Navigation

Ağustos 2008 tarihli yazılar

Statükoculuk, Liberalizm ve Türk Tipi Burjuva Demokrasisi Üzerine Notlar /VII

Mehmet Sinan'ın yazısının 7.bölümünü yayınlıyoruz

Devletin KEY Fiyaskosu ve Sonuçları

Devletin Konut Edindirme Yardımı (KEY) adı altında işçi ve emekçilerden 1987-1995 yılları arasında 9 yıl boyunca yaptığı kesintilerin bu yıl geri öden(eme)mesi sırasında ortaya çıkanlar nasıl bir sistemde yaşadığımızı bir kez daha gösterdi. Toplam 8,5 milyon alacaklının büyük bir kısmı 1 ilâ 500 YTL arasında ödeme aldı. Listelerde adı olmayan binlerce insan var.

Tek Yol Örgütlü Mücadelede

Bugün dünyamız yeni bir krizin içine girmiş bulunuyor. Üçüncü paylaşım savaşına hazırlanan burjuvalar ve onların devletleri, giderek saflarını netleştirme gayreti içerisinde, pastadan büyük pay almanın peşindeler. Tüm yürütülen hazırlıklar biz işçilerin acıları ve daha da çok sömürüsü üzerinden gerçekleşmektedir.

Marxist Attitude On the Question of European Union

A very intensive debate over the question of European Union has been conducted in recent years. But it is hard to say that, a well-built and a complete Marxist perspective could be suggested, especially by the leftist group in Turkey. This pamphlet composed of three section aims to suggest such a Marxist perspective.

Obama Değişim mi Getirecek?

İşsizlik, düşük alım gücü ve ödeyemedikleri kredi borçlarının bindirdiği basınç altında ezilen, hiçbir sosyal güvencesi bulunmayan, emeklilik denen bir olguyu çoktandır unutan, birbiri ardına çıkarılan faşizan yasalarla ve uygulamalarla kuşatılan milyonlarca Amerikalının öfke ve hoşnutsuzluğu alabildiğine artmış durumda. İşçi ve emekçilerin büyük çoğunluğu artık yeter diyor ve “değişim” istiyor. İşte tam da bu yüzden büyük sermayenin sahneye koyduğu seçim oyununun en önemli yanını “değişim” teması oluşturuyor. Baş aktörlüğü ise Demokrat başkan adayı Barack Obama yapıyor.

DİSK Tarihi ve Militan Sınıf Sendikacılığı /2

Saraçhane mitingi ile başlayan ve 15-16 Haziran direnişi ile zirveye ulaşan süreçte öne çıkan sendikalar, bugünkü sendikal örgütlere göre oldukça militan bir karaktere sahipti. DİSK’li sendikacılar ve işçiler hak almanın ve alınan hakları korumanın ancak mücadele ile mümkün olabileceğinin farkındaydı. Bunun yanı sıra DİSK, burjuvazinin işçi kitlelerine aşılamak için büyük gayret gösterdiği ve Türk-İş’te hâkim olan “siyaset-dışı sendikacılık” anlayışına karşı kararlı bir mücadele yürüterek güçlenmişti.

Dokundurtmayın Çocukların Bembeyaz Umutlarına

15 yaşında bir çocuğun, çalıştığı kasap-lokantada kolunu kıyma makinasına kaptırması üzerine yazılmıştır.

Marxist Attitude On the Question of European Union

“The United States of Europe”?

A dream of capitalists: “United States of Europe”

In order to make a true interpretation on the European Union debate which has taken place during the recent years both in the

Emperyalist Savaşın Kafkas Cephesi Alevleniyor!

Gürcistan’ın 8 Ağustosta Güney Osetya’ya saldırmasıyla başlayan süreç, emperyalist savaş coğrafyasının Ortadoğu’yla sınırlı kalmayacağı ve yayılma eğiliminde olduğu yolundaki görüşlerimizi bir kez daha ve acı bir şekilde doğruladı. Beş gün süren çatışmalar şimdilik tarafların ateşkes ilan etmesiyle durmuş olsa da, Kafkas cephesinde savaşın sona erdiğini söylemek için henüz çok erken. Ateşkes pamuk ipliğine bağlı ve önümüzdeki dönemde Kafkasya’nın giderek Balkanlaşacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

Yanıyordu

Yanıyordu

Küresel Saldırıya Karşı Küresel Mücadele

Şurası çok açık ki, sahip oldukları olanaklar, örgütlülük düzeyleri ve mücadele deneyimleri açısından, bu tür önyargıların kırılması ve birliğin önünün açılması görevi öncelikle ileri kapitalist ülkelerin işçi sınıfına düşmektedir. İleri ülkelerin işçileri, gerek kendi ülkelerindeki göçmen işçilerin gerekse de daha geri ülkelerdeki sınıf kardeşlerinin örgütlenmesine katkıda bulunarak, onlara mücadele deneyimlerini aktarmalı ve destek olmalıdırlar. Göçmen işçilere karşı burjuvazinin pompaladığı milliyetçi ve ırkçı düşüncelere teslim olmak yerine, onları da örgütlülüklerine ve mücadelelerine katarak güçlenme yoluna gitmelidirler.

CHP ve Sosyalist Enternasyonal Parodisi

CHP’nin kendini sol olarak satabilmesinin türlü nedenleri var. Bunlara aşağıda değineceğiz. Bunlardan biri de onun dünyadaki sosyal demokrat partilerin uluslararası birliğini temsil eden Sosyalist Enternasyonal’e üye olmasıdır. Ancak CHP’nin son yıllardaki siyaseti, onun zaten olmayan “sosyal demokrat” kimliğini artık iyice tartışılır hale getirmiştir. Bu tartışma bir yandan CHP içinden gitgide tasfiye olan sosyal demokrat unsurlar tarafından, bir yandan da genelde liberaller ve AKP medyası tarafından gündeme getiriliyor.

Suni Teneffüs Yetmez ki!

Bir işçi “kazayı rüyamda gördüm” diyor. Dün çığlıklar içinde uyandım ve işe gelmeye korktum. Nitekim akşam haberlerini izlediğimde arkadaşlarımın öldüğünü öğrendim. Orta yaşlı bir işçi cevaplayan olur mu diye aldırmadan “insan kobay olarak kullanılır mı” diye soruyor. Hayvanlara reva görülmeyeni biz işçilere uyguluyorlar. İnsan, kum torbası yerine konulur mu? Hâlâ şaşkın hâlâ dehşet içinde.

Dönüşüm

On the National Question

Introduction

The importance of theoretical struggle on national question springs essentially from the need to take a correct political attitude based on Marxist foundations in the face of the liberation struggle of op

On the National Question

What Is the Right of Nations to Self-determination, Why and How Do We Defend This Right?

1- The right of nations to self-determination is in essence the right to establish a separate state

The right of nations to self-determination means the right for a nation to determine its political f

On the National Question

The Nation-State

1- Those who have an academic way of approach claim that there’s no methodological approach in Marx and Engels on the national question, that they even have not made a comprehensive definition of nation.

On the National Question

The importance of theoretical struggle on national question springs essentially from the need to take a correct political attitude based on Marxist foundations in the face of the liberation struggle of oppressed nations. Marxism is not an impressionist or positivist philosophy limiting itself only with interpreting the world, but an integral world view which strives to change the world and develops in an inextricably dialectical relationship with revolutionary practice.

Ergenekon Soruşturması: Devletin Derinliklerinde Tasfiye Manevrası

Yıllardır Türkiye’deki siyasal çekişmelerin ana eksenini belirleyen olgu, AB yanlısı burjuva kesimler ile sivil-asker bürokrasi arasındaki iktidar paylaşımına endeksli it dalaşıdır. Kimi süreçlerde durulmuş gibi görünen, kimi dönemlerde ise şiddetlenerek gündemi belirleyen bu çatışma, Ergenekon soruşturması ile farklı bir boyuta ulaştı.

Türkiye’de Burjuva Düzenin Kuruluş Biçimi

Türkiye’de burjuva düzenin kuruluş biçimi, burjuva devrimlerin klasik örneklerinin yaşandığı Batı Avrupa ülkelerindeki gelişme sürecinden tamamen farklı özellikler taşır. Örneğin Fransa’da burjuva gelişim daha feodal toplumun içinde başlamış ve özel mülkiyet temelinde yükselen burjuvazi ilerleyen yıllarda kendi devrimini gerçekleştirerek düzenini kurmuştur. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nin içinden çıkıp geldiği Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel gelişim çizgisi Fransa’ya benzemez.