Navigation
4 Ocak 2018

Burjuva Düzenin Hizmetindeki Faşizm ve Naziler

İkinci Dünya Savaşının sona ermesinin ardından, Nazilerin pek çok önemli kadrosu yargılanamadı bile. Devlet kurumlarının en tepe yöneticilerinden en basit memuriyet görevinde olanlara kadar bütün görevlileri Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisinin üyesiydi. Buna rağmen savaş sonrası yargılanan Nazilerin sayısı 6500’de kaldı. Nazilerden hesap soruluyor izlenimi yaratmak için büyük bir şova dönüştürülerek görülen mahkemelerde ise göz önündeki bazı liderlere verilen idam cezaları dışında kayda değer bir şey çıkmadı. Arandığı ilan edilen binlerce Nazinin önemli bir kısmı elini kolunu sallayarak Latin Amerika’ya kaçarken, birçoğu da “birikimlerinden faydalanılmak üzere” Müttefik devletlerin başta örtülü örgütleri olmak üzere çeşitli kurumlarında görevlendirildiler. Yeni Alman devleti de yine bunların etkin pozisyonlarda yer alacakları biçimde yapılandırıldı.

Evsizler Ordusu Büyüyor

Kapitalizm alarm veriyor. İnşaatlar yükseliyor, dev binalar şehirleri sarıyor. Kapitalizmin çürümüşlüğünü örtmek istercesine her yana betonlar dökülüyor, fakat köhneyen düzenin pis kokuları betonlar arasından sızmaya devam ediyor. Dev inşaat şirketleri sayısı milyonları geçen boş konutlarla şehirleri mezarlıklara çeviriyor, bir çatıdan yoksun olarak yaşayan milyonlarca insan ise şehrin hayaletlerine dönüşüyor. Çürüyen düzene ayna tutan sokaklar, ihtişamlı yapıların gölgesinde bir ordu yetiştiriyor: Evsizler ordusu!

1 Ocak 2018

KHK’yla Taşeron İşçisine “Şartsız, Ayrımsız Kadro” Aldatmacası

Yaşanan son süreç bir kez daha göstermektedir ki, taşeron işçilerinin ve 4-C’den 4-B’ye geçirilen işçilerin taleplerini eksiksiz elde edebilmeleri için, hükümetin yalanlarına kanmamaları ve sendikacı kılığı altındaki işbirlikçileri başlarından def ederek çok daha kitlesel ve örgütlü bir mücadele yürütmeleri zorunludur.

Çürüyen Kapitalizmin Eşliğinde Ticarileşen Futbol

Kapitalizm yeryüzünde egemenliğini kurarken her şeyi büyük bir değişim ve dönüşümün içerisine soktu. Kültürü, sanatı, sporu yerellikten kurtararak evrenselleştirdi ve bunlardan ideolojik, ekonomik ve siyasi kazanç elde etti. Ama çürüme çağındaki kapitalizm elini attığı her şeyi çürütmeye, yozlaştırmaya başladı. Endüstriyel futbol bu bakımdan çürüyen kapitalizmin en “başarılı” ürünlerinden birisidir. Endüstriyel futbolun pislikleri ortadadır. Siyasetin kirletmediği, paranın yozlaştırmadığı, rekabetin taraftarları ve oyuncuları çığırından çıkarmadığı bir futbol, yani endüstriyel olmayan bir futbol kapitalizmde mümkün değildir. Suç bir eğlence aracı, bir oyun olarak ortaya çıkan futbolda değil.

30 Aralık 2017

Rejim KHK’larla Yol Alıyor

Siyasi iktidarın attığı tüm adımlar, bütün ipleri tek adamın elinde toplayan bu totaliter rejimi kurumsallaştırarak, iktidarını mutlaklaştırma yolundaki tüm engelleri temizlemeye yöneliktir. Ne var ki bunu hiç de istediği hız ve pürüzsüzlükle gerçekleştiremiyor. Toplumsal muhalefeti sindirmek için devreye sokulan baskılar, işten atmalar, hapis cezaları muktedirlerin arzuladığı ölçüde etkili olamıyor. Siyasi iktidarın yarattığı kamplaşma, karpuz gibi ikiye yarılan toplum gerçekliğiyle, dönüp onu da vuruyor.

29 Aralık 2017
Sinema ve İdeoloji, Hollywood ve Burjuvazi

Sinema ve İdeoloji, Hollywood ve Burjuvazi /2

Pentagon (Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı), CIA (Merkezi İstihbarat Teşkilatı) ve ABD yönetimi ile stratejik ve organik bir ilişki içerisinde olan Hollywood, ürettiği filmleri büyük oranda siyasal sürecin ruhuyla örtüşen bir formda tasarlıyor. Üstelik öylesine devasa bir araç ki Hollywood, günümüzde dünya film üretiminin ve dağıtımının merkezi konumunda oluşundan ötürü, ABD emperyalizminin tüm dünyada kitlelerin bilincini manipüle etmesinde muazzam bir rol oynuyor.

26 Aralık 2017

Tekellerin Tahakkümü ve Artan Çelişkiler

Kapitalizmin içsel çelişkilerinin sistemi çıkışsızlığa sürükleyecek denli keskinleştiği bir tarihsel dönemden geçiyoruz. Bu durum kendisini pek çok görüngüyle ortaya koyuyor. Sermayenin yoğunlaşma ve merkezileşmesindeki olağanüstü hızlanmayla birlikte toplumsal eşitsizliğin akıl sınırlarını zorlayan boyutlara ulaşması bunun en tipik göstergesi. Üretim araçları ve dolayısıyla zenginlik giderek çok daha küçük bir azınlığın elinde toplanırken, toplumun büyük çoğunluğu sermayenin köleliğine ve yoksulluğa mahkûm ediliyor.

24 Aralık 2017

“Kıskandıran” Büyüme Ne Pahasına?

Dünya kapitalizminin içinde bulunduğu derin krizin belirlediği koşullarda ve bunlara eşlik eden kendine özgü sorunlarla Türkiye ekonomisi, krizin yıkıcı etkilerinin daha da fazla görüleceği bir döneme adım adım yaklaşmaktadır. Bu eğilim karşısında hükümetin yapacağı hamleler, mukadder sonu geciktirme dışında bir işe yaramayacaktır. Hükümetin, uluslararası koşulların yarattığı karambollerden yararlanarak geçiştirdiği ekonomik sorunlar büyüyen boyutlarıyla tekrar tekrar karşısına çıkmaktadır. Ancak AKP’nin ekonomideki manevra alanı daralmıştır.

22 Aralık 2017

DİB’den “OHAL’siz Türkiye” Kampanyası

Demokrasi İçin Birlik (DİB),  başlattığı “OHAL’siz Türkiye” kampanyasını, 21 Aralıkta, Beyoğlu Avrupa Pasajı Aynalı Geçit Etkinlik Merkezinde düzenlenen basın toplantısı ile duyurdu.

Bireylerin Benliği

Irk gerçekten nedir? Bir ırk, nasıl diğerlerinden daha üstün olabilir? Fiziki ve karakteristik özellikleri belirleyen en başta coğrafyadır. O topraklar bireyin hem dilini hem de rengini oluşturur. Dünyada çeşit çeşit insan var. Kimi erkek kimi kadın, kimi esmer kimi sarı, kimi Fince konuşuyor kimi Türkçe, kimi çekik gözlü kimi uzun boylu... Ama dünyada sadece iki sınıf var; işçi sınıfı ve patronlar sınıfı!

19 Aralık 2017

Kamu Hizmetini Kapitalist İşletmelere Dönüştüren Şehir Hastaneleri

AKP iktidarı her zamanki gibi tüccar zihniyetiyle hareket ederek milyonlarca emekçiyi mağdur edecek bir projeyi hayata geçiriyor. Şehir hastaneleri projesi zaten çürümüş olan sağlık sistemini daha da çekilmez hale getirecek. 25 yıl gibi bir insan yaşamında hiç de kısa olmayan bir süre için sözleşme imzalayan AKP iktidarı işçilerin çocuklarının ve hatta torunlarının sağlık hakkını gasp etmekle kalmıyor, onları şimdiden sermayenin büyümesi uğruna ağır bir borç yükünün altına sokuyor. Sağlık hizmetini ticarileştirmenin sonucu koruyucu sağlık hizmetinden vazgeçerek toplumu daha da hasta etmektir.

Bolşevik Kadınlar

Hayatını adayan Nadejda Krupskaya, fedakâr Klavdiya Timofeyevna Sverdlova,  amansız savaşçı Yelena Dmitriyevna Stassova, uzlaşmaz Aleksandra Kollontay, direnç çiçeği Inessa Armand… Daha niceleri. Onlardı erkek işçi kardeşleriyle dünyaya aydınlık kapıyı açanlar. Kızıl bayrağı geleceğe taşıyanlar!

16 Aralık 2017

Ortadoğu Savaşı, Kudüs ve Filistin Sorunu

ABD’nin aldığı bu yeni karar, Üçüncü Dünya Savaşının hâlihazırdaki merkezi olan Ortadoğu’da kaynayan kazanın altına yüklü miktarda odun atılması anlamına gelen gayet de bilinçli bir karardır. Net konuşmak gerekir, ABD’nin istediği tam da budur: Yangını büyütmek, yıkımı derinleştirip yaygınlaştırmak, sonuçta eğer emellerine ulaşabilirse Ortadoğu’daki hâkimiyetini pekiştirip, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmek.

Mutluluğun Tarifi

Eyy mutlu insan! / Nasıl mutlu olabiliyorsan / Bana da anlatsan… / Nasıl gülünüyor meselâ karnın yırtılıncaya kadar / Ama / Ardından / Salya sümük ağlamadan / Eyy mutlu insan / Bir tarifi var da eğer vermiyorsan / İki elim yakandadır … bilesin.

Sistem Çürüdükçe Hastalık Saçıyor!

sosyal bozulmanın kaynağı çürüyen kapitalizmdir, insanları boğan tek adam rejimidir. Egemenlerin marifetiyle işçi-emekçiler öyle bir duruma getirildi ki, evde, işte, sokakta aslında hayatımızın her alanında bir gerilim söz konusu. AKP bu gerilimi artırmak için elinden geleni ardına koymamaktadır. İşçileri suni ayrımlarla kutuplaştırıp, düşmanlık tohumları ekmektedir. İşçileri bölen politikalara her geçen gün daha da hız vermektedir. Birbirlerinden kopan işçiler yalnızlaşmaya başlarlar. Yalnızlaşan insanlar dayanışma duygusundan da yavaş yavaş uzaklaşırlar.

Sayfalar

Front page feed beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Fatal error: Call to undefined function file_directory_path() in /home/marksist/public_html/modules/php/php.module(80) : eval()'d code on line 3