Navigation

Nisan 2007 tarihli yazılar

Hedefe Kilitlenmek

Leninist örgütlenme anlayışı, olağan dönemlerde kitlenin gündelik mücadeleye uyarlanmış psikolojisinin mutlak hesaba katılmasını ve kitle içinde hassas bir çalışma yürütülmesini şart koşuyor. Bu da, işçi kitlesinin gündelik mücadelesini ilerletecek taleplerin ileri sürülmesi ve bu talepler etrafında mücadelenin yükseltilmeye çalışılması anlamına gelir. Fakat bu bağlamda ileri sürülecek talepler ve bu taleplerin savunu tarzı da devrimci olmalıdır.

Modernleşen Despotizmin Sivilleşme Sancısı /13

Mehmet Sinan'ın çalışmasının 13.bölümünü yayınlıyoruz.

İşgünü Mücadelesi ve 1 Mayıs’ın Doğuşu

İşçi sınıfı uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı ağır koşullar altında karşılıyor. Burjuvazinin saldırıları öylesine bir boyut kazandı ki, işçi sınıfı büyük bedeller ödeyerek elde ettiği tarihsel kazanımlarının çoğunu yitirmekle kalmadı, 1800’lü yılların çalışma ve yaşam koşullarına adeta geri döndü.

Biz Yoksullaştıkça Onlar Zenginleşiyor

Forbes dergisinin Mart başında açıkladığı dünya zenginler listesi, kapitalist sistemde bir avuç azınlığın nasıl milyarlarca insanın sefaleti üzerinden zenginliğine zenginlik kattığını bir kez daha kanıtlar nitelikteydi.

Har(a)ç ödeyemeyen öğrenciler sınavlardan atılıyor!

İçinde bulunduğumuz hafta Marmara Üniversitesinde vize haftası. Birçok bölümde sınavlar devam ediyor. Ancak har(a)cını ödemeyen öğrenciler sınavdan çıkarılıyor ya da sınavları geçerli sayılmıyor.

In the Middle of Danger

You cannot play games with revolution. If the ones who talk about revolution and socialism want to stand by their words, they must follow a proper way to fulfil the resulting tasks on an organizational and strategic level. However some socialist groups including some would-be internationalists have already indulged themselves in the so called “left winds”. With a frivolous attitude, they follow a policy of “saving” the moment.

Kürt Sorunu

Burjuva iktidar bloğu içindeki çatışma, yalnızca burjuva iktidar aygıtının hangi kurumunun kimin denetiminde olacağı sorununda değil, Türkiye’nin iç ve dış politik sorunlarının çoğunda da kendisini açığa vuruyor. AB sorunundan Kıbrıs sorununa, son zamanlarda yeniden canlanan Ermeni sorunundan artık kangren haline gelmiş Kürt sorununa kadar birçok ciddi sorunda bu kapışmanın tarafları kimi zaman nüanslarla kimi zaman da daha köklü yaklaşım farklılıklarıyla kendilerini belli ediyorlar. Bu sorunlar içerisinde en önemlisi, hiç kuşku yok ki, Kürt sorunudur.

Sendikal Hareketin Krizi

DİSK geçtiğimiz Şubat ayında 40. kuruluş yıldönümünü kutladı. Bu çerçevede yapılan etkinliklerin ortaya koyduğu manzara DİSK’in ve sendikal hareketin bugün içinde bulunduğu durumu özetler nitelikteydi. Geçmişte yüzbinleri meydanlara, sokaklara dökmüş, patronları titretmiş olan DİSK, bugün 40. yaş gününü birkaç küçük salon toplantısıyla, renksiz, coşkusuz ve büyük oranda işçisiz olarak kutluyor.

Kara Gözlü Çocuklar

Başörtüsü ve Kadının Özgürlüğüne Dair

Türkiye’de yıllardır kangrene dönüşen başörtüsü meselesi giderek evrensel bir sorun haline geliyor. Fransa’da başörtüsünün de aralarında sayıldığı dini sembollerle ilk ve orta dereceli okullara girilmesinin yasaklanması, Almanya’da benzer uygulamaların başlatılması, İngiltere’de her fırsatta dikkatleri bu meseleye odaklama çabaları, Hollanda’nın peçe türü yüzü kapatan giysilerle sokakta dolaşmayı yasaklamaya çalışması gibi birbirinin peşi sıra gelen son gelişmeler, sorunun evrenselleşmekte olduğunu görmemiz için yeterli.

Beynelmilel: Baharı Karşılamak

Son senelerde yapılan birkaç film, ya devrimcilerle dalga geçerek mücadeleyi aşağılıyor ya da ortada kalmışlığı veyahut pişmanlığı haklı göstermeye çalışıyordu. Böyle filmlerden sonra Eve Dönüş ve Beynelmilel gibi, faşizmin karanlığına bir nebze de olsa ışık tutan filmlerin yapılması oldukça sevindiricidir.

1956 Macaristan Devrimi

İşçilerin Devriminden Bürokrasinin Karşı-Devrimine

Macar Devrimi, işçi sınıfı tarihine trajik bir yenilgi olarak yazılırken, sorunun devrimci önderlik eksikliği olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu. Eğer tüm süreçlerde yol gösterecek ve siyasi iktidar perspektifi sunarak işçi sınıfına önderlik edecek Bolşevik bir parti olsaydı, durum, kuşkusuz tamamen başka olurdu.

Devrim Yılları – 1905

Devrim Yılları - 1905 romanı, 1905 devriminin hemen arifesinde yaşanan deneyimleri, sovyetlere giden yolu ve Bolşeviklerin bu süreçteki rolünü gözler önüne sermeyi başarabilen devrimci romanlardan biri.

Newroz ve burjuvazin yeni güvenlik önlemleri

Newroz, yıllardan beri Kürt halkının kutladığı bir bayram.

Vardık, varız, var olacağız!

Kızıl Rosa ölmeden kısa bir süre önce devrim için “vardım, varım, var olacağım” demişti.