Navigation

Ekim 2006 tarihli yazılar

Modernleşen Despotizmin Sivilleşme Sancısı /9

Mehmet Sinan'ın çalışmasının 9.bölümünü yayınlıyoruz.

Hamas ve Hizbullah Anti-Emperyalist mi?

Anti-emperyalizmi şu ya da bu emperyalist ülkeye yahut o ülkenin politikalarına karşı çıkmak olarak kavrayan dünya sosyalist hareketinin bir bölümü, Irak’ta ve Afganistan’da ABD karşıtlığı üzerinden yükselen direnişi tez zamanda anti-emperyalizm ilan etmişti. Öyle gözüküyor ki, solun anti-emperyalist olarak değerlendirdiklerinin sayısı artmaktadır. Nitekim Hamas, Hizbullah ve genel olarak İslamcı güçler de anti-emperyalist ilan edildiler ve selamlandılar. Onlara göre emperyalizm karşıtı cephe genişliyor ve “ezilen halkların anti-emperyalist cephesi”(!) mümkün hale geliyor. Oysa Hizbullah, Hamas ve genel olarak İslamcı güçlerin sözde emperyalizm karşıtlığı anti-Amerikancılık ya da anti-Batıcılıktan öte bir anlam ifade etmiyor.

Sendikal Mücadelede İlkeli Tutum /2

Elif Çağlı'nın makalesinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz.

Gladkov’un Çimentosu

Yalnız Kalan Devrimin Çelişkileri

Sınıflar kavgası tarihsel bir gerçekliktir; bu gerçeklik Rusya’da proletaryayı kimsenin ummadığı bir süreçte iktidara getirerek çetin bir savaşımın içine sürükledi. Rus devrimi birtakım tarihsel koşulların zorlamasıyla gerçekleşti; herkesin henüz vakti gelmedi dediği bir dönemde Bolşevikler devrime önderlik etmekten geri durmadılar. Karşılaşılan zorluklar ancak dünya arenasında çözülebilirdi; devrimin dünya devrimine genişlemesi, devrim yangınının dünyayı sarması gerekiyordu. Fakat bu gerçekleşmedi. Buna rağmen, Rus proletaryası ve onun Bolşevik önderliği Ekim’i yaşatmaya çalıştı. Yapılması gereken buydu ve şimdi bizler tarihte ilk muzaffer proleter devrimden dersler çıkartarak geleceğe hazırlanıyoruz.

Beyaz Petrograd’ın Üzerine Kızıl Yıldız Düşüyor

Dingin dingin kar yağıyor Petrograd sokakları kar Yer beyaz, gök beyaz Her yan, her taraf kar Beyaz Petrograd’ın üzerine kızıl yıldız düşüyor Bu gece soğuk işlemiyor insanın içine Rüzgâr soğuğu da alıp gitmiş Petrograd’dan

Burjuvazinin Emperyal Hesapları ve Lübnan

Emperyalist savaşın her geçen gün daha patlamalı bir şekilde yayılmaya başladığı bugünlerde, gerçek komünistlerin en önemli görevlerinden biri de, milliyetçi sahtekarlığa, şovenizme, çeşitli kılıklara bürünen emperyal heveslere karşı amansızca mücadele etmektir. Milliyetçiliğe verilen en ufak bir primin, böylesi tayin edici anlarda kudurgan bir şovenizmi beslemek anlamına geleceği unutulmamalı.

Faşizan Yasalar İşbaşında!

AB süreci nedeniyle baskıcı yasa ve uygulamalarda yaşanan kısmi gevşeme, artan ölçüde ortadan kalkıyor. Bu süreç yaklaşık olarak geçen yılın Newrozundan bu yana adım adım devam etmekte. Son dönemde Kürt hareketine karşı yoğunlaşan ordu ve polis operasyonları ve bölgedeki provokasyonlar, çeşitli aydınlara karşı açılan yıldırma ve gözdağı verme davaları, sosyalist harekete yönelik operasyonlarla bu süreçte yeni bir hızlanma görülüyor. Artan baskıların somutlandığı gelişmeler burjuva medya tarafından ya devlet ağzıyla veriliyor ya suskunlukla geçiştiriliyor ya da sadece AB açısından makyajı bozacak türde durumlar üzerinde duruluyor.

Fındık Sorunu

Kapitalizmde üretim insanlığın genel ihtiyaçları gözetilerek değil, kâr sağladığı sürece yapılıyor. Üretilen ürünün “fazla” oluşu, genel olarak insanlığın çıkarınayken, kapitalistlerin ağlaşmaya başladığını görüyoruz. Çünkü onların derdi üretilen o ürünü satabilmektir, satılamayan bir ürün kapitalistin gözünde yükten başka bir şey değildir. Oysa gerçekte ne insanlık açısından ne de Türkiye’de yaşayan insanlar açısından yeterli miktarda fındık üretilmiştir!

Kurtuluş Dualarda Değil


– “İsminiz?”

– “David. Polonya Yahudisiyim. 65 yaşındayım. Smalla'da bir manav dükkânım var. Evliyim. İki çocuğum tel Aviv’de bir çiçek serasında çalışıyorlar...”

TC’nin Ortadoğu Politikaları

Yakın Geçmişten Bir Kesit

Bu tarihsel kesitte hayata geçen politikaların anlattığı gerçek, TC burjuvazisinin kendi çıkarlarını hayata geçirebilmek için emperyalist güçlerin genel planlarına uyumlu davrandığıdır. Bugün de bu durumun özü değişmemiştir. SSCB yıkılmış ancak kapitalizmin genel ekonomik krizinin derinleştiği koşullarda emperyalistler arası paylaşım kavgası kızışmıştır. TC de bu paylaşım kavgasında tarafını netleştirmeye ve bu doğrultuda üzerine düşenleri yerine getirmeye uğraşmaktadır. Lübnan’a asker gönderme ve daha sonra buna benzer konularda ortaya konulacak tavırlar, emperyalistler arasındaki paylaşım kavgasında payına düşeni artırma kaygısının ifadesidir.

Sigara sağlığa zararlıymış!

Merhaba arkadaşlar,

Beyinlerin devrimi


Durmak bilmeyen ellerini
Yavaşça birleştirdi
Kitlelerin elleriyle
Şimdi bir sağır sessizlik
Islığı haykıracak olan dillerde
Ezgilerimiz dağılmakta dolaşmakta
Kulaktan kulağa
Her an seninleyiz

Çin Devrimi Üzerine

1 Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesiyle zafere kavuşan Çin devrimi ve onun doğrudan ve dolaylı sonuçları bugün hâlâ sol hareketin değişik kesimleri arasında süren bir tartışmanın konusu olmaya devam ediyor.

Silahlanma, Nükleer Silahlar ve Kapitalizm

Dünyanın yeni bir emperyalist savaş sürecine girdiği ve devrimci işçi sınıfı tarafından önü alınmadıkça bu sürecin bir üçüncü büyük savaşa doğru yol aldığı artık uzun boylu tartışma gerektirmeyecek kadar belirgin. Afganistan ve Irak'a yönelik emperyalist saldırganlık, Irak'ta halen sürmekte olan emperyalist işgal, Lübnan'a yönelik son İsrail saldırısı gibi somut savaş süreçleri zaten yeteri kadar veri sunmaktaysa da, bu gidişin önemli göstergelerinden biri de militarizmin ve onun temel bileşenlerinden biri olan silahlanma çabalarının hız kazanmakta oluşudur. Belli başlı bütün emperyalist-kapitalist güçlerin militarizasyon ve silahlanma çabalarındaki artış mesut bir barış döneminin belirtisi olmasa gerek.