Navigation

Eylül 2008 tarihli yazılar

Karadziç Yetmez, Emperyalistler de Yargılanmalı!

13 yıldır savaş suçlusu olarak aranan Radovan Karadziç 21 Temmuzda tutuklandı. Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlanan Karadziç, Bosna-Hersek’te 1991-1995 yılları arasında yaşanan savaş süresince yaklaşık 250 bin kişinin ölümündeki siyasi rolü ve en az iki milyon sivilin ülkelerini terk etmek zorunda bırakılmalarına yol açan eylemler nedeniyle suçlanıyor.

CHP sol mu?

Bizler işçi sınıfın bir üyesi olarak burjuva partilerin gerçekte sosyalist bir yol izleyemeyeceklerinin farkında olmalıyız. Sınıf hareketinin yükseldiği dönemlerde mecburen reformizme yönelen bu partiler, olağan dönemlerde reformlar için bile mücadele vermezler. Tıpkı bugün CHP’nin, Sosyalist Enternasyonalin ve daha nice sol geçinen burjuva partinin yaptığı gibi. İşçi sınıfının Bolşeviklerin inşa ettiği gibi bir devrimci partiye ve gerçek anlamda işçi sınıfının uluslararası birlikteliğini savunan ve örgütleyen bir enternasyonale ihtiyacı vardır.

“Oku, Baban Gibi İşçi Olma”!

Yeni bir eğitim yılı, tüm zorluklarına rağmen başladı. Her yaştan öğrenci, çantasına sığdırabileceği umutları sırtlayıp koşuyor taş yapılara. Okulların açılmasıyla beraber tüm medyada istatistiksel veriler sıralanıyor. Sıralanıyor sıralanmasına ama kelimeler titizlikle seçiliyor.

Küba İşçi Sınıfını Savunmanın Yolu Nereden Geçiyor?

Yeni devlet başkanı Raul Castro’nun (Fidel’in kardeşi) geçtiğimiz Temmuz ayında Küba parlamentosunda açıkladığı son kararlar, gerek burjuva basının gerekse sosyalist basının dikkatlerinin bir kez daha bu ülkeye çevrilmesine yol açtı. “Küba kapitalizme geri mi dönüyor” sorularını yeniden alevlendiren söz konusu kararlar, egemen bürokrasinin Küba’nın içinde bulunduğu duruma yönelik tespitlerinin yanı sıra sözde çözüm önerilerini de içeriyordu.

Kapitalizm Krizde

158 yıllık Amerikan bankası Lehman Brothers’ın batması kapitalistleri paniğe sürüklemiş durumda ve birçok tekel de batmayla karşı karşıya. Borsalar çöküyor, kriz anında dünyanın öbür ucunda hissediliyor. Bir yandan Ortadoğu ve Kafkaslar üzerinden yürüyen emperyalist savaş ve kutuplaşma, bir taraftan ekonomik kriz.

Fransa’da 13 Yaşından İtibaren Herkes Fişlenecek

Bundan böyle Fransa’da 13 yaşından itibaren herkes, düzeni bozabileceği gerekçesiyle fişlenecek. Başbakana bağlı Karşı-Casusluk Biriminin (DST) ve Emniyet İstihbarat Örgütünün (RP) tek çatı altında birleştirilmesini öngören düzenlemeyle beraber, “kamu düzenini bozabilecek”, “parti ve derneklerde görevli”, “yaşları 13’ün üzerinde olan” herkese ait özel bilgiler, siyasi görüşleri, sosyal çevresi ve cinsel tercihlerine varıncaya dek kayıt altına alınacak.

DTP Kapatılmasın!

DTP’nin kapatılması davası karşısında ortak tutum sergileyen çeşitli siyasal parti, çevre ve dernekler, 15 Eylülde DTP İstanbul İl Merkezinde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

DİSK Tarihi ve Militan Sınıf Sendikacılığı /3

DİSK’in yönetimine CHP’lilerin hâkim olmasını izleyen dönemde, önceki sloganların terk edilmesi dışında DİSK’in politikalarında ve sürdürdüğü mücadelelerde, başlangıçta köklü bir değişiklik yaşanmadı. Ekonomik koşulların ağırlaşması, sosyalist hareketin yarattığı basınç, tabandaki işçilerin militanlaşma düzeyinin yüksekliği ve bunlarla birlikte faşist saldırıların yaygınlaşması nedeniyle 1978-80 döneminde de DİSK’in yeni yöneticileri diğer sendika konfederasyonlarına kıyasla daha mücadeleci bir anlayışı sürdürmek durumunda kaldılar.

Emperyalist Paylaşımın Yol Açtığı Büyük Trajedi

85. Yılında Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi

Savaşın, acının ve gözyaşının olmadığı, insanların eşit ve müreffeh yaşayabileceği yepyeni bir toplumun nesnel olanaklarını yaratmış bulunan insanlık, ne yazık ki hükmünü hâlâ icra eden kapitalist düzende, bir kez daha emperyalist savaş cehennemine çekiliyor. 1990’larda Balkanlar’a ve Irak’a düşen emperyalist savaş alevleri, geldiğimiz evrede, dünyanın pek çok bölgesini etkisi altına almış bulunuyor.

12 Eylül’ün Hesabı Kapanmadı

12 Eylül 1980 faşist askeri darbesinin üzerinden 28 yıl geçti. Bugünün genç işçi kuşakları, ne ‘80 öncesinin devrimci mücadelesinden ne de temel amacı bu mücadeleyi ezmek olan 12 Eylül darbesinden haberdar durumda.

Her Yan Baştanbaşa Karanlık

Her Yan Baştanbaşa Karanlık

On the National Question

Underestimation of Democratic Demands

An erroneous political tendency within Marxist movement still encountered

Imperialism is a world system that links all nation-states large or small to each other through diverse (and of course unequal) economic relations. For this reason, to defend that nation-states can even be fully independent in an economic sense despite the imperialist system is not overthrown by proletarian revolutions progressing on a world scale is a distortion of Marxism. In conclusion we have to point out once again that we must understand from national liberation nothing but achieving political independence. Economic liberation is a matter of social revolution.

On the National Question

The Viewpoint of the Proletariat on Defence of National Culture

In conclusion, tendency to give the proletariat a national consciousness is a reactionary one. And it is has been the attitude of all petty-bourgeois revolutionary leaderships who, on the one hand, proclaim themselves as “Marxist-Leninist” and on the other hand defend “national culture” in their all ideological and political practice. Rejecting the defence of “national culture” as part of proletarian internationalism is not only the task of the communists of the oppressing nation. This task is equally up to the communists of the oppressed nation.

Burjuvazi Hükmünü Verdi: AKP’siz Olmuyor!

Anayasa Mahkemesi sonunda rejimin “hakemi” sıfatıyla kararını verdi: AKP suçlu, ama kapatmıyoruz! Kararın içeriği ve çıkış şekli, egemen sınıf içi kavganın seyrinde gelinen aşamanın temel özelliklerini mükemmelen özetleyici nitelikte. Gerçekten de, hararetli bir mesai sonunda mahkeme adeta kuyumcu titizliğiyle formüle edilmiş bir hüküm açıkladı. Buna göre AKP yöneltilen suçlamalardan neredeyse oybirliğiyle suçlu bulunuyor, üstüne üstlük çoğunluk da kapatma yönünde oy kullanıyor (6’ya 5), ama kapatma için en az 7 oy gerektiğinden (“nitelikli çoğunluk”) parti kapatılmayarak para cezasına hükmediliyor. Burjuva siyasetinin ve burjuva hukukunun gerektiğinde ne denli rafine işlediğini gösteren tam bir ince işçilik.

Kadıköy’de Barış Mitingi

İşçi emekçi kitleler 1 Eylüllerde barış talepleriyle alanları doldurmayı sürdürürken, emperyalist güçler geçmişte olduğu gibi bugün de tüm dünya halklarına acıyı, savaşı yaşatmaya devam ediyorlar. Ve bildiğimiz tek bir şey var. Kapitalist sistem yıkılmadıkça dünyaya barış değil, emperyalist çıkar savaşları hâkim olmaya devam edecek!

İşçiler İçin Cehennem Ülkelerden Biri: İran

İran, ABD emperyalizmiyle süregiden çekişmeleriyle, nükleer silah geliştirme çalışmalarıyla ve şeriat rejimi üzerine yapılan tartışmalarla gündeme geliyor. Geçtiğimiz haftalarda Ahmedinecad Türkiye ziyareti vesilesiyle medyanın gündemini magazinel bir tarzda işgal etti. Elbette burjuva medyada, bölgenin güçlü kapitalist ülkelerinden biri olan İran’da patronların ve mollaların baskı ve sömürü düzeninin sadece kadınlara değil, işçilere, emekçilere ve Kürtlere de tam bir cehennem hayatı yaşattığından söz edilmedi. İran’dan derlediğimiz birkaç haber, sadece “şeriat” denilerek sınıfsal özü gözlerden uzak tutulan rejimin sınıfsal niteliğini apaçık sergiliyor.