Navigation

Ocak 2006 tarihli yazılar

Kuş gribi emekçileri vuruyor

Bizler tohumuz

Milliyetçilik çocukları boğazlamaktır



Direnen işçiler yenilmezler



Mahabad'ın şiirleri

İSTANBUL

ANI

BU ŞARKI DEVRİM YİĞİTLERİNE ADANDI

Bertold Brecht'ten şiirler

GENERALİM TANKINIZ NE GÜÇLÜ

OĞULLARI ÖLEN ANALARA TÜRKÜ

ALMERİA

KIYIMLAR

BAZI ŞEYLERİ AÇIKLIYORUM

ZAFERE DAİR

YÜRÜMEK

YİNE İYİMSERLİK ÜSTÜNE

YATAR BURSA KALESİNDE

YAŞAMAYA DAİR

YAPIYLA YAPICILAR

VATAN HAİNİ

VASİYET

TARANTA-BABU’YA BEŞİNCİ MEKTUP

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

STRONSİUM 90

SESLER GELİYOR

SALKIMSÖĞÜT

SAKKO İLE VANZETTİ

Yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar
     bakır yanaklarımızdan
Yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar
     kalbimizde!
Kalbimiz artık dar geliyor bize!
Kopararak
     kanlı sargıları
          yaramızdan!
sokaklarda haykırmadayız
	hep bir ağızdan!
Dişi bir kaplanız ki biz,
kara saplı bir hançer deldi yavrularımızın göğsünü!

OTOBİYOGRAFİ

ONLAR

NİKBİNLİK

NEYİ BİLDİRİR SAYILAR

MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ

KOSMOSUN KARDEŞLİĞİ ADINA

KEREM GİBİ

KARLI KAYIN ORMANINDA

KARIMA MEKTUP

KALBİM

JAPON BALIKÇISI

HÜRRİYET KAVGASI

HAPİSTE YATACAK OLANA BAZI ÖĞÜTLER

GÜNEŞİN SOFRASINDA SÖYLENEN TÜRKÜ

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

ELLERİNİZE VE YALANA DAİR

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

DİYET

Kore'de ölen bir yedek subayımızın Menderes'e söyledikleri

ÇARLIK RUSYASININ ÖLÜMÜ

BU YAZI UZUN SENELER DÜNYA EMPERYALİZMİNİN
ŞARKTA KANLI BEKÇİLİĞİNİ YAPAN
ÇARLIK RUSYASININ NE SURETLE
ÖLDÜĞÜNE DAİRDİR

BÜYÜK İNSANLIK

BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN

BİR HAZİN HÜRRİYET

ASYA-AFRİKA YAZARLARINA

ANGİNA PEKTORİS

Nurhak

Dört bir yana haber salsam,
Öldü desem İnan'ımı
Dağlar bana geri verin
Kadir'imi, Sinan'ımı

Kızıldere

Oy dere Kızıldere
Böyle akışın nere
Bizde halmı bıraktın
Sana can vere vere

İşçi Yürüyor Baştan

Geliyoruz zincirleri kıra kıra hey...!
Burjuvazinin kafasına vura vura hey...!
Geliyoruz zincirleri kıra kıra hey...!
Faşistlerin kafasına vura vura hey...!

16 Haziran

Onaltı Haziran yüzbin işçi yürüdü
Onaltı Haziran yüzbin işçi yürüdü

Venseremos

Yırtıyor fırtına sessizliği
Ufuktan bir güneş doğuyor
Gecekondulardan geliyor halk
Tüm Şili türküler söylüyor

İşçi Birlik Cephesi

İnsan insan olduğundan
Acıkan karnı doymalıdır
Boş laflarla karın doymaz
Yiyecek ekmek olmalıdır

Dayanışma

Haydi unutmayalım
Nereden biz gücü alırız
Hem açken hem de tokken
Haydi unutmayalım
Bu dayanışmayı

Hayat Denilen Kavga (Avusturya İşçi Marşı)

Hayat denilen kavgaya girdik
Çelik adımlarla yürüyoruz
Biz bu karanlık yolun sonunda
Doğacak güneşi görüyoruz
Dağları aşıyor, bak yakınlaşıyor
Kızıl yıldız zafer kuşu

Türkiye İşçi Sınıfına Selam

Türkiye işçi sınıfına selam,
Selam yaratana
Tohumların tohumuna,
                                  serpilip gelişene selam!
Bütün yemişler dallarınızdadır!

1 Mayıs

Günlerin bugün getirdiği
Baskı, zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez
Sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir
Bizde ve her yerde

Enternasyonal

Söz: Eugene Pottier (Paris 1871)

İşçi Denetimi Nedir, Ne Değildir?

Son dönemlerde Venezuela’da yaşanan bazı devletleştirme örnekleri ve “işçi denetimi”, “işçi yönetimi” gibi kavramlarla adlandırılan uygulamalar, sosyalistler arasında büyük bir kafa karışıklığının ve türlü yanılsamaların doğmasına yol açabilmektedir. Burjuva devlet altında gerçekleştirilen bazı uygulamaların (Venezuela’da “ortak yönetim” diye dillendirilen örnekte olduğu gibi) işçi yönetimi ve işçi denetimi olarak sunulması, gerçekte farklı düzeydeki olguların iç içe geçirilerek tam bir bulanıklık yaratılmasından başka bir şey değildir. Esasen bu reformist bir anlayışın sonucudur. Bu reformist anlayış, gerçekleştirilen uygulamalara olduğundan fazla anlamlar yükleyerek abartır ve bunları iktidarın işçi sınıfı tarafından alınmasının ilk adımları, “sosyalizme” doğru gidişin köşe taşları olarak değerlendirir.

Stajyer Öğretmenler ve Hayalleri Üzerine

Türkiye’de yaklaşık 3000 tane dershane olduğu söyleniyor. Bu dershanelerin yaklaşık 700’e yakınıysa İstanbul’da bulunuyor.

10 Ocak

10 Ocak günü internette haber okuyordum. Tarihte bugün köşesinde 10 Ocak tarihine ait farklı tarihsel kesitlerde meydana gelmiş haberler vardı.

Can Pazarı

Yaşam Radyo’da düzenlenen bir programın sonlarına tesadüfen yetişmiştim. Programın o haftadaki konusu çocuk kobaylığıydı. Bir sağlık uzmanı insanın kanını donduran açıklamalarda bulunuyordu.

İstanbul Üniversitesi’nde İP’lilerin “Ermeni Soykırımı Yalanı” Paneli

İstanbul Üniversitesi’nde İP’lilerin “Ermeni Soykırımı Yalanı” Paneli!

12 Eylül Rejiminin Keskin Kılıcının Biçtiği Gençlik

Türkiye tarihine genel olarak baktığımızda, belli dönemler arasındaki bağların ne kadar kopuk, daha doğrusu koparılmış olduğunu görürüz. Yakın geçmişle günümüz arasında da muazzam bir kopukluk yaratılmıştır.

Latin Amerika Sosyalizme mi Gidiyor?

Son yıllarda özellikle Latin Amerika’da sınıf mücadelesi giderek yükseliyor ve buna paralel olarak sosyalizm fikri de belli bir sempati kazanmaya başlıyor. Tüm dünyanın çalkantılar içerisinde olduğu, ekonomik krizin bir türlü aşılamadığı, tüm kapitalist ülkelerde siyasetin temel taşlarının yerlerinden oynamaya başladığı, emperyalist savaşların ve emperyalistler arasındaki hegemonya kavgasının kızıştığı bir dönemde sosyalizm düşüncesinin geniş emekçi kitleler nezdinde belli bir itibar kazanmaya başlaması, ilk bakışta kuşkusuz çok önemli ve sevindirici bir gelişme olarak görünüyor. Ancak, biraz daha yakından bakıldığında, bu sürecin aslında kendi içinde çok ciddi tehlikeleri barındırdığını da görmek zor değil.

“Kart Kurt”tan Alt Kimliğe

Şemdinli sonrası alevlenen tartışmaların gündemde en çok yer eden başlığı “alt kimlik-üst kimlik” sorunu oldu. Başbakan daha önce dile getirmiş olduğu “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı” formülünü Şemdinli sonrası bir kez daha dile getirince, safları kalabalık şovenist koro yine hop oturup hop kalktı. Bol bol parmak sallanıp, Türklüğün bir “alt kimlik” olamayacağı, hepimizin şanlı Türk milletinin mensubu olduğu ve bununla gurur duyulması gerektiği hatırlatıldı. Böylece büyük Türk şovenizmi bir kez daha kendi ayinini yapmış oldu. Ancak tüm bu şovenist gayretkeşliğe rağmen, hem tartışmanın genel seyri ve geride bıraktığı atmosfer, hem de bizzat bu hezeyan hali, Kürt halkının varlığını yok saymanın mümkün olmadığını ortaya koydu. İşin aslı, egemenler kepazece bir kibirlilikle ona bir kimlik bahşederek ulusal sorunu halletmenin hesabını yapadursun, Kürt halkı kendi kimliğini uzun ve acılı bir mücadele sonucunda çoktan kazanmış durumda.

“Hayata Dönüş”ün Beşinci Yılı

2000 yılında, E tipi cezaevlerinin F tipi hücrelere dönüştürülmesini, devrimci tutsaklar ve yakınları, düzenledikleri basın açıklamaları, mitingler, dönüşümlü açlık grevleri ve nihayetinde ölüm oruçlarıyla pr

marksist kitaplık sayfası


Parse error: syntax error, unexpected '?' in /home/marksist/public_html/modules/php/php.module(80) : eval()'d code on line 3

Gözümüzü Artık Açalım

Reformizm Üzerine

Reformizm diye adlandırılan siyasal anlayış dünyanın her yerinde ve her dönemde işçi hareketini zaafa uğrattı; bu niteliği nedeniyle de Marksist saflarda çok derin tartışmalara konu oldu. Marksizmin kurucularından başlayarak Lenin ve diğer devrimci önderler, reformizmin siyasal anlamı, sosyal kökleri ve yarattığı tahribatlar üzerinde durdular. Alman Sosyalist İşçi Partisinin tüm yönetici kadrosunu hedef alan genelge niteliğindeki mektuplarında (17-18 Eylül 1879 tarihli), Marx ve Engels, parti yöneticilerinin reformist yaklaşımlarını yerden yere vuruyorlardı. Bu reformist sosyalistler, burjuvaziye yaranmak uğruna işçi sınıfının devrim programının “keskin” görünen yanlarını törpülemekle meşguldüler. Onlar bu sayede proleter mücadelenin geniş kitlelere “ürkütücü” gelmeyeceğini ve partiye çok daha fazla sayıda insan kazanılabileceğini iddia ediyorlardı.

Yurtseverlik = Milliyetçilik

Son dönemlerde özellikle gelişen bir dizi olaylarla birlikte, milliyetçilik burjuvazi tarafından bilinçli olarak yükseltilmeye çalışılmaktadır.

Kapitalizmin Mezar Kazıcıları

İçerisinde yaşadığımız kapitalist sömürü sistemi her geçen gün şiddetini daha da arttırıyor.

Yeni İşyerinden Merhaba

Üretim sürecinden kopuk geçen uzun günler artık son buldu. Nihayet bir burjuva tarafından makul bulundum. Bir otomobil tamir servisinin resepsiyonunda müşteri danışmanı olarak işe başladım.

Bizler tohumuz