Navigation

Eylül 2007 tarihli yazılar

Anarşizm Üzerine

Burjuva medya anarşizm veya anarşist gibi kavramları, her zaman maksadını aşar biçimde ve genelde tüm devrimci unsurları karalamak amacıyla anlamını çarpıtarak kullanıyor. Bunun yanı sıra, anarşi kavramının “kaos” (düzensizlik) anlamına geldiği yolunda yanlış bir kanı da var. Oysa anarşizm, ilkesel temellerini devlet ve otorite karşıtlığının oluşturduğu bir felsefi akım, bir politik kuramdır ve “anarşi” diye adlandırdığı kendine özgü yeni bir toplumsal düzen anlayışına sahiptir.

Kapitalizm Altında Sular Durulmuyor

Dünyanın su kaynakları hızlı bir biçimde tükenmekte, kurumakta, milyarlarca insanı zor durumda bırakan, ölümüne ve sefalet içinde yaşamasına sebep olan bu durum gün geçtikçe daha geri dönülemez bir hal almaktadır. Su kaynaklarının kapitalist tarzda kullanılması ve paylaşılması, hem ekolojik dengeyi bozarak doğanın ve insanlığın geleceğini tehlikeye atmakta, hem de bu kaynakların ele geçirilmesi uğruna yapılacak çatışmaları, savaşları körüklemektedir.

12 Eylül’den Günümüze İşçi Hareketinin Durumu

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi, Türkiye işçi sınıfı tarihinde pek çok yönüyle özel bir yer tutmaktadır. Faşizmin en doğrudan sonucu, 1960’ların ikinci yarısında başlayan ve 12 Mart darbesine rağmen durdurulamayan devrimci yükselişi durdurması ve işçi sınıfının siyasal ve sendikal örgütlülüğünü dağıtmasıydı.

İşçi Hareketinden: Eylül 2007

73 bin General Motors işçisi greve gitti

Amerika’nın en büyük otomobil üreticisi olan General Motors’un 73 bin işçisi, 24 Eylül pazartesi günü şirketin ABD çapındaki tüm fabrikaların

Heykel Olsak!

Heykel olsak
Taştan, tunçtan, demirden
Topraktan, çamurdan, kilden
Ankara’da çırılçıplak.
Boyumuz, bir akasya boyu
Kollarımız, dallı budaklı
Üstümüzde masmavi gök.
Mutlu olurduk olmasına 
Ağzı salyalarla,

Emperyalizmin Kıskacında Ortadoğu

Şiisiyle Sünnisiyle, Yahudisiyle Hıristiyanıyla, Arabıyla Türküyle, Acemiyle bölgedeki tüm burjuva güçler, emekçi yığınların kanı ve kemikleri üzerinden güç, iktidar ve kâr savaşı veriyorlar. Hepsi de diken üstünde duran bu burjuva iktidarların ya da güç odaklarının mevcut konumlarını sürdürebiliyor olmalarının tek nedeni, emekçi kitleleri etnik, dini, mezhepsel ve aşiretsel fay hatları boyunca bölmeyi başarıp, onları burjuva ideolojisine mahkûm etmiş olmalarıdır.

Sosyalist Enternasyonal’in Konumu ve Görevleri

Sınıf işbirliğinin savunulması; sosyalist devrim düşüncesinin ve devrimci mücadele yöntemlerinin terk edilmesi; burjuva milliyetçiliğine uyarlanma; milliyet ve ülke sınırlarının tarihsel olarak gelip geçici olduğu gerçeğinin unutulması; burjuva yasallığın fetişleştirilmesi; “halkın geniş kitlelerini” (yani küçük-burjuvaziyi) kendisinden uzaklaştıracağı korkusuyla sınıf bakış açısından ve sınıf mücadelesinden vazgeçilmesi –bunlar kuşkusuz oportünizmin ideolojik temelleridir.

Anayasa Sorununa Sınıfsal Bakış

Bugün işçi sınıfı siyasal olarak zayıf durumdadır. O nedenle anayasa değişikliği sürecine damgasını basacak yahut taleplerini burjuvaziye dayatacak bir durumu yoktur. Bu da değişikliklerin işçi sınıfının hak ve özgürlüklerinden ziyade, egemenler arasındaki mücadelelerle doğrudan bağlantılı hususlarda odaklanacağı anlamına gelecektir.

Mevsimlik Umutlar

Giresun, Ordu asfaltı düşüyor haber sayfalarına, mevsimlik işçilerin trafik kazasında öldüğünü yazıyor gazeteler. Bu işçilerin Kürt olduğu söylenmiyor her zamanki gibi. Bu kadar uzakta ne işleri var demeyin, “iş”leri var.