Navigation

Mayıs 2005 tarihli yazılar

İrlanda: 1916 Paskalya Ayaklanması

Ulusal Sorun ve Sosyalist Mücadele Diyalektiği

Ulusal sorun, “asıl çelişki sınıfsaldır” gerçekliğinin arkasına sığınarak geçiştirilebilecek veya boşlanabilecek bir sorun değildir. Nitekim, ulusal sorun, tarihsel olarak burjuva demokratik bir sorun olmasına ve harekete geçirdiği kitlelerin sınıfsal çeşitliliğine karşın, barındırdığı ve kaynaklandığı çelişkiler özgün dışavurumlara sahiptirler. Enternasyonalist komünistler sosyalist temellerde birliği gerçek ve kalıcı bir çözüm olarak değerlendirseler bile, bu gerçeklikten hareketle kitlelerin –eğer varsa– ulusal sorunlarını görmezden gelmezler.

Şovenizme Karşı Enternasyonalizm Bayrağını Yükselt

Mersin’deki bayrak olayından sonra egemen sınıfın statükocu-devletçi kesiminin çıkarları doğrultusunda kitlelere milliyetçi zehir daha yüksek dozajlarda enjekte edilmeye başlandı.

İstanbul Üniversitesi’nde Formasyon ve Yaz Okulu Eylemleri

İstanbul üniversitesinde 2. yarıyılın bitmesine 3 hafta kala, formasyon ve yaz okulu uygulamasında öğrencileri olumsuz etkileyecek değişiklikler yapılmak istenmesi üzerine iki ayrı kampanya örgütlendi.

Kapitalizmin İrinleri Üzerine

Gediz’deki Maden “Kaza”sı

Kapitalizm iltihaplanmaya, iltihaplandıkça da bünyesindeki cerahatlerini etrafa kusmaya devam ediyor. İnsanlığın doğa üzerindeki en büyük zaferi olarak ortaya çıkan kapitalizm, doğanın kör güçleri karşısında hezimetin ismi haline geldi. Öyle ki artık depremlerde, taşkınlarda, göçüklerde vb. yaşanan kitlesel ölümler kanıksanmış, günübirlik olaylar olarak görülmeye başlanmıştır. İnsanlığa verebileceği hiçbir şey kalmamış olan kapitalizm, giderayak telâfisi mümkün olmayan yaralar açmakta direniyor.

Ekvador’da Halk Ayaklanması Lucio Gutierrez’i Devirdi

Ekvadorlu kitleler, bu mücadelenin ilk raundunu kazandılar. Ancak, amaç yalnızca Lucio Gutierrez’i alaşağı etmek değil, aynı zamanda onun temsil ettiği sisteme son vermekti. Tam da bu nedenle, tüm burjuva siyasetçiler gidene kadar eylemlere devam etmek hayati önem taşıyor. Bu yüzden hareket, burjuvazinin karşısına bağımsız bir programla –yolsuzluklara karışanları ve son günlerdeki ölümlerden sorumlu olanları cezalandırmanın yanı sıra, uyum programlarına, doğal kaynakların özelleştirilmesine, “Köstebek Yasası”na ve işten çıkarmalara karşı çıkılmasını ve kitlelerin mevcut yaşam koşullarının düzeltilmesini içeren bir program– çıkmalıdır.

Okurlarımızdan 1 Mayıs 2005 izlenimleri

1 Mayıs: Mücadele Tarihimizden Dersler Çıkarmamız Gereken Gün

Tibet İşçileriyle Röportaj

Çeşitli temizlik, kozmetik ve gıda ürünleri üreten, yaklaşık 30 ülkeye ihracat yapan, Procter Gamble, Migros, Diasa, BİM, Carrefour, İsmar gibi marketlere fason mal üreten Tibet şirketler Grubu, 4 Nisanda 38 işçi

Burjuvazinin “Anneler Günü”

Dünyanın hemen her yerinde, her yıl Mayıs ayında, öpücükler ve güller ile dolu bir gün yaşanıyor. Ya da bize yaşanıyormuş gibi aktarılıyor.

Yükselen Milliyetçilik ve Solun Zaaflı Tutumu

Ulusal 'onur'a değil, enternasyonalist bilincimize sahip çıkalım!

Komünistler milliyetçiliğin çeşitli kılıklar altında emekçi kitlelerin bilincine zerk edilmesine karşı uyanık olmalılar. Önümüzdeki dönemde milliyetçiliğin daha bir yükseleceği gerçeğini göz önüne alarak işçi sınıfının enternasyonalist görüşlerini inatla ve kararlılıkla savunmak gerekiyor. İşçi sınıfı burjuva egemenliğinin sembollerini ve kavramlarını değil, kendi kızıl bayrağını ve enternasyonalist sloganlarını yükseltmeli, enternasyonalist bilincine sahip çıkmalıdır. Yalnız ve yalnızca proletarya enternasyonalizmini tavizsiz biçimde savunan komünistler, emperyalist yayılmacılığa, burjuva gericiliğine, şovenizme, faşizm tehlikesine karşı tutarlı ve kararlı bir mücadele verebilirler. Bu da kuşkusuz, Marksizm temelinde berrak ideolojik-politik görüşlere ve sağlam bir enternasyonalci komünist örgütlülüğe sahip olmakla mümkündür.

Konut Sorunu Nasıl Çözülür?

Son dönemlerde hükümet, gecekondu semtlerinin iyileştirileceği, buraların toplu konut alanları haline getirileceği, semt sakinlerinin çok daha iyi koşullarda yaşayacağı ve daha iyi evlere sahip olacakları vaatleriyle, bazı semtlerde geniş kapsamlı yıkımlara girişeceği mesajını veriyor. Bununla eşgüdümlü olarak ise, “mortgage” sistemi ya da Türkçe ifade edecek olursak ipotekli kredi sisteminin uygulanmaya başlanacağı söyleniyor. Konut sorununa köklü çözüm olarak sunulan bu sistemi daha ayrıntılı olarak ele alacağız. Ama her şeyden önce belirtmeliyiz ki hükümetin maksadı, gecekonduların iyileştirilmesi ve gecekondu sahiplerinin daha sağlıklı evlere kavuşturulması değil, muhtemelen kendi etrafındaki inşaat şirketleri için yeni kâr kapıları açmaktır.

Marksist Tutum dergisi çıktı

İşçi sınıfı hareketi içinde gerçek anlamda enternasyonalist bir çizginin yerleştirilmesi hedefiyle yayın hayatına başlayan aylık Marksist Tutum dergisini devrimci duygularla selamlıyoruz. Aşağıda derginin içinde yer alan yazıların başlıklarını ve Çıkarken adlı yazıyı yayınlıyor ve burada belirtilen doğrultunun başarıya ulaşmasını diliyoruz: “Marksist Tutum gökten zembille inmiyor, uzun ve zorlu bir yoldan gelerek işçi sınıfı hareketi içinde gerçek anlamda Marksist bir damar açma çabasının ilerletmeyi hedefliyor. Marksist Tutum’un, özellikle kendisini milliyetçilikten ve reformizmden arındırmayı başarmış, geçmişin derslerini hazmetmiş yeni bir Marksist işçi ve gençlik kuşağının şahsında muhatabını bulacağına varlığımızın tüm gücüyle inanıyoruz.”

SEKA Direnişinin Ardından

SEKA direnişi bir kez daha göstermiştir ki, sınıf hareketi düzenle bütünleşmiş sendikal bürokrasinin sultası altındadır ve bu durum değişmedikçe mucizeler beklemenin anlamı yoktur. Burjuva ideolojisinin ve sendikal bürokrasinin sınıf hareketi üzerindeki hâkimiyetini kırabilmek için devrimciler ve komünistler sendikalarda militan bir sendikacılık anlayışını egemen kılmanın çabası içinde olmalıdırlar. Bu da işin kolayına kaçıp hariçten gazel okumakla veya sendika bürokrasisine oynamakla başarılamaz.

İşimiz burjuvaları eğlendirmek...

Turizm sektörü dışarıdan öyle zevkli, eğlenceli, albenili olarak gözükse de durum hiç de öyle değil. Bunu sektörün yürümesini sağlayan çalışanlardan öğrendiğimizde madalyonun diğer yanını da netçe görmüş oluruz.