Navigation

Nisan 2008 tarihli yazılar

İşçi Sınıfına Selam!

Yok olduğu söylenen işçi sınıfı, kapitalizmin ilkel birikim dönemine benzer çalışma koşullarına geri döndürülen bölükleri ve işsizlik girdabına sürüklenen yedek sanayi ordularıyla modern çağların kentlerini devasa varoşlara dönüştürüp kuşatıyor. Proletarya, kendisini tarihten silmeye ve külliyen yok saymaya çalışanlara inat, “ben buradayım” diye dikilip haykırıyor. Uzun bir süredir uyuklayan dev, genel bir uyanış ve silkiniş çabası içinde olduğunu dosta düşmana göstermeye başlıyor. Önümüzdeki 1 Mayıs günü de dünyanın dört bir yanında işçiler kızıl bayrakları ve savaşsız, sömürüsüz bir dünya istemini dile getiren pankartlarıyla; birlik, mücadele ve dayanışma istemini dile getiren sloganlarıyla alanları dolduracaklar. Selam olsun dünya işçi sınıfına! Selam olsun yaratana! Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selam!

Fransa’da Eğitim “Reformuna” Karşı Protestolar Sürüyor

Fransa’da sağcı hükümetin “eğitim reformu” adı altındaki saldırılarına karşı öğretmenlerin ve öğrencilerin yükselttikleri protestolar devam ediyor. Öğrenciler geçtiğimiz günlerde Paris’te iki büyük gösteri düzenlediler. 15 Nisandaki gösteriye 40 bin, 17 Nisandakine ise 30 bin öğrenci katıldı.

Duydunuz mu zengin olmuşuz!

Adını Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) olarak değiştiren Devlet İstatistik Enstitüsü, sadece adını değiştirmekle kalmadı, milli gelir hesaplama yöntemini de değiştirdi. AB’ye uyum kapsamında 2004 yılından beri sürdürülen çalışmaların sonuçları Mart ayı başında açıklandı.

Orhan Kemal ve Romanları

1914 Eylülünde Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğan ve 1970 Haziranında yaşamını yitiren Orhan Kemal’in asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür. Yazar, 1950 yılından sonra yazdığı şiirlerde ve öykülerde Orhan Kemal ismini kullanmaya başlamıştır.

Haklar Mücadele Ederek Alınır!

Geçtiğimiz günlerde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in, 1 Mayıs’ın tam veya yarım gün tatil olması için çalışma yaptıkları yönünde bir açıklaması yer almıştı gazetelerde. Çalışma Bakanının açıklamasının SSGSS yasasının yasallaşma sürecinde ve 1 Mayıs’ın Taksim’de yapılması tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, işçi ve emekçilerden gelecek tepkileri yumuşatmak için yapılmış bir girişim olduğu çok açıktı.

Mıy Mıycı Sanayiciler

Politikacı olmak zor bir iştir. Üstelik bir de milletvekili veya bakan olunmuşsa iş daha da zorlaşır.

Şükretmek değil mücadele etmek çözümdür

İnternette çok sık gezen mailler vardır. Kimi milliyetçilik zehrini saçar, kimi tüketimi kışkırtmak içindir, kimi de işçi sınıfına şükretmeyi salık veren maillerdir.

Kan Pazarında Ölmek

Kapitalist sömürü sisteminin ömrü uzadıkça tüm insani değerler yerle bir oluyor. Kapitalist canavarın neden olduğu vahşet örnekleri saymakla bitmiyor.

Kapitalist Bataklığın Ürettiği Müzmin Belâ: Irkçılık

Bazı dönemlerde üzeri küllenmiş gibi görünse de elverişli koşulların oluştuğu her zaman diliminde yeniden hortlayıveren ırkçılık, Almanya’nın Ludwigshafen kentinde Türklerin yaşadığı bir binada çıkan yangında 5’i çocuk 9 Türk’ün hayatını kaybetmesi ile bir kez daha gündeme geldi. 3 Şubat 2008 tarihinde gerçekleşen bu olayı izleyen günlerde benzer kundaklama vakaları Almanya’nın başka şehirlerinde de yaşandı. Son olarak, Alman polisi tarafından dövülerek komaya sokulan bir Türk gencinin ölümüyle, Ludwigshafen’daki olayın hiç de münferit olmadığı, gelişen bir eğilimin ifadesi olduğu ortaya çıktı.

Amerikan Demokrasisi!

Amerika’da 2008’in sonlarına doğru yeni bir başkan seçilecek. Daha doğrusu halk kendisinin seçtiğini zannederken, aslında büyük sermaye yeni bir başkan “atayacak”. Bir sirk gösterisini andıran seçim sürecinin birinci ve en uzun safhasını oluşturan aday seçimleri 2008’in Ocak ayından itibaren başladı ve Haziran ayına kadar da sürecek. Kasımda seçilecek olan yeni başkan Ocakta göreve başlayacak ve Amerikan emperyalizmi de kaldığı yerden işine devam edecek. ABD’nin ve dünya nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçi sınıflar açısından ise değişen bir şey olmayacak. Sömürü, sefalet ve savaşlar daha da katmerlenerek artacak.

Kenya’da Burjuva Liderler Sonunda Uzlaştılar

Kenya’daki çatışmalarda 1500 kişi öldü, 500 binden fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu kanlı tablonun üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, burjuva taraflar uzlaşarak bir koalisyon hükümeti kurma noktasında anlaşmaya vardılar.

Efsaneleştirilen Köy Enstitüleri ve Gerçekler

Kuruluşları günümüzden 68 yıl öncesine uzanan ve Demokrat Parti döneminde kapatılan Köy Enstitüleri, aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen halen şu ya da bu vesileyle tartışma gündemine gelen konulardan biridir. Dönemin devlet partisi konumundaki CHP’nin Kemalist ideolojiyi toplumun kılcal damarlarına dek yayma ve iktidarını güvenceye alma amacı da güderek uygulamaya soktuğu bu kurumlar üzerinde özellikle 50’li ve 60’lı yıllarda ciddi tartışmalar yürütülmüştür.

Emperyalist Kapışmanın Ortasında Kosova

Yaklaşık on yıldır Birleşmiş Milletler’in ve NATO’nun denetiminde olan ve Sırbistan’dan fiilen kopan Kosova, 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan etti. ABD, İngiltere ve Fransa gibi emperyalist güçler ve Türkiye Kosova’nın bağımsızlığını tez zamanda tanıdılar. Böylece Balkanlar’da yeni bir ulus-devlet daha dünyaya gözlerini açmış oldu.

Newroz’da Devlet Terörü

Dillerini yasaklamaktan zorunlu iskân politikalarına, katliamlarla bastırılan isyanlardan beyin yıkamaya, gerici aşiretlerle işbirliğinden dini kullanmaya kadar tüm yollar denendi. Binlerce köyün boşaltılmasından, 40 bin insanın öldüğü kirli savaşa kadar her tür yöntem meşru görüldü. Ancak son 25 yılda gelişen isyan hareketi, 2008 Newroz’unda dört parçaya bölünmüş Kürt coğrafyasında yaklaşık 4 milyon insanın sokaklara dökülerek kimliğini ve taleplerini dünyaya haykırdığı bir evreye ulaştı.

İran’da Polis 1000 Grevci İşçiyi Kaçırdı!

İran’da bir otomobil lastiği fabrikasında çalışan 2000 işçi, beş aydan uzun bir süredir ücretlerini alamadıkları için 9 Nisanda iş bıraktı. Kian lastik fabrikası işçilerinin başlattıkları bu grev 12 Nisanda İran polisinin saldırısına uğradı.

Artan Gıda Fiyatları Bangladeş’te de İşçileri Ayaklandırdı

Artan gıda fiyatlarının işçileri giderek çok daha korkunç bir açlığa mahkûm ettiği Bangladeş’te, 12 Nisanda 20 bin işçi başkent Dakka sokaklarını işgal etti. Polisin biber gazı ve cop kullanarak dağıtmaya çalıştığı işçiler polisle çatıştı. Çok sayıda işçi polis kurşunuyla yaralanırken, protestolar durmadı.

Amerikalı Liman İşçileri 1 Mayıs’ta Savaşa Karşı İş Bırakacak

ABD’de liman işçilerinin örgütlü olduğu ILWU (Uluslararası Yükleme, Boşaltma ve Depolama Sendikası), Batı Yakası limanlarında çalışan işçilerin, 1 Mayıs’ta, Afganistan ve Irak’ta yürütülen savaşa ve işgale derhal son verilmesi için 8 saat iş bırakacağını duyurdu. Açıklamada, bu savaşın, işçi sınıfının çocuklarının ve Iraklı sivillerin hayatının petrol uğruna harcandığı emperyal bir savaş olduğu belirtilirken, 1 Mayıs’ta “barış yoksa iş de yok” şiarıyla çalışılmayacağı vurgulandı.

1 Mayıs’a Doğru

Bugün de burjuva siyaset arenasında it dalaşının kızıştığı bir atmosferde işçi sınıfını benzer bir duruma düşürmemek için sınıf devrimcileri tüm gayreti göstermelidirler. Bunun için birleşik, kitlesel, coşkulu, işçi sınıfının daha geniş kesimlerinde mücadele şevki uyandırmaya hizmet edecek bir 1 Mayıs hedeflenmelidir. 1 Mayıs tek bir gün olarak algılanmamalı, öncesinde anlamlı etkinlik ve örgütlenmelerle mümkün olduğunca geniş işçi kesimleri yaygın biçimde bilinçlendirilmeye ve harekete geçirilmeye çalışılmalı, sonrasında da 1 Mayısın enerjisiyle bu çabalar daha da pekiştirilmelidir. Bu iradeyle güçlü bir 1 Mayıs için kolları sıvayalım!

Burjuva Cephede İt Dalaşı Devam Ediyor

Mart ayına burjuva siyasetinin yeniden karışmasına sahne olan gelişmeler damgasını vurdu. Ayın ilk günleri sınır ötesi askeri operasyonun fiyaskosu ile ilgili yoğun tartışmalara sahne oldu. Ordunun siyasal alandaki temsilcisi rolüne soyunan CHP ve MHP’nin ilk kez Genelkurmayı hedef alan eleştirileri duyuldu. Hatırlanacağı gibi bu durum söz konusu partilerle Genelkurmay arasında sert atışmalara yol açtı.

Newroz Ateşi

Yılbaşı sabahı Kürt halkı sınırötesi operasyonla uyanmıştı. On yıllardır süren haksız ve kirli savaşı TC aynı yöntemlerle devam ettiriyordu.