Navigation

Nisan 2006 tarihli yazılar

Nice Mücadele Dolu 1 Mayıslara!

Hoş geldin, işçi sınıfının uluslar arası birlik, mücadele günü. Hoş geldin, şanlı, umutlu, kızıl gün! Hoş geldin 1 Mayıs!

İşçi ve Emekçi Semtlerinde Saldırılar Devam Ediyor

Kürdistan’da yaşanan saldırıların İstanbul’un işçi ve emekçi semtlerinde yankı bulmasının ardından bu bölgelerde görev yapan baskı mekanizmaları hızlı bir şekilde işlemeye başlamıştır.

Madrid Kitap Fuarı Düzenleme Komitesine

Son dönemde işçi sınıfının demokratik haklarına yönelik saldırılar yalnızca Türkiye gibi ülkelerde değil, Avrupa ülkelerinde de gözleniyor. Madrid Kitap Fuarı düzenleme komitesinin Frederich Engels Vakfının (La Fundacion Federico Engels) bu yıl kitap fuarına katılımını engelleyici tutumu da bu bütünsel saldırıların bir parçasını oluşturmaktadır. Bu bir tesadüf değildir. İspanya işçi sınıfının devrimci sesi olan Frederich Engels Vakfına yönelik bu anti-demokratik tutumu, Türkiye’deki devrimci işçiler adına şiddetle protesto ediyoruz.

Kadının Kurtuluşu Toplumsal Kurtuluştan Bağımsız Değildir

“Kadınların henüz uzun evlerde (birçok aileden kurulu komünist ev ekonomileri) oturdukları çağdaki ailelerine gelince...

Burjuvaziye kredi vermeyelim!

Neredeyse son bir yıldır medyada sürekli kredi kartları ile ilgili olumsuz haberler çıkıyor.

Emperyalist Savaş Devam Ediyor

İçinden geçtiğimiz dönem emperyalist hegemonya kavgası dönemidir. Bu dönem emperyalist savaşlarla karakterize oluyor. Bu nedenle Marksistlerin işçi sınıfına ve emekçilere döne döne açıklaması gereken gerçek şudur: Emperyalist savaşları engellemenin ve durdurmanın tek yolu, kapitalist sistemi ortadan kaldırmaktır. Bu da ancak toplumsal bir devrimle mümkündür. Ve devrimci temellerde örgütlenmiş işçi sınıfı ve emekçilerden başka hiçbir güç böylesi bir devrimi başarıya ulaştıramaz. Kapitalizmi ortadan kaldırmak gibi emperyalist savaşlara da son vermenin, proleter devrim gibi meşakkatli bir yolunun dışında başka bir yolu bulunmuyor.

Kapitalizmde Sosyal Güvenlik

Şu an Türkiye’de gündemde olan sosyal güvenlikle ilgili yasa tasarılarına karşı henüz yeterli bir işçi sınıfı muhalefeti ne yazık ki yok. Bunun işçi sınıfının bilinç ve örgütlülüğündeki büyük gerilemeden kaynaklandığını uzun boylu anlatmaya gerek yok. Ancak mevcut sınırlı muhalefetin önemli bir bölümü de sorunu kapitalizmin doğasıyla sağlam ve tutarlı biçimde ilişkilendirmekten uzak. Ya sorun basitçe hükümetlere (ve özellikle AKP hükümetine), ya IMF ve Dünya Bankası’yla yapılan anlaşmalara ya da neo-liberalizme indirgeniyor. Hâl böyle olunca da çözüm olarak ulusalcı ve devletçi renkler taşıyan bir “sosyal devlet” perspektifi öne çıkıyor.

Kapitalizm Çıldırtır!

Geçtiğimiz haftalarda gazetede okuduğum haber bir hayli düşündürücüydü. İçinde yaşadığımız toplumda doğru dürüst bir insan olarak kalabilmek meğer ne kadar da zormuş.

Kapitalizm Her Şeyi Öldürüyor

Kapitalizm var olduğu günden beri insan emeğini sömürdüğü gibi doğal kaynakları da sömürüyor. Ve bugün doğa tehlike çanlarını çalıyor.

Toyota: Bir Japon Harikası

Gazetede okuduğum bir haber çok ilginçti. Dünyanın en büyük otomobil tekellerinden biri olan Japon sermayeli Toyota şirketinin Adapazarı’nda kurulu bulunan fabrikası ile ilgiliydi haber.

İşçi Hareketinden: Mart 2006

Hürriyet Kavgası

Merhaba Marksist Tutum okurları,

Yaşam Bu Kadar Ucuz mu?

Günlük yaşamımızda karşılaştığımız birçok soru ve sorun var. Bu sorulardan bir tanesi de adres sorusudur. Hangi resmi kuruma gitseniz kimlik bilgilerinin yanında adres sorarlar.

Eşit Davranma İlkesi!

4857 sayılı İş Kanunu işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi düzenliyor. İş Kanunundaki 120 maddeden beni en fazla düşündüren 5. madde oldu. Bu madde “Eşit Davranma İlkesini” tanımlıyor.

Filistin Seçimleri ve Hamas’ın Yükselişi

Gerçekten de karmaşık, iç içe geçmiş pek çok olasılık gündeme gelmiş bulunuyor. Ancak görülen net bir gerçek var: Emperyalist hegemonya kavgasının dengelerinden bir Filistin devleti çıksa da (ki bu Filistin halkının meşru hakkıdır), emperyalistler, halklar arasında kardeşliği, barış ve huzuru sağlamaya muktedir değillerdir. Ezilen yığınlar için gerçek çözüm, ulusal sorun ile toplumsal kurtuluş hedefini birbirine bağlayan bir mücadele perspektifiyle kapitalist düzeni alaşağı etmektir.