Navigation

Şubat 2006 tarihli yazılar

İslam ve Kapitalizm

İslamiyetin ve diğer dinlerin bugün hâlâ kitleler nezdinde kabul görmesinin ve daha da önemlisi bir kurtuluş kapısı olarak algılanmasının en büyük nedeni, insanların kapitalizmin gücü ve baskısı karşısında kendisini çaresiz hissetmesidir. Oysa ne İslam ne de bir başka dinsel toplum düzeni işçi ve emekçi kitlelerin sorunlarına çözüm getirebilir. Her türden kötülüğün, acının, sefaletin ve eşitsizliğin kaynağı olan kapitalist sistemi ortadan kaldırmadıkça işçi sınıfının kurtuluşu mümkün değildir. Kapitalizmin tek alternatifi işçi sınıfının kendi elleriyle kuracağı sosyalist bir dünyadır.

Şubat Devriminden Hatırlanması Gerekenler

Devrim sorunu tek başına doğru perspektif ve öngörü sorunundan ibaret olmadığı gibi, devrimlerin kaderi de yalnızca bununla belirlenmemektedir. Bunun yanısıra devrimci partinin devrimdeki rolü ve önemi konusunda da doğru bir kavrayışa ve buna uygun bir pratiğe sahip olmak tayin edici niteliktedir.

Kapitalistlerin Yalanlarına Kanma!

3 Kasım seçimleri sonucu AKP’nin iktidara gelmesi ile Türkiye’nin makro ekonomik dengelerinin düzeldiğine dair haberleri TV’de her gün duyarız.

Kalbim Yine Çarpıyor, Kalbim Yine Çarpacak!

22 Ocakta İşçi Öz-Eğitim Grupları “DÖVÜŞENLER ÖLENLERİN TUTMAZ YASINI” başlığı altında bir etkinlik düzenledi. Sınıf mücadelesinin önderlerinin anıldığı etkinliğe yaklaşık 60 kişi katıldı.

Ölçümüz Ne Olmalı?

İzlediğim bir televizyon programında bir beslenme uzmanı bugün dünyanın en büyük sorununun nükleer silahlanma, küresel ısınma veya savaşlar değil, Amerikan tarzı yaşamanın ve beslenmenin yaygınlaşması olduğunu

İran Hedef Tahtasında

ABD’nin hedef tahtasında İran’ın bulunduğu uzun zamandır bir sır değil. Son haftalarda resmi açıklamaların harareti giderek arttı ve bunlara hemen her gün yenileri ekleniyor.

Sıra 14 Şubat’ta saldırın mağazalara!!!

Yılbaşı geçti, bayram geçti, şimdi sıra 14 Şubat’ta. “Haydi işçiler alışverişe” diye bağırıyor burjuvazi radyolarda, gazetelerde, televizyonda.

Gericiliğin Kuşattığı Bilim

Kapitalizmin içine girdiği derin tarihsel bunalım, kendini her türden akıldışı eğilimin toplumsal hayattaki yükselişiyle ve çürümeyle dışa vuruyor. Plüton'a uzay aracı gönderilmesinin gündemde olduğu bir dönemde, ABD'deki insanların önemli bir kısmı dünyanın güneş etrafında döndüğüne bile hâlâ inanmıyor. Ya da Fransız devriminin üzerinden neredeyse 220 yılın geçtiği Fransa'da, vergi ödeyen profesyonel astrologların sayısı 40 binin üzerinde. Dinsel ve mistik gericilik 'bilimsel' kanıtlarla körükleniyor.

Sevgi hediye değil, emek, mücadele, dayanışma ve güven ister!

14 Şubat sevgililer günü! Kimi acaba ne hediye alsam diye düşünüp dururken, bazıları da maddi sıkıntılardan dolayı sevgilisine hediye alamama korkusuna kapılıyor!

Petrol-İş’te Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı Tartışıldı

21 Ocakta Petrol-İş Sendikası binasında İstanbul Tabip, Eczacı, Diş Hekimleri ve Veteriner Odaları, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Türk-İş İstanbul Şubeleri ve DİSK İsta

İşçi Hareketinden: Ocak 2006

Cevahir işçilerine karşı faşist çeteler işbaşında

Tuzla Organize Deri Sanayii bölgesinde bulunan Cevahir Deri fabrikasında işçiler sendikaya üye oldukları için 24 Kasım tarihinde işten atıldılar. Ve atılan 28 işçi direniş başlattı.

Cevahir Deri işçileri yalnız değildir

Merhaba Marksist Tutum okurları,

Küçük incelikleri bütüne bağlamak

“Kızımın sigortalı olması için yangın da ölmesi mi gerekiyor?” Mesaiye kaldıkları fabrikada çıkan yangında ölen beş genç kızdan sigortası bulunmayan iki candan birinin babası böyle haykırıyordu geçtiğimiz ay.

Geçiş Sorunu ve Geçiş Programı

Geçiş sorunu, emperyalist aşamaya yükselen kapitalizm döneminin proleter devrimler çağı oluşuyla doğrudan ilişkili bulunuyor. Lenin tarafından dillendirilen bu sorun, işçi sınıfının kitlesinin proleter devrim hedefine kazanılması ve mücadelenin bu hedef doğrultusunda ilerletilmesi amacıyla gündeme getirilmişti. Lenin’in geçiş sorununu ortaya koyuşu, bir zamanlar Marksist saflarda bir hayli tartışmaya neden olan aşamalı devrim anlayışına da verilmiş net bir yanıttı. Böylece, irili ufaklı tüm kapitalist ülkelerde devrimci programın işçi iktidarını amaçlaması gereğine işaret etmekteydi Lenin. Fakat onun ölümünden sonra Stalinist bürokrasinin egemenliğiyle birlikte Sovyetler Birliği’ndeki işçi iktidarı son bulacak ve dünya komünist hareketine de İkinci Enternasyonal oportünizminin ya da Rus Menşevizminin alâmeti fârikası olan aşamalı devrim anlayışı enjekte edilecekti.

Modernleşen Despotizmin Sivilleşme Sancısı /4

Marx, Doğu ve Batı uygarlıklarının kapitalizm öncesi gelişim çizgilerini incelerken, bu iki uygarlık çizgisi arasında (gerek mülkiyet biçimleri ve üretim ilişkilerinin, gerekse toplumsal ve politik yapıların oluşumu bakımından) esaslı farklılıkların bulunduğu gerçeğini saptamıştı. Sonunda her iki uygarlık çizgisi de kapitalizme varmıştır. Ama, bunlar arasındaki tarihsel gelişim farklılığı, kapitalizm öncesinde olduğu gibi, kapitalizme geçtikten sonraki ekonomik, toplumsal ve politik süreçlerde de kendini güçlü bir biçimde hissettirmeye devam etmiştir. Nitekim, şu an incelemekte olduğumuz Osmanlı toplumunun evrim çizgisi de bu gerçekliğin canlı bir örneğini sunmaktadır bizlere.