Navigation

Aralık 2012 tarihli yazılar

From Colonialism to Imperialism

Imperialism is the domination of finance capital

To sum up; imperialism is the system of capitalist exploitation which is crowned by the domination of finance capital and is essentially embodied in the international expansionism of finance capital. The quality of imperialism has not been changed by the national liberation struggles that resulted in achievement of national independence in former colonial countries during the course of imperialist stage of capitalism. On the contrary, it indicates strikingly that what is crucial is the drive for economic hegemony in imperialist epoch.

ÇKP 18. Kongresi ve Gösterdikleri

Çin işçi sınıfının önümüzdeki dönemde artacağı kesin olan saldırılara karşı girişeceği mücadele, dünya işçi sınıfı açısından da büyük önem taşıyor. Süren dünya krizinden, derinleşen sefalet koşullarından ve yayılmakta olan emperyalist savaş gerçekliğinden tek hakiki çıkış yolu bir proleter devrimdir. Çin işçi sınıfı devasa gövdesiyle bu yola adım atmayı başarabildiği takdirde dünya sosyalist devrimi için büyük bir imkân doğmuş olacaktır. Bu imkânı hakkıyla değerlendirebilmek için özelde Çin işçi sınıfının, genelde ise dünya işçi sınıfının Enternasyonalist Komünist bir önderliğe ihtiyacı apaçık ortadadır.

Avusturya’da İşçilerin Çalışma Koşulları Ağırlaşıyor!

Avusturya işçi sınıfının içinde bulunduğu durumu oldukça gerçekçi bir tarzda ele alıp kamuoyuna yansıtan önemli bir araştırmanın sonuçları, Yukarı Avusturya eyaletinin İşçi Odaları başkanı Johann Kalliauer tarafından düzenlenen bir basın toplantısında açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre, her on işçiden en az dördü, hayatını kazandığı iş veya mesleği ağır stres ve psikolojik baskı ortamında ifa etmeye çalışıyor.

ABD Başkanlık Seçimlerinin Gösterdikleri

Burjuvazinin Amerikan rüyasından bahsettiği dönemler geride kaldı. Bugün kapitalizm, emperyalizmin en güçlü ülkesinde bile kitlelere işsizlik ve yoksulluktan başka bir şey sunmuyor; işçi sınıfının yaşam koşullarını geriletiyor. Wall Street demokrasisi kitlelere sahici bir seçenek sunamıyor. Emperyalist savaş konjonktürü, demokratik özgürlüklerin sınırlandırılmasına ve sivil hakların budanmasına yol açıyor. Yeni bir umutmuş gibi parlatılıp şişirilen Obama balonunun bile havası kısa bir süre içerisinde sönüveriyor.

AKP’nin 10 Yılı ve İşçi Sınıfı

Genel olarak bu siyasal çizgi AKP’nin güdük demokratlık barutunu tüketmiş olduğunu açıkça göstermektedir. Öte yandan AKP’li burjuvazinin hızlı palazlanışı, bu temelde çabuk çürüme/yozlaşma eğilimleri göstermesi ve İslamcı kesim içinde sınıf farklılıklarının gizlenemez hale gelmesi de onun toplumsal meşruiyetini aşındırmaktadır. Emekçilerin yaşamında gerçekleştirdiği bazı tek yanlı düzeltmelerin de gitgide sonuna gelinmesi ve artık saldırıların daha pervasızca yapılması bu tabloya eklenmektedir. Emekçi kitlelerin çoğunluğunun AKP’den henüz kesin bir kopuşu söz konusu değilse de, bir hoşnutsuzluğun mayalanmakta olduğu açıktır.

From Colonialism to Imperialism

Imperialism rises above monopolist competition

One of the most striking characteristics of capitalism, as it was proceeding towards the imperialist stage, was the concentration of industrial capital in bigger companies with a high speed. Similarly, banking capital was also being concentrated in a small number of large-scale financial institutions.

Okuluna Sahip Çık!

4+4+4 eğitim sistemi Meclis’e sunulurken gerekçede, öğrencilerin 4’üncü sınıftan sonra mesleki eğitime yönelmesine imkân sağlamanın amaçlandığı yazılmıştı.

Ulus-Devletten Emperyalistleşen Ulus-Devlete ve AKP /2

Bu süreçte gerek AKP burjuvazisinden, gerekse AKP’nin siyasal kadrolarından Erdoğan’a mutlak biat edenler ve onu bir “rehber-lider” katına yüceltenler, aynı zamanda onu yeni bir “Erdoğan” imajıyla geleceğe de hazırlamaktadırlar. Bu yeni Erdoğan, ilerde karşımıza Osmanlı’nın imparatorluk ruhunu kendi ruh dünyasında “mezcetmiş” bir “büyük” şahsiyet olarak çıkarsa, buna da hiç şaşmamak gerekiyor! Unutmayalım ki, geçmişteki tüm sivil Bonapartlar da aynen böyle zuhur etmişler ve “imparatorluk” ya da “Başkan Baba” makamına, kendilerini yüceltenlerin omuzlarında böyle taşınmışlardır!

Suriye’de İç Savaş Tırmanırken

Suriye’de isyancı güçlerin yeni bir yapılanmaya gittiği, Türkiye’nin Patriot füzeleriyle savaş hazırlıklarına hız verdiği, İsrail’in Filistin’e ve dolaylı olarak da İran’a karşı gövde gösterisinde bulunduğu, Irak ve Suriye Kürdistanı’nın da ateş hattına çekildiği Ortadoğu’da, yeni savaş cepheleri açılıyor.

From Colonialism to Imperialism

“Dependence” question in the imperialist epoch

The concept of colonial country refers to countries lacking political independence and directly depended on metropolitan country in political-legal terms. Metropolitan country has the complete right of sovereignty and the colonial country is absolutely dependent in politics, economy, diplomacy, military affairs, etc. And the concept semi-colony is only meaningful in comparison with the colonial status. It describes the countries which are in the middle of the road to being colonized, nearly at the point of losing political independence (for example, countries like Turkey, Iran, China at the beginning of 20th century).

Açlık Grevlerinin Gösterdikleri

Açlık grevleri sona ermiş olsa da Kürt sorunu halen olduğu yerde durmaktadır. Açlık grevleri, Kürt sorununda hükümetin izlediği politikaların bir sonucuydu. AKP, demokratik bir çözüm konusunda adım atmaya niyetli olmadığı için binlerce insan bedenini ortaya koydu. Eylemler büyük bir yankı uyandırdı ve hükümeti köşeye sıkıştırdı. Kürt sorununun çözümünde Öcalan’ın kilit bir konumda olduğu da bir kez daha görülmüş oldu. Hükümetin Kürt sorunundaki oyalayıcı tutumu, içinden geçilen konjonktür düşünüldüğünde çok uzun süre işe yarama şansına sahip değildir.

From Colonialism to Imperialism

Imperialism is the international expansionism of finance capital

Colonialism was the tendency to seize new lands, annex them in order to yoke them completely to the metropolitan country in both political and legal sense. So to say, this concept was used in the sense of appropriation of political rights, politic annexation, and elimination of political independence of the country which is under domination. But the world empire of finance capital, in fact means economic annexation; establishment of hegemony over weaker countries, and, on this basis, creation of spheres of influence under imperialist powers’ control.

Jones Ana

Bölüm 19 - Muhafızlar ve Haydutlar

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 19.bölümü

İş Kazaları: Kader mi, Cinayet mi?

Sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, kuralsız çalışma, iş saatlerinin uzaması, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması vb. kötü çalışma koşulları nedeniyle iş kazaları sonucunda gelen ölümler her geçen gün artıyor. Dünyada her 15 saniyede bir işçi hayatını kaybediyor. Üstelik tüm bunlar teknolojinin geliştiği, insan hayatını kolaylaştıracak türlü türlü ürünlerin üretildiği bir yüzyılda yaşanıyor. Sermaye sınıfının ışıltılı dünyası, işçilerin emeğiyle daha bir parıldarken, işçilerin hayatları kararıyor.

Avrupa’da Saldırılar Artıyor, Mücadele Yükseliyor

İşçi sınıfı kapitalizmin kendisine ödetmek istediği bedellere karşı tepkisini yükseltiyor. Asya’dan Avrupa’ya hemen hemen her gün işçiler sokaklara çıkıyor, tepkilerini gösteriyor. Güney Afrika madencileri, sendika bürokrasisine, hükümete ve patronlara karşı duruyor. Mısır’da Mübarek’i deviren emekçiler bu kez Mursi’ye karşı Tahrir Meydanı’nda çadır kuruyor. Avrupa’da işçiler sokaklara çıkıyor, parlamento binalarını kuşatıyor ve kolayına teslim olmayacaklarını haykırıyorlar.

From Colonialism to Imperialism

Imperialism and importance of capital export

The shift in the content of the export from developed capitalist countries to underdeveloped regions and colonies in Lenin’s period was very striking. It was inevitable that this new capitalist stage –which would become evident with the export of capital– would transform the colonialist relations of the former period. It is possible for the capital to squeeze more profits in backward countries compared to the developed capitalist countries.

Güney Afrika: Marikana Katliamının Gösterdiği Gerçekler

Marikana katliamına kadar uzanan 18 yıllık ANC iktidarı ve onu önceleyen mücadele dönemi, ulusal sorun çözüm yoluna girmeye başladığı andan itibaren, ezilen ulus içinde o zamana kadar geri planda kalmış olan sınıfsal farklılıkların ve çatışmaların nasıl da hızla gün yüzüne çıkmaya başladığının hikâyesidir aynı zamanda. Bu bağlamda Güney Afrika ve ANC örneği, politik özü itibariyle bir ulusal sorunun varolduğu ve bir kurtuluş mücadelesinin verildiği her yerde, işçi sınıfının kendi bağımsız siyasetini ve örgütlülüğünü yaratmasının ve savaşımı toplumsal kurtuluş düzeyine yükseltebilmek için mücadele etmesinin ne kadar hayati önemde olduğunu da bir kez daha ortaya koymaktadır.

HDK: “İrademe Dokunma!”

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Meclisi, BDP ve Blok milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclis’e fezleke gönderilmesini protesto etmek amacıyla, 30 Kasımda saat 19.00’da Taksim’de basın açıklaması yaptı.