Navigation

Mayıs 2013 tarihli yazılar

Venezuela’da Seçim Sonuçlarının Gösterdikleri

2007’den itibaren Chavezci hareket kan kaybetmeye başladı. Yukarıda saydığımız tüm olaylarda bu durum kanıtlanmışken, oportünistler Chavez’in devrimci bir önder, Venezuela’da yaşananın ise sosyalist devrim olduğunu söylemeye devam ettiler. Kabahati kimi zaman beceriksiz bürokratlara attılar, kimi zaman da başarısızlığı ABD emperyalizminin “devrimci önder” Chavez’e karşı yürüttüğü kampanyalara bağladılar.

Thatcher’ın Ardından

Azılı bir işçi sınıfı düşmanı olarak ömrünü tamamladı Margaret Thatcher. Dostları Reagan, Özal, Pinochet gibilerdi. Düşmanları ise madencilerden limancılara tüm bir işçi sınıfı.

Kamu Emekçilerine 657 Saldırısı

Kamu sendikaları, grev hakkı için, idarecilerin baskılarına son vermek için, yeni işçi alımı yapılmamasının neden olduğu iş yükünü reddetmek için, her işyerine kreş hakkı için ve saldırılara dur demek için, kamu emekçilerini işçi sınıfının diğer kesimleriyle birlikte mücadeleyi yükseltmek üzere harekete geçirmelidir. Kamu emekçileri “devlet memuru” değil, işçi sınıfının neferleridir. Bu bilinçle donanan ve buna uygun biçimde örgütlenen kamu emekçileri, işçi sınıfının mücadelesine ivme ve güç katacaktır.

Havada Direniş Var!

THY işçileri kendi koşullarını ve sıkıntılarını anlatarak aslında sadece THY’nin değil bir bütün olarak sermayenin de ne şekilde palazlandığını göstermektedirler. AKP hükümeti bugüne kadar birçok saldırı yasasını yürürlüğe koyarak, taşeronlaştırmanın ve sendikasızlaştırmanın önünü açarak ekonomiyi büyüttü. İşçi sınıfının örgütsüzlüğünden yararlanarak, yaptığı saldırıları “ulusal çıkar” kisvesi altında gizleyebildi. Kısacası Türkiye ekonomisi nasıl işçilerin kanı, canı pahasına büyüyorsa, THY de işçilerin yoğun sömürüsü temelinde büyüdü.

Jones Ana

Bölüm 20 - Vâli Hunt

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 20.bölümü

Reyhanlı’nın Gösterdikleri

AKP seçmen düzeyinde geniş bir desteğe hâlâ sahip olmasına rağmen, Suriye’ye yönelik savaşçı politikasına güçlü bir destek devşirememiştir. Geniş halk kitleleri buna ikna olmuş değillerdir. Tüm bu dönem boyunca yapılan çeşitli anketler de AKP’nin bu konuda fazlaca başarılı olamadığını ortaya koymaktadır. Reyhanlı saldırısı sonrası oluşan havanın AKP’nin pek işine yaramaması da bunun bir uzantısıdır. Sansür ve gösterilere yönelik bastırma çabaları da, bizzat Reyhanlı’da hükümete yönelik öfkenin düzeyi de bunu göstermektedir.

Kıbrıs: AB Sallanırken Burjuvazinin Saldırıları Tırmanıyor

Ekonomik kriz tüm dünyada etkisini göstermeye devam ederken, Avrupa Birliği’ne üye devletler de birbiri peşi sıra iflasa sürükleniyor. Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve İspanya’nın ardından, “kurtarma” paketleriyle yaşam soluğu üflenmeye çalışılan son devlet Kıbrıs Cumhuriyeti oldu.

Kır Proletaryasının Söyleyecek Sözü Var!

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) çağrısıyla Mezopotamya Mevsimlik Tarım İşçileri Kurultayı 6-7 Nisan tarihlerinde Urfa’nın Viranşehir ilçesinde toplandı. Kurultay, mevsimlik tarım işçiliğinin dayandığı sosyoekonomik temelleri ve siyasal koşulları ortaya koymayı ve işçi sınıfının bu kesiminin yaşadığı sorunları ve talepleri belirleyerek mücadele araçlarını oluşturma yolunda bir başlangıç yaratmayı hedefliyordu.

ODTÜ’de Reyhanlı Protestosu

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalarda devletin verdiği rakamlara göre 52 kişi öldü. AKP hükümeti ise Reyhanlı’daki patlamalardan sonra basına sansür uygulayarak bir şeyleri gizlemeye, gerçeklerin üstünü kapatmaya çalışıyor. Buna karşın bazı muhalif basın siteleri ise ölü sayısının daha fazla olduğunu ve saldırıyı Suriye’deki muhalif grupların yaptığını dile getiriyorlar. 15 Mayısta bu durumla ilgili Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde öğrenciler durumu protesto ederek Ahmet Davutoğlu’na ültimatom verdiler.

Suriye Sorunu Aynasında Anti-Emperyalist Mücadele

Bu kafa karışıklığı tüm dünyada olduğu gibi yaşadığımız topraklarda da hayli yaygın. Bir yanda, emperyalizmin artık başkalaştığı iddiasıyla “insani” amaçlarla emperyalist müdahaleden yana tutum alan sol-liberal, sosyal-demokrat ya da reformistler; diğer yanda, anti-emperyalist oldukları iddiasıyla burjuva despotları, diktatörleri vb. açıkça ya da üstü örtük biçimde destekleyen türlü oluşumlar. Bir yanda, dayandıkları sınıfsal temele, siyasal pratiklerine ve programatik hedeflerine bakmaksızın, emperyalist devletlerle çatışma ya da çekişme içerisinde olan tüm İslamcı hareketleri anti-emperyalist olarak onurlandıran ve onlarla ilkesiz cepheler inşa eden bir oportünizm; diğer yanda İslami sembolleri, söylemleri vb. görür görmez, İslamofobik reaksiyonlar göstererek tüm İslamcı grupları siyaseten gerici, karşı-devrimci vb. olarak yaftalayan iflah olmaz bir sekterlik.

Bir İşçi Sınıfı Ozanı: Pablo Neruda

Şilili komünist şair Pablo Neruda, ülkesinde 1973’te gerçekleştirilen faşist askeri darbeden 12 gün sonra ölmüştü. Resmi kayıtlara göre Neruda’nın ölüm nedeni prostat kanseri idi. Ancak sekreteri ve şoförü olan Manuel Araya Osario, onun prostat kanseri nedeniyle ölmediğini, Pinochet’in emriyle midesine belirlenemeyen bir zehir enjekte edildiğini söylüyordu. Geçtiğimiz günlerde Şili Komünist Partisi şairin ölüm nedeninin araştırılmasını istedi. Bunun üzerine Pablo Neruda’nın mezarı gerçek ölüm nedeni araştırılmak için açıldı.

Dersim Katliamının 76. Yılı

4 Mayıs 1937’de, Tunceli Tenkil Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararıyla, TBMM’de “Tunceli Vilayeti idaresi hakkında 2884 sayılı kanun” diye bir yasa çıkarılır. 12 Mayısta da Dersim üzerine hareket edilir. Ceberut Türk devletinin zorbalığına direnen on binlerce insan, silahsızlandırılıp, gruplar halinde, kimileri orman kuytuluğunda, kimileri nehir kenarında, kimileri de bir uçurum kenarında kurşuna dizilerek katledilir.

1 Mayıs 2013’e Dair

Türkiye genelinde yaygın 1 Mayıs kutlamaları yapıldıysa da, en büyük mitingin yapılması beklenen İstanbul’da kutlamalara devlet izin vermedi. Son üç yıldır birleşik ve kitlesel miting hedefine uygun olarak yapılan İstanbul mitingleri genel bir yükseliş trendini ortaya koyuyordu ve iktidar sahipleri bu gidişattan rahatsızdılar. Her ne kadar sendikalar ve işçi sınıfı hareketi genelde örgütsüz olsa da, bu mütevazı yükseliş ve moral kazanma sürecinin de kendi başına olumlu bir yanı vardı.

Bangladeş’te Kapitalizm 1000’den Fazla İşçiyi Katletti

Kölelik koşullarında çalışmaya mahkûm edilen Bangladeşli işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için giriştikleri mücadele son yıllarda giderek kitleselleşip militanlaşıyor. Ne var ki mevcut örgütsüzlük koşullarında, bu mücadele düzen partileri tarafından kolaylıkla manipüle edilebiliyor. Devrimci bir örgütlülükten yoksun oluşları, işçileri ekonomik mücadelenin dar sınırlarına hapsediyor. Kapitalizmin yarattığı bu insanlıkdışı koşullardan kurtulmanın yolu, bu düzeni yıkmayı hedefleyen devrimci bir mücadeleden geçmektedir.

Lenin’i Anlamak /2

Sebatkâr ve zahmetli çalışmalar olmadan, emek verilmeden ve gerekli ter akıtılmadan başarıya ulaşılamaz. Görünüşte çok devrimci olan, kişileri ya da örgütleri heyecanlandırma ve tatmin etmekle sınırlı kalan bir faaliyetin işçi kitleleri ileriye çekemeyeceği açıktır. Devrimci faaliyetin ana amacı işçi kitleleri durdukları noktadan ileriye çekmek, bilinç dönüşümüne uğratmak ve kapitalizme karşı mücadeleye sevk etmektir. Aksi durumda, işçi sınıfının mücadelesini ileri taşımayan her çaba, Lenin’in önemle belirttiği üzere, coşkulu sloganlar üzerinde yükselen devrimci lafazanlıktan öteye geçemez. Bu bakımdan, en gerici dönemlerde dahi uygun çalışma biçimleriyle işçilere ulaşmayı ve onları ileriye çekmeyi bilmek gereklidir. İşçi sınıfının sendikal, siyasal, devrimci örgüt ve bilinç düzeyinin geri olduğu bugünün Türkiye koşullarında da, bu zahmetli görev değişmemektedir.

Roboski Katliamının 500. Gününde HDK’dan Eylem

Roboski’de, üzerlerine Türk ordusunun savaş uçaklarıyla bomba yağdırılan Kürt köylülerden 34’ü hayatını kaybetmişti. Katliamın üzerinden 500 gün geçti. Olayın hemen ardından devlet silahlı bir grubun üzerine bomba yağdırıldığını iddia etse de, kısa bir süre sonra gerçekler ortaya çıkmıştı. İnsansız hava uçaklarının tespit ettiği grup, TSK’nın savaş uçaklarıyla hedef alınmıştı.