Navigation

Ocak 2013 tarihli yazılar

Ulus-Devletten Emperyalistleşen Ulus-Devlete ve AKP /3

Erdoğan’ın her yaptığını onaylayarak ve her söylediğini ayakta alkışlayarak onu “tek adam” katına yücelten AKP’nin çekirdek kadroları, kendi ruh dünyalarında da Erdoğan’la özdeşleşmiş durumdalar adeta. Peki ama kimdir bu insanlar?

From Colonialism to Imperialism

Imperialist epoch and national liberation struggles

From 1905 Lenin noticed that the Russian revolution gave an impetus to bourgeois democratic movements and national awakening in countries like Iran, Turkey and China. National awakening in colonial and semi-colonial countries was loaded with explosives for the world revolution. He considered the awakening in Asia and the rise in national liberation struggles in his articles at that time.

Otoyol ve Köprülerin Özelleştirilmesi

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sermaye ve emrindeki AKP hükümeti aynı metodu izlemek suretiyle bütçeden kamu hizmetlerine ayrılan payı kısmakta, kamu hizmetlerini özelleştirerek sermayeye yeni ve kârlı alanlar açmaktadır. İşçi sınıfına yapılan bu saldırılar iyi okunmalı ve sermaye sınıfının gerçek yüzü teşhir edilmelidir. Bunun için sermayeyi ilerici, gerici, yerli, yabancı gibi kimliklere ayıran ve onun ortak bir sınıf olduğu gerçeğini görmeyi engelleyen ön yargılardan kurtulmak şarttır.

BM Kararı Filistinliler İçin Ne Anlama Geliyor?

Filistinlilerin çektiği acıların son bulmasının ve barışın gelmesinin yolu İsrail’in Siyonist politikalarının kesin bir şekilde yenilgiye uğratılmasından geçiyor. Böylesi bir gelişmenin olabilmesi ise, Ortadoğu’da çok daha kapsamlı bir altüst oluşun gerçekleşmesine ve kuşkusuz İsrail işçi sınıfının burjuvaziye karşı devrimci mücadeleyi yükseltmesine bağlıdır. Bu durumda Filistinli emekçilerle İsrail işçi sınıfı arasında gerçekleşebilecek kardeşleşme, Ortadoğu’daki barış sorunu açısından da büyük bir ilerleme anlamına gelecektir.

Vinç ve Balyoz Kullanılarak Süren Operasyonlara Son Verilsin… Avukatlar, Grup Yorum Sanatçıları ve Gözaltındakiler Serbest Bırakılsın…

Ankara, İzmir ve İstanbul’da eş zamanlı olarak yüzlerce polis, DHKP-C operasyonu adı altında pek çok eve, avukatlık bürolarına, kültür merkezlerine vb. baskın düzenledi. Azgın bir polis terörü eşliğinde gerçekleştirilen bu baskında Grup Yorum üyesi sanatçılar ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar da gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir çoğu, hiçbir ciddi kanıta dayandırılmaksızın “yasadışı örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanırken, polis kaynaklı medya bültenlerinde, tutuklananların Suriye ve Yunanistan’a kozmik belgeler sızdırmakla, yani ajanlıkla suçlandıkları haberleri yayılıyor. Aşağıda, Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) AKP hükümetinin tırmandırdığı operasyonları, baskı politikalarını ve polis terörünü kınayan açıklamasını yayınlıyoruz.

Cezaevinden Yeni Yıl Mesajı

Erzurum H Tipi Hapisanesindeki bir devrimci tutsaktan aldığımız yeni yıl mesajını, tüm devrimci tutsakların yeni yıllarını kutlayarak ve onlara komünist selam ve sevgilerimizi göndererek yayınlıyoruz.

Muhteşem Süleyman’dan Muhteşem Erdoğan’a!

Başbakan Erdoğan’ın Muhteşem Yüzyıl dizisini hedef alan açıklamalarının ve Osmanlı padişahlarına dair yorumlarının, hiç kuşkusuz ki üstü kazınması gereken birçok anlamı var. Başbakan Erdoğan diziye müdahale edilmesi için savcıları göreve çağırırken, AKP’li milletvekilleri dizinin yasaklanması niyetiyle yasa teklifi hazırlamak üzere harekete geçtiklerini açıklamışlardır. Başlatılan tartışmanın temel işlevlerinden biri, suni gündemle toplumun yönlendirilmesidir.

Mısır Yeniden Ayakta

Proletarya ve devrimci sosyalist güçler açısından söz konusu örgütsüzlük koşulları ne yazık ki bugün de varlığını sürdürmektedir. Bununla birlikte, iktidardaki İhvan, bizzat devrimci bir deneyim yaşayan kitleler karşısında eli rahat bir şekilde dilediğini yapamamakta, her aşamada kitlelerin basıncıyla karşılaşmaktadır. Bir burjuva iktidarın, yoksulluktan, baskıdan, işsizlikten bıkan yığınların taleplerini karşılaması mümkün değildir ve bunun sıkışmışlığını yaşayan İhvan, iktidarını ve kapitalist sömürü düzenini otoriterleşerek korumaya çalışmaktadır. Ancak son iki yıllık devrimci kalkışma deneyiminden geçen kitlelerin eskisi gibi boyun eğmedikleri ve eğmeyecekleri açıktır.

Küresel Isınma ve Doha’nın Doğası!

Doğayla insanı barıştırmak, maliyet hesabı yapmadan doğayı katletmeyecek teknolojilere yönelmek, kârı değil insanı ve doğayı temel alan temiz enerji kaynaklarına yönelmek, rekabete son vererek dünya ölçeğinde üretimi planlamak… Bunlar elbette hayal değildir. Dünya işçi sınıfı kapitalizmi alt eder etmez tam da böyle bir dünya kurmaya girişecektir.

Hrant Dink Katledilişinin 6. Yılında On Binler Tarafından Anıldı!

Hrant Dink, devletin kontrgerilla güçleri tarafından kanlı bir tezgâh sonucunda katledilişinin 6. yıldönümünde anıldı. On binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen anmada, Şişli Meydanı’ndan Agos Gazetesi önüne kadar yürüyüş yapıldı. Hrant Dink’in katledildiği yere karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, Ermenice ezgiler eşliğinde saygı duruşuna geçildi. Katılımın oldukça yoğun olduğu törene Hrant Dink’in ailesinin yanı sıra, aralarında “Hrant’ın Arkadaşları” oluşumu, HDK milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Amerikalı dilbilimci ve sosyalist Noam Chomsky, sosyalist gruplar, çeşitli demokratik kitle örgütleri, Anti-Kapitalist Müslümanlar, sanatçılar ve aydınların da olduğu kalabalık bir kitle katıldı.

Kapitalizme Karşı Mücadelede Kitleleri Biz Örgütleyeceğiz!

Sınıf mücadelesinde bizlere ışık tutan marksist.com sitesinin 10. yılını en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.

Rosa Luksemburg: Spartakistler Ne İstiyor?

Rosa Luxemburg’un birçok önemli siyasi yazılarının toplandığı “Spartakistler Ne İstiyor?” kitabı okumaya değer bir kitap. Kitap, Almanya’da yaşanan deneyimde, işçi sınıfının mücadelesine rağmen işçilerin nasıl ihanete uğradığını, ama işçi sınıfının nasıl kararlı ve örgütlü bir şekilde davrandığını anlatıyor.

From Colonialism to Imperialism

Imperialism and the change in colonial countries

“Finance capital has created the epoch of monopolies, and monopolies introduce everywhere monopolist principles.” This is the briefest summary of 20th century. In imperialist epoch, it is possible neither to make a correct analysis of imperialism nor to develop an adequate anti-imperialism without taking into account the unequal but interdependent relations between countries at different levels of development. However, those Marxists who were carried away with the third-worldist tendency after The Second World War and especially in the 1960s sowed confusion about the inner laws of operation of the imperialist system.

From Colonialism to Imperialism

CHAPTER TWO

Tek Tip Kıyafet, Başörtüsü ve Laiklik

Öğrenciler için yayınlanan yeni kıyafet yönetmeliği geniş bir tartışma başlattı. Bu tartışmanın içerisinde, hem AKP ve yandaşları cenahından, hem de müzmin AKP muhalifi çevreler tarafından birçok argüman dile getirildi. Konu eğitim olunca, tartışmaya eğitim emekçilerinin sendikalarının yanı sıra akademisyenler de dahil oldular kaçınılmaz olarak. Tartışmanın eksenini, başörtüsü serbestliği ve tek tip kıyafet konuları oluşturuyor.

AKP’nin Otoriter Çizgisi Kalınlaşıyor

AKP 2002 yılında iktidara geldiğinde kendini bazı demokratikleşme adımlarını atmak zorunda hissetti. AB kriterlerine uyum kapsamında da peşpeşe yasalar çıkarıldı. Ergenekon ve Balyoz davalarıyla, AKP’yi ve onu destekleyen sermaye grubunu kendi geleceği için tehlike olarak gören askeri bürokrasinin süngüsü düşürüldü. Kürt sorununda bir dönem “açılım” havası estirildi. AKP, demokrasinin sınırlarını demokrat olduğu için değil, iktidarını pekiştirmek ve devletin merkezine oturmak için genişletiyordu. Nitekim AKP’nin anti-demokratlığı, tahammülsüzlüğü ve otoriter eğilimleri iktidar basamaklarından yukarı doğru çıktıkça daha da belirginleşti.

From Colonialism to Imperialism

Anti-imperialist struggle cannot be reduced to national liberation struggle

Kautsky and the like who consider imperialism not as modern capitalism, but merely as one of the policies of it do not oppose imperialism as a system. For example Kautsky advocates a policy of opposing its annexation policy only, not imperialist economic process as a whole. This is a completely reformist and pacifist way of thinking and lays the ground for a false “anti-imperialism” understanding.

ODTÜ Direnişinin Gösterdikleri

Bizler ne kadar örgütlüysek o kadar güçlüyüz. Bireysel tepkilerle bu iş yürümez. Bizler ezilen, sömürülen kesimler bir araya gelip mücadele vermeliyiz. Kapitalist sistemde biz öğrencilerin mücadelesi de sınıf mücadelesinin bir parçası olmalıdır. Anadolu’dan gelen birçok emekçi çocuğu hem okumaya hem de çalışmaya çalışıyor. Bu yüzden öncelikli olarak her alanda işçi sınıfının örgütlülüğünü güçlendirmek gerekiyor.

İsrail’in Gazze Saldırısı

ABD’de geçtiğimiz ay yapılan başkanlık seçiminin sonuçlanması, emperyalist kapışmanın yoğunlaştığı bölgelerde bir süredir baskılanan bazı çatışmaların da su yüzüne çıkmasını sağladı. Irak’ta Kürt yönetimi ile merkezi hükümetin ilişkilerinin gerginleşmesi, hatta birbirlerine karşı askeri pozisyonların alınmasına yol açan gelişmeler ile İsrail’in Gazze’ye düzenlediği yoğun hava saldırıları, bölgede süren kapışmanın daha da ilerleyeceğini gösteren önemli işaretlerdir.

MESS Sözleşme Süreci ve İşbirlikçi Türk Metal

Yüz binlerce metal işçisini ilgilendiren 2012-2014 MESS grup toplu sözleşme sürecinin başlamasıyla birlikte, yıllardır işçilere ihanet eden Türk Metal’e tepkiler de yükselmeye başladı. Türk Metal’in TİS taslağını açıklamasıyla birlikte, Bursa Organize Sanayi Bölgesindeki Oyak-Renault fabrikasında 16.00-24.00 vardiyasında çalışan işçiler iş durdurdular.

From Colonialism to Imperialism

Inseparable part of imperialist epoch: Wars for hegemony

Because of capital’s need for overcoming national barriers in the imperialist epoch, monopolist competition has an international dimension. Major capitalist states compete with each other to establish their domination over sales markets, raw material markets and capital investment areas. Even if this competition is possible to carry on in a relatively peaceful manner in periods of boom, it becomes impossible in periods of big and deep crises. In such periods, struggle among imperialist states for hegemony over spheres of influence may turn into open wars for division. Imperialist wars are nothing more than continuation by military means of the policy of rivalry among imperialists.

Roboski Katliamı Protesto Edildi

2012’ye girerken, kaçakçılıkla hayata tutunmak zorunda kalan Roboski köylülerinin üzerine savaş uçaklarıyla bombalar yağdırılmış, 34 köylü katledilmişti. Bombardımanın hemen ardından burjuva medya, katledilenlerin “terörist” olduğunu ilan ederek kara propaganda yürütmeye kalkışmıştı. Olayın aslı, köylülerden birinin hayatta kalması sayesinde ortaya çıkmıştı.

Maraş, 19 Aralık ve Uludere Katliamları Tuzla’da Lanetlendi

29 Aralıkta, Maraş, 19 Aralık ve Roboski katliamlarının yıldönümleri nedeniyle Tuzla’da bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) öncülüğünde Tuzla Aydınlı Mahallesi’nde yapılan basın açıklamasına HDK bileşenleri, Aydınlı halkı ve UİD-DER katıldı.

Darbeleri Araştırma Komisyonu Raporu Üzerine

Darbelerden ve darbecilerden hesap sorulması, tüm karanlık güçlerin ve kanlı tezgâhların açığa çıkarılması işçi sınıfının demokrasi için vereceği mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Demokrasi mücadelesi veremeyen bir işçi sınıfı kendisini iktidara hazırlayamaz. Burjuvazinin kendi iç hesaplaşmaları yüzünden gündeme getirdiği darbe soruşturmalarının genişletilmesi ve derinleştirilmesi, işçi sınıfının bağımsız sınıf çıkarları doğrultusunda bindireceği basınçla mümkündür.

2013 Bütçesi, Emperyalist Ataklar ve İşçi Sınıfı

2013 yılında işçilerin, yoksulların ve emek örgütlerinin talepleri yine yok sayılıyor. 2013 bütçesi de önceki bütçeler gibi sermaye devletinin bütçesidir. Sermaye devleti yıkılmadıkça bu devletin bütçesi temelde egemen sınıfın çıkarlarının ağır bastığı bir bütçe olacaktır. Ancak bu böyledir diye bütçe konusunda işçilerin elini kolunu bağlayıp devlet yıkılana kadar oturması söz konusu olamaz. Bütçeler işçi sınıfının kendi yarattığı değerden daha fazla pay alabilmesi, genel olarak yaşama ve çalışma koşullarını düzeltebilmesi, mücadele koşullarını daha elverişli hale getirebilmesi için bir mücadele alanıdır.