Navigation

Aralık 2008 tarihli yazılar

Kızıl Kanatlı Rosa

Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.

Sizce Kim Yağmacı?

Bu sistem içerisinde ne kadar eşitlik özgürlük naraları atılsa da, ezilen işçi-emekçi kesim biraz sesini yükselttiği zaman ağır saldırılara ve karalama kampanyalarına maruz kalmaktadır. Komşumuz Yunanistan’da yaşananlar bunun bir örneğini sunuyor. Yunanistan’daki isyan ve genel grev dalgası şüphesiz sadece Yunan patronların değil tüm dünya patronlarının yüreğine korku salmıştır.

Kapitalist İllet: İşsizlik

Birbirini besleyen işsizlik ve iktisadi kriz olguları, kapitalist üretim tarzının ne denli akıl dışı ve ne denli yıkıcı olduğunun en çarpıcı göstergelerini sergiliyor. Yaşanmakta olan kriz işsizliği çok daha yaygınlaştırıp yakıcılaştırdığından, gerek işsizliğin gerçek nedenlerinin gerekse de işsizliğe karşı hangi talepler ve yöntemlerle savaşılması gerektiğinin doğru kavranılması önem taşımaktadır.

Direnen İşçilerin Hikâyesi: Direnen Haliç

Nejat Elibol’un 1988 yılında yayınlanan “Direnen Haliç” romanı, işçi sınıfı mücadelesinin yükselişte olduğu bir dönemde, bu yükselişten etkilenmiş işçilerin, 1975’te, Alibeyköy’de, aralarında Sungurlar kazan fabrikasının da olduğu üç fabrikadaki direnişlerinin öyküsünü anlatmaktadır. Romanda, işten atılma, iş bulamama korkusuyla yaşadığı koşullara ses çıkaramayan işçilerin yavaş yavaş iç sesleri duyulur, bunlar dudaklardan dökülen seslere ve sonra da bir fırtınaya dönüşerek, işçilerin kendilerinden ve başkalarından beklemedikleri olağanüstü değişimleri gerçekleştirmesini sağlar.

İTÜ’de Bıçaklı Saldırı

2 Aralıkta saat 13:30 civarında, İTÜ yabancı diller fakültesine “Sancak” adlı dergiyi dağıtmak amacıyla bir grup (çoğu okul dışı) girdi.

Depresyonda Bir Düzenin Hikâyesi

Depresyonda Bir Düzenin Hikâyesi


Caddeler yine ışıltılı

Her yandan cümbüş sesleri geliyor,

Karın gurultularına karışıyor tefler,

Krizin modası yazılıyor

Yunanistan: Gençlik İsyanda İşçi Sınıfı Eylemde

6 Aralık Cumartesi gecesi Yunan polisi 15 yaşında bir liseli genci, Alexandros Grigoropoulos’u katletti. Bir grup silahsız liseli gencin polis karşıtı sloganlarına polisin verdiği yanıt gençlerin üzerine silah sıkmak oldu. Cinayetin gerçekleştiği yer, Atina merkezinde muhalif gelenekleri ile tanınan Exarchia Mahallesi idi. Cinayet sırasında binlerce genç çevrede yoğun olarak bulunan kafeteryalarda oturuyordu. Derhal sokaklara dökülen gençler sabaha kadar polisle çatıştı.

Yaşama dair

Yaşama dair


Kızıl bir güneşin doğduğu bir sabahta

İçimizde büyüttüğümüz varlığımızla

Sevdamızla yürüyoruz

Geçmişten ders alıp geleceğe yön vermek için 

Umudumuzla yürüyoruz

Obama: Siyahla Aklamak

Burjuvazi ne kadar çabalarsa çabalasın, Obama’nın gerçek yüzünün ortaya çıkması çok uzun zaman almayacaktır. Siyah emekçilerin sevinç gözyaşları istismar edilerek, seçilmesi “devrim” olarak sunulan Obama da, tıpkı Bush gibi, krizin faturasını işçi sınıfına yüklemeye devam edecek, emperyalist savaşı derinleştirip yayacak, “terörizmle mücadele” adı altında milliyetçiliği ve ırkçılığı tırmandıracak, ezilenlerin, sömürülenlerin ve ayrımcılığa uğrayanların acılarını katmerlendirecektir. Ve çok geçmeden tarihsel gerçeklik, değişim ateşiyle yanan kitlelere bir kez daha kendini dayatacaktır: Devrimci değişimler ancak devrimlerle mümkündür!

Ekonomik Kriz ve Sendikalar

Sendikal hareketin içinde bulunduğu tıkanıklık, mevcut kriz ve savaş ortamında ölümcül sonuçlar doğurabilecek denli önemli bir sorundur. Bu tıkanıklığın giderilmesi, sosyalist hareketin sendikal hareketle olan bağlarının tekrar kurulmasıyla mümkün olacaktır. Böylece on yıllardır kopmuş vaziyetteki halka tekrar kavranabilecek ve sendikalar sınıf hareketindeki gerçek işlevine kavuşabilecektir. Bu noktada sosyalist ve devrimcilere düşen görev, sendikalardan vazgeçmek ve onlara alternatif sözde “yeni tipte örgütler” geliştirmeye çalışmak yerine, her ne pahasına olursa olsun sendikaların içine girmeye ve mevzi kazanmaya çalışmaktır.

Mustafa: Bir Bardak Suda Koparılan Fırtına

Hanidir reklamları yapılan ve belli bir kesimde heyecanla beklenen Can Dündar prodüksiyonu belgesel film “Mustafa” vizyona sokuldu. Ne var ki, Can Dündar, “insan Atatürk”ü anlatacağını söylediği bu belgesel ile, “Sarı Zeybek” vesilesiyle gönüllerinde taht kurduğu kesimlerde uyandırdığı beklentilerin karşılığını veremedi. Oysa sinemalarda gösterime girişi 29 Ekim’e denk getirilen ve Yaşar Büyükanıt, Sabih Kanadoğlu gibi isimlerin katılımıyla Dolmabahçe Sarayı’nda galası yapılan filmin, bir öncekinde olduğu gibi okulların “zorunlu Kemalizm” dersleri bünyesinde kullanılacak temel kaynaklardan biri haline gelmesi bekleniyordu.

Devrimci Basın Susturulamaz!

Kızıl Bayrak gazetesi bir aylık süreyle kapatıldı. Burjuva devlet sosyalist basına gözdağı vererek egemenlerin yalanlarının emekçilere teşhir edilmesinin önüne geçmek gayesindedir. Egemenler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da benzeri saldırıları yapmaktan geri durmayacaklardır. Hele ki kriz nedeniyle köşeye sıkıştıkça daha da saldırganlaşacaklardır. Patronlar sınıfına ve onların düzenlerine halel gelmemesi için, düzenin bekçileri gözlerini dört açmış etrafı kolluyorlar. İşsizler ordusunun her geçen gün büyüyen öfkesinin mücadeleye dönüşmesi ihtimali onların rüyalarını kaçırıyor.

Marksizmin Haklılığına Dair

Kapitalist dünya ekonomisinin bugünlerde yaşamakta olduğu kriz, kapitalist sistemin bütünsel anlamda tarihsel bir bunalım içinde olduğuna dair en son ve en güçlü kanıtı oluşturuyor. Sermayenin düşen kâr oranlarını tekrar yükseltmek için uzun yıllardır işçi sınıfına karşı dünya ölçeğinde yürüttüğü açık taarruz da, son yıllarda şiddetlenerek gelişen yeni emperyalist savaş süreci de kapitalizmin bu uzun dönemli ve bunalımlı iniş eğrisinin ifadeleriydi.