Navigation

Ağustos 2013 tarihli yazılar

90’lı Yıllarda Doğanların 68’i mi Başladı?

Gezi Parkı vesilesiyle ön plana çıkan tuzukuru kesimlerin gençlerinin nefesi yeni bir 68 yaratmaya yetemez. Onların “isyan”ının estirdiği rüzgâr kısa süreli ve toplumsal değişim açısından etkisizdir. Esas güç, toplumsal sorunları olanca ağırlığıyla yaşayan ama yaratıcı ve dönüştürücü gücü ellerinde bulunduran genç işçilerdedir. Yeni mücadele dalgasının dinamik gücü, henüz sessizce işyerlerinde çalışmaya devam eden bu gençler olacaktır. Diğer kesimler arasından ise ancak yüzünü işçi sınıfına dönen ve kaderini işçi sınıfı ile birleştirenler yeni mücadeleci kuşağın birer unsuru olabileceklerdir.

Sermayenin Zor ve Baskı Aygıtı Olarak Polis

Sömürülü toplumlarda, devlet nasıl ki ezilen sınıfları sömürmeyi güvence altına almanın bir aracı olarak kullanılıyorsa, kolluk kuvvetleri, silahlı aygıtlar da devletin çıplak zor aracı olarak kullanılmaktadır. Bu aygıt, olağanüstü süreçlerde baskı ve zoru daha da arttırır. Kapitalizmin şu an içinde bulunduğu kriz ve savaş dönemi de, siyasi istikrarsızlığın ve çelişkilerin alabildiğine derinleştiği böylesi bir olağanüstü sürece denk düşmektedir. Bu yüzden de tüm dünyada burjuva devlet aygıtı daha da güçlendiriliyor, anti-demokratik uygulamalar yaygınlaştırılıyor, toplum iliklerine kadar gözetleniyor, fişleniyor, kapitalist düzeninin muhafızları geniş yetkilerle donatılıyor ve polis devleti uygulamaları hız kazanıyor.

Jones Ana

Bölüm 23 - Batı Virginia’da Bir Açık Cezaevi

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 23.bölümü

Halkların Demokratik Partisi 1. Olağan Kongresi Gerçekleşti

Halkların Demokratik Partisi’nin 1. Olağan Kongresi 18 Ağustosta Ankara’da toplandı. Kongre, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nda gerçekleştirildi ve salona asılan pankartlarda Rojava halkına yönelik katliamın son bulması, müzakere ve çözüm sürecinde hükümetin somut adımlar atması, cinsel yönelim ve kimlik özgürlüğünün anayasada yer alması, Alevilere yönelik baskı ve asimilasyona son verilmesi gibi talepler yer aldı.

“Yeni Toplumsal Hareketler” mi?

Komünist hareketin son otuz yılda büyük bir güç kaybına uğramasını ve tarihsel hafızanın kaybolmasını fırsat bilen egemen sınıf, fikirler dünyasında eskimekten lime lime olmuş ne kadar süprüntü varsa bunları yeni adlar altında ambalajlayıp piyasaya sunmakta ve yine aynı nedenle bu fikirler kolaylıkla alıcı bulabilmektedir. “Yeni” sıfatıyla çeşitli adlar altında boca edilen bu burjuva ya da küçük-burjuva fikirler, hele ki solcu akademisyenler eliyle renkli soslara bulandırıldıklarında, çok daha kolay yutulur hale gelmektedirler. “Yeni” felsefeler, “yeni” orta sınıflar, “yeni” toplumsal dinamikler, “yeni toplumsal hareketler”, “yeni” örgütlenme anlayışları, “yeni” örgütsel biçimler, “yeni” devrim modelleri…

Rejimin Aleviliği Kullanma Açılımı

AKP hükümeti birkaç yıl aradan sonra ikinci kez “Alevi açılımı”nı dillendirmeye başladı. “Alevi açılımı” 3 yıl önce de gündeme gelmiş, ancak 2011 yılındaki seçim sürecinin başlamasıyla birlikte geri plana itilmişti. Geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme getirilen “Alevi açılımı”, ayrımcılığı ortadan kaldırmayı ve inanç özgürlüğünü güvence altına almayı amaçlayan demokratik bir nitelik taşımıyor. Bilakis hazırlanan öneri paketi, Aleviliği devlet güdümü altına sokarak resmileştirmeyi ve tıpkı Sünniliği olduğu gibi Aleviliği de düzenin çıkarlarına hizmet eder hale getirmeyi amaçlıyor.

Dünyanın Çivisi Çıktı

Son birkaç yılda dünya üzerinde birçok ülkede kitlesel isyanlar, halk hareketleri yaşandı. Bunlar, nedenleri, somut talepleri, kitleselliği, yaygınlığı, sınıfsal bileşimi vb. açılardan ülkeden ülkeye farklılıklar gösterse de, çeşitli kesimleriyle halk kitlelerinin hoşnutsuzluk içinde olduğunu ve bunu sokağa dökülerek ifade etme noktasına gelmiş olduklarını ortaya koymaktadır. 2000’li yılların başından bu yana yaşanan dönemi düşünecek olursak, bu durum daha da belirgin bir nitelik kazanmaktadır.

BDP: Rojava Halkı Yalnız Değildir!

BDP İstanbul İl Örgütü, Batı Kürdistan’da (Rojava) El Kaide’ye bağlı El Nursa çetelerinin Kürt halkına yönelik düzenlediği katliamı lanetlemek için 11 Ağustosta bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Jones Ana

Bölüm 22 - “Kıyameti Koparmak İçin Oya İhtiyacınız Yok”

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 22.bölümü

Ortadoğu’da Değişen Dengeler, AKP ve Kürt Sorunu

Ortadoğu kazanı fokur fokur kaynıyor. Emperyalist nüfuz mücadelesinin önümüzdeki günlerde Kürt meselesine nasıl etki edeceğini göreceğiz. Lakin AKP’nin gerekli adımları atmaması ve sürecin akamete uğraması, çok daha kanlı bir dönemin başlamasını kaçınılmaz kılacaktır. Şurası çok açık ki, Kürt sorununun çözülmesi doğrultusunda gerekli adımları atmayan bir Türkiye için deniz bitmiştir.

68. Yılında Hiroşima ve Nagazaki

Emperyalist devletler son model savaş aygıtlarını üretirlerken, Nazım Hikmet’in şu satırları geliyor insanın aklına: “62 yılında 2 avcı uçağını sofraya koysak çevirsek ete, ekmeğe, şaraba, salataya 40 milyon insan doyasıya yer içer 40 milyon kediye de artar ekmekten etten.” 1962 yılında 2 savaş uçağıyla 40 milyon insan doyuyor idiyse, bugün çok daha fazla insan doyar ete, ekmeğe. Ancak emperyalistler, modern savaş aygıtlarıyla işçi sınıfına daha fazla savaş, daha fazla kan banyoları hazırlıyorlar. İşçi sınıfı, kapitalizmi savaşlarıyla birlikte yok etmeden bu kara bulutlar üzerimizden dağılmayacak, bu felâketler son bulmayacak.