Navigation

Ekim 2012 tarihli yazılar

HDK’dan Basın Açıklaması: Artık Ölüm Öncesi Çığlık Vakti!

Açlık Grevleri 49. Gününde...

Cezaevlerinde 12 Eylül’de başlayan dönüşümsüz-süresiz açlık grevleri hala durdurulamadı. Ölümler an meselesi.

İnternet ve “Sosyal Medya” Üzerine

Muhalif düşüncelerini sosyal ağlarda paylaşarak “mücadele ettikleri” yanılgısına sürüklenenler, sanal dünyada muhalif gruplara katılarak örgütlendiklerini zannedenler, burjuvazinin onlara sunduğu sanal dünyaya kendilerini hapsettiklerinin farkına varmalıdır. Sanal dünyada sanal ilişkilerle vakit harcamak yerine gerçek dünyada gerçek ilişkiler kurmak, gerçek insanlarla gerçek adımlar atmak üzere çaba sarf etmek… Dünyayı değiştirme iddiasında olanların izleyeceği yol bu olmalıdır.

Avrupa Otomotiv Endüstrisi Krizde!

Avrupa otomobil endüstrisini çökme noktasına getiren ve binlerce emekçinin daha işsizler ordusu saflarına katılmasına neden olan kapitalist krize işçi sınıfı daha örgütlü ve militan bir mücadeleye atılarak cevap vermek ve sendika üst yönetimlerine tabandan baskı uygulamak suretiyle sınıf savaşını keskinleştirmek göreviyle karşı karşıya bulunuyor.

Dünyaya Hangi Pencereden Bakmalıyız?

Kapitalistler biz işçilerin bir araya gelmesini istemezler.

Islamophobic Provocations Continue

Last month almost entire Muslim world witnessed protests of varying sizes. What triggered these protests was the short internet version of a film (The Innocence of Muslims) which is clearly based on Islamophobia containing insult and contempt against Islam and its prophet. That this freak film which is worthless from both an artistic and intellectual point of view has had such repercussions and caused a million times more reaction than it deserves, provides important clues about the nature of the period we are passing through.

Süresiz Dönüşümsüz Açlık Grevleri 46. Günde! Cezaevlerinde Ölüm Değil Çözüm!

Yaklaşık 60 cezaevinde 600’ün üzerinde tutuklu ve hükümlü, anadilde savunma hakkı, anadilde eğitim ve Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarının sona ermesi talepleriyle açlık grevlerini sürdürüyor. Binlerce Kürt siyasetçinin tutuklandığı, hiçbir demokratik talebin karşılanmadığı, avukatların, gazetecilerin, öğrencilerin ve insan hakları savunucularının hapsedildiği, Kürt sorununda demokratik ve barışçıl bir çözüm üretilmediği, Kürtlerin yasal zeminlerde siyaset yapmasının engellendiği, kendilerini ifade edecek imkânların yok edilerek cezaevlerine doldurulduğu mevcut durumda “barış” talebi şimdi de cezaevlerinden yükseliyor.

Quebec’te Gençlik Mücadele Etti ve Saldırıları Püskürttü

Kuzey Amerika’nın refah içinde yaşadığı söylenen ülkesi Kanada’nın en büyük eyaletlerinden Quebec’de aylarca ortalığın tozunu atan öğrenci eylemleri önemli gelişmelerin de habercisiydi. Nitekim öğrencilerin çok uzun bir süredir sürdürdükleri ve giderek kitleselleşen eylemleri eyalet seçimlerine de damgasını vurdu ve Jean Charest liderliğindeki Liberal Parti seçimlerde büyük bir yenilgi aldı. Seçimi %0,7 gibi küçük bir farkla da olsa Quebecois Partisi (PQ) kazandı. Quebec’in bağımsızlığını savunan bu parti, eylemleri sırasında öğencileri destekleyen tek büyük partiydi.

1917 Ekim

Ekim Devriminin yıldönümü vesilesiyle Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevinden aldığımız bu mektubu, tüm devrimci tutsaklara devrimci sevgi ve selamlarımızla yayınlıyoruz.

HDK Ortadoğu Konferansı 20-21 Ekimde Yapıldı

Halkların Demokratik Kongresi’nin “Halkların Adalet, Özgürlük Arayışları ve Müdahaleler” konulu Ortadoğu Konferansı, 20-21 Ekim tarihlerinde, İstanbul’da gerçekleştirildi. Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonunda yapılan konferansa çeşitli Ortadoğu ülkelerinden çok sayıda konuşmacının yanı sıra 400’ü aşkın izleyici katıldı.

Hayırseverlik Dünyayı Değiştirebilir mi?

Bir yanda işçi sınıfının yarattığı muazzam zenginlik, öte yanda bu zenginliğe el koyan bir avuç asalak azınlık. Servetlerini iki katına çıkartan kapitalistler, diğer taraftan da topluma şirin görünmek ve vicdan sahibi kimseler olduklarını düşündürtmek için, göstermelik ve bir o kadar da sinsi bir yola başvuruyorlar: “Hayırseverlik!”

2012 ABD Seçimleri

ABD, dünya çapındaki ekonomik ve siyasal çalkantılar eşliğinde 6 Kasımda yeni başkanını seçecek. Son iki yılda Arap coğrafyasında yaşanan ayaklanmalar, Müslümanlara hakaret içeren film provokasyonu sebebiyle yapılan ABD karşıtı gösteriler ve ekonomik krizin ABD halkını ittiği işsizlik ve yoksulluk, seçim yarışında öne çıkan konular. Ancak ABD halkı için şu anda en önemli sorun ekonomik durum.

HDK Programı

Türkiye’de işçi ve emekçi kitlelerin, başta Kürt halkı olmak üzere ezilen halkların ve diğer ezilen toplum kesimlerinin ortak mücadelesinin daha da yakıcı bir ihtiyaç olarak belirginleştiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde Halkların Demokratik Kongresi’nin programı bu ortak mücadele açısından daha da önem kazanıyor. 10-11 Kasım tarihlerinde ikinci kongresini yapacak olan ve Marksist Tutum’un da bir bileşeni olduğu HDK’nın Programını yayınlıyoruz.

Kürt Tutsakların Açlık Grevi Yayılarak Devam Ediyor

Cezaevlerindeki Kürt tutsakların, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve anadilin anayasal güvenceye alınması talepleriyle 12 Eylülde başlattıkları açlık grevi 39 günü geride bırakırken, tutsaklar açısından yaşamsal tehlikenin başladığı kritik bir döneme girilmiş bulunuyor. Ancak AKP iktidarı ve burjuva medya, tutsakların hayatını hiçe sayarak bu eylem karşısında kör ve sağırı oynuyor. Bu duruma tepki göstermek, hükümetin tutsakların taleplerini karşılamasını ve eyleme son verilmesini sağlamak için İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ve Tutuklu Yakınları Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu’nun (TUHAD-FED) çağrısıyla çeşitli eylemler yapılıyor.

İslamofobik Provokasyonlar Sürüyor

Geçtiğimiz ay neredeyse tüm Müslüman coğrafyası irili ufaklı protesto gösterilerine şahit oldu. Bu gösterileri tetikleyen olgu, açıkça İslam karşıtlığı temelinde İslam dinine ve onun peygamberine dönük aşağılamalar ve hakaretler içeren bir filmin (Müslümanların Masumiyeti – The Innocence of Muslims) internette yayınlanan kısa versiyonu idi. Sanatsal olarak da düşünsel olarak da beş paralık bir kıymeti olmayan bu ucube filmin bu denli yankı uyandırması, hak ettiğinden milyon kez daha fazla bir tepkiyle karşılanması, içinden geçtiğimiz konjonktürün niteliğine dair önemli ipuçları sunuyor.

Sendikalar ve Barış Sorunu

İşçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyi henüz yeterli olmadığı için ya AKP’nin yalanlarına büyük oranda kanıyor ya da burjuva muhalefetin peşine takılıyor. Sınıfa yönelik saldırılara, anti-demokratik uygulamalara ve emperyalist-haksız savaşlara karşı mücadele etmesi gereken sendikalara ise kahredici bir duyarsızlık hâkim. Sendikal hareket, bürokrasinin sultasında felce uğramış durumda.

Jones Ana

Bölüm 18 - Batı Virginia’da Zafer

Jones Ana'nın özyaşamöyküsünün 18.bölümü

Sınıf Mücadelesinde Marksist Tutum On Yaşında!

Sınıf Mücadelesinde Marksist Tutum şiarıyla yayın hayatına başlayan web sitemiz on yılını geride bıraktı.

İran: Kurdaki Çöküş Protestoları Ateşliyor ve Sübvansiyon Kesintilerini Beklemeye Alıyor

Murad Şirin’in Marxist Revival sitesinde yer alan “Iran: Currency crash sparks protests and puts subsidy cuts on hold” adlı makalesinden çevrilmiştir.

Türkiye’nin Göçmen Politikası Can Alıyor

Zulüm, açlık, işsizlik, yani kapitalizm var olduğu sürece insanlar kendi canlarını, yakınlarının canlarını kurtarmak için göç edecekler, umut yolculuklarına devam edecekler. İnsanların diledikleri yere gitme, can güvenliğinin sağlanması, yaşam hakkı ve yer değiştirme özgürlüğü en temel haktır. Bu hakkı gasp edense, çoktan beridir gericileşmiş ulusal sınırlarıyla ulus-devletler ve kapitalizmdir.

Kürt Sorunu ve AKP’de Güz Sancıları

Türkiye son iki aydır Kürt halkına karşı yürütülen savaşın en kanlı günlerini yaşıyor. Her gün birbiri ardısıra gelen asker cenazelerinin doğurduğu tepkiyi “biz daha çok öldürüyoruz” diyerek yatıştırma ve güçlü görünme telâşındaki AKP hükümeti, Genelkurmay’la elele ölü sayıcılığı yapıyor. Yeni öğretim döneminin açılışı sırasında ortaokul öğrencileri karşısında yaptığı konuşmada bile “son bir ay içinde toplamda 500 terörist etkisiz hale getirildi” diyerek övünen Erdoğan’a ve burjuva medyaya 90’lı yılların devlet dili hâkim olurken, imha politikası yeniden hortlatılıyor.

TC “Ulus”unu Nasıl Oluşturdu?

Bugüne kadar bu topraklarda yaşananlar, burjuvazinin yıkım ve gözyaşından beslendiğini göstermektedir. Burjuvazi toplumun her hücresine zerk ettiği milliyetçilik zehriyle halklar arasında düşmanlıklar yaratmış, halkları birbirine düşürmüştür. Halkların kardeşliğini sağlayacak yegâne program işçi sınıfının devrimci programıdır. Halkların birbirine düştükleri bir dünya istemeyen herkes de, bu yüzden bütün gücüyle bu programı hayat geçirmek için mücadele etmelidir.

Yetki Krizi Sendikal Hareketin Krizidir

2012 yılının başından bu yana sendikaların işkolu yetkileri açıklanmıyor. Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başlatılamayan yüzlerce işyerindeki yüz binlerce işçi, sendikalarının işkolunda yetkili olup olmadığının açıklanmasını ve toplu iş sözleşmesi imzalamayı bekliyor. Sendikalı ve toplu iş sözleşmesine tâbi olarak çalışan işçiler, aşılamayan yetki krizi nedeniyle Şubat ayından beri ücret zammı almadan çalışmaya devam ediyorlar.