Navigation

Şubat 2005 tarihli yazılar

Ortadoğu’da Filistin, Filistin’de Ortadoğu

Kavranması gereken, Filistin meselesinin Filistin’le sınırlı bir sorun olmadığıdır. Filistin burjuvazisi korkakça, küçük çıkarları için ne kadar uzlaşmacı bir çizgiye çekilirse çekilsin, Ortadoğu’da yaşanan emperyalist paylaşım savaşına bağlı olarak şekillenecektir Filistin sorunu. Ortadoğu’da nüfuz alanları için kavga eden emperyalist güçler, Filistin sorununu kendi çıkarları çerçevesinde ele almaktan geri durmayacaklardır. Denge kimin lehine sağlanırsa sağlansın, Filistin toprakları Ortadoğu’nun özgünlüğünden dolayı emperyalistlerin kapışma alanı olmaktan çıkmayacaktır. Emperyalist dengelerle şekillenecek bir Filistin devleti, dengeler bozulduğunda yeniden sorun olmaya devam edeceğinden, asla kalıcı ve adil bir çözüm sağlanamayacaktır.

Evrimin Diyalektiği

Diğer tüm canlılardan farklı olarak, insan, denebilirse, kendini var etmiştir: Emekle. İnsan, daha başından itibaren içinde bulunduğu doğal koşullara kölece bağlı kalmaya karşı amansız bir savaşım içerisine girmiştir. İnsanın bilinçli üretim faaliyeti, artık onun içinde bulunduğu doğal ortamı değiştirebilir bir nitelik kazanmıştır. Bugün insanoğlu, doğanın ya da genlerinin kölesi olmaktan kurtulma yolunda nesnel olanaklar bakımından muazzam bir gelişme kaydetmiş durumdadır. İnsanlık gerek doğal, gerek kültürel ve gerekse de toplumsal evrimiyle, bugün artık doğanın kölesi değil efendisi olma noktasına nesnel bakımdan son derece yaklaşmış durumdadır.

Mafya Kapitalizmin Hamurundadır

Bugün mafya ve kapitalist devletler aynı bütünlüğün parçalarıdır ve birbirlerinden ayrılamazlar. Yani mafya örgütlerinin faaliyetleri devletlerin engellemek isteyip de engellemeyi başaramadığı faaliyetler değildir. Mafyaya yönelik çeşitli dönemlerde düzenlenen operasyonlarsa mafyayı ortadan kaldırmak amacıyla değil, devletin mafya üzerindeki denetimini pekiştirmek için yapılır. Yıllardır yapılan tutuklamalara ve "çökertilen" mafya örgütlerine rağmen yeraltı faaliyetlerinin artarak sürmesi, kapitalistlerin niyetlerinin mafyayı ortadan kaldırmak olmadığının en açık göstergesidir.

Emek Platformu Bölge toplantıları yapıyor

16 Şubat İktidarı Genel Uyarı Eylemi için yapılan hazırlık toplantıları Emek Platformunun beklentilerini karşılamadı. Tüm Türkiye çapında yapılacak eylemin biçimi henüz belli değil. Çok büyük ihtimalle illerde basın açıklamaları şeklinde örgütlenecek. İş bırakmaların örgütlenebilmesi şu anki örgütlülük düzeyinde mümkün görünmüyor. Emek Platformu bir kez daha günü mü geçiştirecek, yoksa bölge toplantılarının cılızlığı nedeniyle eylemi erteleyecek mi, önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.

Sesimiz çıksın artık, suskunluğumuzu bitirelim!

Liseyi yeni bitirdim. Şimdi de üniversiteye tekrar hazırlanıyorum. Gittiğim dershane hani şu öğrencilere hissettirmeden yavaş yavaş din aşılayanlardan.

SEKA Direnişinden İzlenimler

Direniş ziyaretinde beni çok coşkulandıran ve aynı zamanda çok kahreden tablolarla karşılaştım. Fabrikada çalışan yaklaşık 750 işçinin aileleriyle birlikte aynı coşkuyu yaşaması beni çok duygulandırdı. Eşler, çocuklar sandalyelerde ve masa üstlerinde yumruklarıyla haykırıyorlardı. Kadınlar yine en öndeydi. Grup grup kadınlar, "kadınlardan korkan şerefsizler" diyerek hükümet yetkililerine sesleniyorlardı.

Öğrenci eylemlilikleri üzerine

Bugün devrimci gençlik hareketinin son derece cılız oluşunun elbette "eylemsel ortaklaşamama", "birleşik kitle örgütlerinin eksikliği" gibi faktörlerle bir bağlantısı vardır. Ne var ki, bu faktörler kendi başlarına bir şey ifade etmezler, çünkü onlar da bir başka temel sorundan kaynaklanmaktadır. Temel mesele, ortada tüm toplumu etkileyebilecek tarzda bir sınıf hareketinin olmayışıdır. Bu noktanın üstünden atlayarak, sınıf hareketinin dibe vurduğu bir dönemde devrimci bir gençlik hareketinin "yaratılması" için "gençlik kurultayları" vs. çağrılarında bulunmak hiç de gerçekçi değildir.

Gelecek bizi çağırıyor


Biliyorum, daha çok çabalamalı, üretici olabilmeli; daha çok okumalı ve de okur mektubu göndermeli.