Cezaevlerinde, yetiştirme yurtlarında, kimsesiz sokaklarda, mülteci kamplarında, savaşlarda, fabrikalarda, atölyelerde yoksul olduğu için, Kürt, Suriyeli, Ermeni, Alevi olduğu için, kız çocuğu olduğu için öteki olan çocuklar, işçi-emekçi çocukları, ezilen halkların çocukları, yok sayılan, görünmez olduğu sanılan çocuklar büyüyorlar. Büyüyecekler ve onları sefalete ve acılara mahkûm eden kapitalist düzenin kıyıcı efendilerinden elbet hesap soracaklar.

Video: HDP Seçim Bildirgesini Açıkladı

[img_assist|nid=4178|title=|desc=|link=url|url=http://dayanisma.tv/content/hdp-secim-bildirgesini-acikladi|align=left|width=250]Halkların Demokratik Partisi’nin seçim bildirgesini açıkladığı toplantı Dayanışma TV tarafından haberleştirildi. Video haberde HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, milletvekili adayı Hüda Kaya ve Marksist Tutum temsilcisi 7 Haziran seçimleri konusunda görüşlerini açıklıyor. Marksist Tutum temsilcisi, verdiği röportajda, seçimlerde HDP’nin desteklenmesi gerektiğini dile getiriyor.Videoyu izlemek için tıklayın

Gebze 1 Mayısı Dayanışma TV'de

[img_assist|nid=4176|title=|desc=|link=url|url=http://dayanisma.tv/content/gebzede-1-mayis|align=left|width=228]1 Mayıs, bir işçi kenti olan Gebze’de bu yıl coşkulu ve kitlesel bir kutlamaya sahne oldu. Pek çok sendikanın ve işçi örgütünün katıldığı mitinge, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği de 1 Mayıs’ın ruhuna uygun bir coşku, disiplin ve kitlesellikle katıldı. Gebze 1 Mayıs mitinginde yaptığı çekimle, Dayanışma TV bunu canlı bir şekilde yansıtıyor. Videoyu izlemek için tıklayın

Gebze’de 1 Mayıs, 1 Mayıs’ta UİD-DER Coşkusu!

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs tüm dünyada ve Türkiye’de kutlandı. Bir işçi kenti olan Gebze’de ise bu sene çok daha coşkulu ve kitlesel bir 1 Mayıs kutlaması yapıldı. İstanbul, Gebze ve Kocaeli’den gelen sendikalar alanı doldurdular. Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER) de Gebze’deki mitingde yerini aldı; kitlesel, coşkulu, disiplinli ve kıpkızıl kortejiyle göz doldurdu.

Baltimore: Siyahların İsyanı Sürüyor

Amerika’nın siyah işçi ve emekçileri, her geçen gün daha fazla farkına varacaklardır ki, siyahlara yönelik ırkçılık ve ayrımcılık, aslında sınıfsal bir sorundur. Dolayısıyla ancak düzeni hedef alan örgütlü bir mücadele bu sorunların çözüm yolunu açabilecektir. Bu yüzden de beyaz işçi kardeşleriyle bir araya gelmeleri, güçlerini işçi sınıfının devrimci mücadelesine katmaları hayati derecede önemlidir. Ferguson ve Baltimore’da gelişen hareketler, bunun olanaklarını ortaya koymuştur. Ferguson’dan bu yana gerçekleştirilen onlarca gösteride beyazlar, siyahlar ve diğer etnik kökenden insanların yan yana, omuz omuza durması ve kavga vermesi bunun göstergesidir.

IRMT’nin Marksist Tutum’a 1 Mayıs Mesajı

Mevcut duruma ilişkin tam bir gerçekçilik ve gelecekte sınıfsız bir toplum kurma konusunda alabildiğine iyimserlik ruhuyla, daha yakın işbirliği içinde Türkiye’de, İran’da ve ötesinde Bolşevik-Leninist partiler inşa etme umuduyla, size en sıcak 1 Mayıs selamlarımızı gönderiyoruz.

IRMT’s May Day Message to Marksist Tutum

In this spirit of full realism about the current situation, and abundant optimism about building a classless society in the future, we send you our warmest May Day greetings in the hope of closer collaboration in building Bolshevik-Leninist parties in Turkey, Iran and beyond.