Navigation

Ocak 2007 tarihli yazılar

Modernleşen Despotizmin Sivilleşme Sancısı /11

Mehmet Sinan'ın çalışmasının 11.bölümünü yayınlıyoruz.

Diyalektik Materyalizm Üzerine

Diyalektik, doğada ve toplumda varolan karmaşık süreçlerin kavranmasına çalışan düşünce biçiminin bilimidir. Marksist önderlerin her vesileyle dikkat çektikleri üzere, bilimsel diyalektik doğaya ya da topluma birtakım kurgusal yasalar dayatmaz. Tam tersine, zaten varolan yasaları doğanın ve toplumun evrim sürecinin hareketliliği içinden bulup çıkartmaya çalışır.

Hangisini istersiniz: Cennet mi, Cehennem mi?

İnsanlığın gelişim süreci de tıpkı evren gibi, diyalektik olmuştur. İlk insan, günümüzdeki insan haline gelene kadar uzunca bir zaman dilimi geçmişti.

Meslek Lisesi: Patronların Semirme Meselesi

Bir süre önce televizyonlarda ve gazetelerin tam boy sayfalarında bir reklâm yayınlandı: “Meslek lisesi memleket meselesi”.

Aklın İsyanı

Kaynakça

Aristotle, Metaphysics, London, 1961

Asimov, I., New Guide to Science, London, 1987

Barrow, J. D., The Origin of the Universe, London, 1994

Aklın İsyanı

19. YABANCILAŞMA ve İNSANLIĞIN GELECEĞİ

Çıkmaz Sokaktaki Kapitalizm

Aklın İsyanı

18. BİLGİ TEORİSİ

“Yeni doğruların alışılagelen kaderi, kutsal inançlara aykırılık olarak ortaya çıkmaları ve batıl itikat olarak son bulmalarıdır.” (T. H. Huxley)

Aklın İsyanı

17. KAOS TEORİSİ

Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından ayrıntılı biçimde geliştirilen diyalektik materyalizm, politik ekonomiden çok daha fazlasını ifade ediyordu: o bir dünya görüşüydü.

Aklın İsyanı

16. MATEMATİK GERÇEĞİ YANSITIR MI?

“Öznel düşüncemizin ve nesnel dünyanın aynı yasalara tâbi olduğu ve bu nedenle de son tahlilde birbirleriyle sonuçları bakımından çelişemeyeceği, tersine çakışmak zorunda olduğu fikri kesinlikle tüm teorik d

Aklın İsyanı

15. BENCİL GEN?

Genetik

Aklın İsyanı

14. MARKSİZM ve DARVİNCİLİK

Darwin’in Tedriciliği

Aklın İsyanı

13. AKLIN DOĞUŞU

Beyin Bulmacası

Aklın İsyanı

12. İNSANIN DEVRİMCİ DOĞUŞU

Dinozorlar Çağı – Mezozoik (250-65 milyon yıl önce)

Aklın İsyanı

11. YAŞAM NASIL ORTAYA ÇIKTI

Oparin ve Engels

Aklın İsyanı

10. JEOLOJİNİN DİYALEKTİĞİ

“Ayaklarımızın altındaki yeryüzü kadar katı” diye bir İngiliz deyişi vardır. Ne var ki bu rahatlatıcı deyişin gerçekle ilgisi yoktur. Ayaklarımızın altındaki dünya sanıldığı kadar katı değildir.

Lenin’e Dair - Tarihte Bireyin Rolü

Burjuvazi kendi tarihsel önderlerini işçi sınıfına birer put gibi dayattıkça, işçi sınıfının kendi tarihsel önderlerini hatırlamaya ve onlardan ilham almaya ihtiyacı da o denli artıyor. Her konuda olduğu gibi liderler konusunda da sınıfsal ayrım çizgilerini berrak biçimde çekmek zorunludur.

Latin Amerika’da “Kurtarıcılar” ve Caudillolar /3

Daha önce “kurtarıcı” ve “Mesihçi” geleneğin Latin Amerika’da yeni görünümlere bürünerek, kendine yeni temsilciler bulmaya ve caudillolar yaratmaya devam ettiğinden söz etmiştik. Şimdi de dönüp bunun günümüz şartlarındaki bir görünümü sayılabilecek olan Chavez’in ve diğer popülist solcu liderlerin nasıl bir çelişkiler zemininde yükseldiklerine bakalım.

Eylül Günlüğü

12 Eylül dönemi bu topraklarda yaşayan devrimci insana, faşizmin gerçekte ne demek olduğunu doğrudan öğretti. Faşizm "içerde" olana da olmayana da baskı ve işkencenin acısını fazlasıyla yaşattı. O günlerin beraberinde getirdiği ölümlerin acısı unutulamaz; insanların yüreklerinde açtığı yaralar hâlâ sızlar. Zor günler zor sınavlara çeker insanı. Çekilen tüm acılara karşın, devrimci bayrağı yarınlara taşıyabilmek için tarihsel iyimserliği her daim yeşertmek gerekir. İnancı ve umudu acıya katık eyleyip yola devam etmeyi becermektedir hüner. Bu noktada bazen düz yazının hükmü sona erer ve şiir egemenliğini ilan eder.

Statüko Düşkünü, Darbe Düşler Kış Günü

Ne sahte demokrasi vaatlerinin ne de despotların ikiyüzlü sahte laikçiliğinin peşinden gideceğiz. Ezilen ve sömürülen emekçi kesimler için olduğu kadar ezilen uluslar için de demokratik hakların elde edilmesinin ve güvence altına alınmasının tek garantisi devrimci işçi sınıfıdır; onun birleşik sınıf cephesinin kızıl bayrağı altında dünya kapitalizmine karşı yürütülecek sosyalizm savaşımıdır!

Latin Amerika’da “Kurtarıcılar” ve Caudillolar /2

Latin Amerika’nın son iki asırlık tarihi, birbirini izleyen sayısız askeri darbeler tarafından belirlenmiştir; sadece Bolivya’da, bağımsızlığını kazandığı 1825’ten bugüne dek tam 190 askeri darbe yaşanmıştır. 20 Latin Amerika ülkesinin 13’ü, 1954’te askeri diktatörlükler tarafından yönetilmekteydi. Sadece Şili’de bir yıl içinde dört darbenin gerçekleşmiş olması kıtanın ne denli çalkantılı ve gelgitli siyasi bir konuma sahip olduğunun göstergesidir.