Navigation

Ocak 2005 tarihli yazılar

Savaşa karşı atılan sloganlar üzerine

Bugün dünyayı yeniden paylaşanlar, bu paylaşımdan pay kapmaya çalışanlar, yalnızca ABD ve Britanya gibi büyük emperyalist güçler mi? Yerle bir edilen Irak'ta yeniden inşa faaliyetinden tutun, petrol kuyularında çıkan yangınları söndürme, gıda ihtiyacının karşılanması vs. yüzlerce ihaleye kadar, üretenlerin kanını emmenin hesabını yapanlar arasında Türk burjuvazisi de yok mu?

Toplumun Sosyalizasyonu

Rosa Luxemburg bu makalesinde, işçi sınıfı iktidarı aldıktan sonra toplumun iktisadi yapısında ne gibi düzenlemeler yapılacağını ve bu bağlamda sosyalizme doğru yönelen bir ekonominin temel çizgilerinin neler olacağını açıklıyor. Makale 1918 Aralığında, Almanya’da devrimin sıcak günlerinde yazılmış.

Sakarya’dan merhaba!

Herkese Sakarya’dan merhaba! Öncelikle belirtmeliyim ki yazdıklarım pek iç açıcı değil. Ancak, birçoğumuzun ortak sorunları olduğundan paylaşma gereği duydum.

Bonapartizmden Faşizme

Olağanüstü Burjuva Rejimlerin Marksist Bir Tahlili

Elif Çağlı bu kitapta Fransa'da Marx döneminde yaşanan Louise Bonaparte'nin 18 Brumaire deneyiminden Almanya'daki Bismarck dönemine, İtalyan ve Alman faşizminden İspanya ve Portekiz'e, Yunanistan'dan Latin Amerika'ya kadar uzanan geniş deneyimleri göz önünde bulundurarak, burjuvazinin olağanüstü rejimlerinin biçimlerini ve evrimlerini, bu rejimlerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ve değerlendirmenin hangi teorik-politik temellere dayanması gerektiğini ortaya koyuyor. Şüphesiz Türkiye deneyimi burada önemli bir sayfa oluşturuyor. Çağlı, Türkiye'deki burjuva rejimin kuruluş süreci ve sonraki evrimini, yaşanan darbeler ve bunların doğurduğu rejimlerin karakteri sorununu tartışarak, modern Türkiye tarihine ilişkin Marksist bir perspektif ortaya koyuyor

Radyoaktif Kapitalizm

Nükleer Santrallere Karşı Marksist Tutum

Nükleer santraller sorunu, insanlığın üretici güçlerinin tarihsel gelişmesinin, insanlığın bir bütün olarak ihtiyaçlarını gidermeye yeterli bir temel sağlayıp sağlamadığı, insanı ve çevreyi tahrip etmeden insan ihtiyaçlarını gidermenin mümkün olup olmadığı ve bu sorunların toplumsal-politik niteliği gibi hususları içeren geniş bir bağlama oturtulmalıdır. Nükleer santrallere karşı olanların önemli bir bölümü, konuyu böylesi geniş bir perspektiften ele almamaları nedeniyle zaman zaman nükleer santral taraftarları ile aynı zararlı önyargıları paylaşmakta ve bilinç bulandırıcı olabilmektedirler.

Oportünizmin “Yeni Enternasyonal” Anlayışı /2

Dünya burjuvazisine karşı savaşta işçi sınıfına önderlik edecek Dünya Komünist Partisi, gelecekteki keskin ve ani dalgalanmaları, yükseliş ve düşüşleri göz önüne alarak, mücadeleyi proletaryanın muzaffer devrimiyle taçlandırmak amacıyla örgütlenmelidir. Dünya Komünist Partisi, işçi sınıfının en ileri, en militan ve en fedakâr unsurlarının bir araya gelip komünist bilinçle donanmasıyla vücut bulacaktır. Daha baştan, dünya çapında örgütlenmeyi perspektif olarak önümüze koymadan bu partiyi inşa edemeyiz. Son derece disiplinli, merkezi bir yapıya ve bir dünya devrimi programına sahip, işçi sınıfının kitle örgütlerine, sendikalara, işçi derneklerine, kooperatiflere vb. kök salmış, bunlar içerisinde mevziler tutmuş bir Komünist Enternasyonal!

Kapitalist eğitimi unut, kendi sınıfının eğitimine bak!

Ben üniversiteye hazırlanmakta olan bir öğrenciyim fakat okulda değil özel bir dershanede eğitim görerek hazırlanıyorum, çünkü eğitimi okulda alamadım.

Yaşananları Unutma: Saldırı Hepimize!

Varsın kapitalistler binlerce hapishane inşa etsin, kanunlar çıkartsın ve katliamlar düzenlesin. Yarın ayaklanacak milyonlarca işçiyi koyacak hapishane bulabilecekler mi? Barikatlardan faşist namluların üzerine yürüyen kararlı milyonlarca işçiyi gördüklerinde ne kadar kurşun sıkabilecekler? Yarın cephede işçi-askerler komutanlarının, genarallerinin emirlerine karşı geldiklerinde ve namluyu size çevirdiğinde ne yapacaksınız? Yarın anayasanız, mahkemeleriniz, parlamentonuz ve bakanlarınızın etrafı sarıldığında nereye kaçıp kurtulacaksınız.

“Kapitalizm Erken Uyarı Sistemi” Alarm Veriyor!

İnsanlık milyonlarca yıldır bu tür doğa olaylarıyla yüz yüze geldi, gelecek. Fakat bu olayların bir felâkete dönüşmesini engellemek tümüyle insanlığın elindedir. Teknolojinin geldiği mevcut düzey, yaşanan doğa olaylarının felâkete dönüşmesini engelleyebilecek boyutlardadır. İşte birkaç örnek: kapitalist devletlerin bugün askeri kullanıma hasrettikleri uydu sistemleri, dünya ölçeğinde düşünüldüğünde maliyeti devede kulak kalan tsunami erken uyarı sistemi, araştırmalar için yeterince fon ayrıldığı takdirde önceden tahmin edilmemesi için hiçbir neden bulunmayan deprem erken uyarı sistemleri. Tüm bunların bugün insanlığın hizmetine sunulmayışının tek nedeni, her şeyin bir meta olduğu ve insan ihtiyaçlarına değil kâra dayanan kapitalist sistemdir. Suçlu doğa değil kapitalizmdir.

Zonguldak Madencilerinin Grevi ve Büyük Ankara Yürüyüşü

Burjuvazinin sistematik saldırıları sonucu tarihsel hafızasını yitirmiş, geçmişiyle bağları kopmuş durumda olan işçi sınıfı hareketini kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda yeniden canlandırmak için, yaşanan deneyimleri Marksizmin ışığında yeniden süzgeçten geçirmek, işçi sınıfının deneyim hanesine, bilincine kazımak büyük önem taşıyor.

Martinik

Ama bir gün gelecek başka bir volkanın gümbürdeyen sesi yükseltecek: fokurdayan ve kaynayan bir volkan, isteseniz de istemeseniz de, yeryüzünden tüm sahte sofuluk taslayan, kan lekeli kültürü süpürüp atacak. Ve ancak onun kalıntıları üzerinde uluslar gerçek insanlık halinde bir araya gelecekler ve onun da kör, ölü doğadan başka ölümcül bir düşmanı olmayacak.

Marx'ın Kapitali

Marx'ın sözcükleriyle Kapital özeti

"Bu kitap, Marx’ın ekonomik öğretisinin temellerini Marx’ın kendi sözleriyle özlü bir biçimde ortaya koymaktadır. Her şeyden önce, halen hiç kimse emek değer teorisini Marx’tan daha iyi açıklayamamıştır. Kapital’in birinci cildinin –Marx’ın tüm ekonomik sisteminin temeli– özeti bay Otto Rühle tarafından, büyük bir dikkatle ve derin bir görev bilinciyle yapılmış. ... Aynı zamanda bay Rühle, özetin bütünlüğünü olduğu kadar bilimsel analizin gelişimindeki sürekliliği de korumak için herşeyi yaptı. Mantıksal çıkarımlar ve diyalektik düşünce geçişleri, inanıyoruz ki hiçbir noktada ihlâl edilmemiş." (Troçki)

Günü Kurtaramayan Sendikal Bürokrasi

“KESK eylemlerine devam ediyor. 24 Aralıkta AKP bütçesine ve emeklilik hakkının gaspına karşı kırmızı kart gösterilmişti.

Dünya Kapitalist Düzeni Hâlâ Yıkılmayı Bekliyor!

Bataklığa dönüşmüş kapitalizm altında kanla ve katliamlarla dolu bir yılı daha geride bıraktığımız şu günlerde, ideolojik aygıtları ellerinde bulunduran egemen sınıflar yalan makinesini çalıştırmaktan yine geri durmayacaklar. Görüntülü iletişim aygıtlarında boy gösteren Devlet Başkanları emekçi yığınların gözünün içine bakarak savaşsız, özgürlük dolu, ekonomik sıkıntıların geride kaldığı bir dünya istedikleri yalanını pişkince terennüm edecekler. Barış ve özgürlük elçisi kesilmekte onların üstüne yoktur!

Çalışma Barışı

İşçi sınıfının mücadele tarihine baktığımızda sendikaların, ilk olarak, işçiler arasında dayanışmayı sağlamak için kurulan öz örgütlülükler olduğunu görürüz.