Navigation
12 Mayıs 2019

Kapitalizm: Çağımızın Kara Deliği

Mesele açık ve net kardeşler! Mesele bu kara delikten nasıl kurtulmaya çalışacağımız meselesidir. Eğer yeterince örgütlü değilsek, sınıfımızın geçmişinden dersler çıkararak ilerlemeye çalışmıyorsak; işte o zaman o kara deliğe düşeriz ve asla çıkamayız. Sadece bugünü algılayıp, karanlığa teslim oluruz.

10 Mayıs 2019

Kriz Sefaleti Arttırırken, Sermaye Yeni Saldırılara Hazırlanıyor

Bir yandan geçtiğimiz bir yıl içinde milyoner sayısının 12 bin 777 kişi arttığı, diğer yandan işsizlik rakamlarında son on yılın rekorlarının kırıldığı Türkiye’de, ekonominin gidişatı buzdağına doğru giden bir gemiye benziyor. Sermayenin daha büyüklerin elinde yoğunlaştığı, gelir eşitsizliğinin her geçen gün daha da büyük bir uçuruma dönüştüğü burjuva düzenin bekası için ümüğü sıkılan işçi ve emekçiler daha derin bir sefalete sürükleniyor.

Gençlik 1 Mayıs Geleneğine Sahip Çıkıyor!

Biz Marksist Tutum okuru gençler de bu 1 Mayıs’ta tüm bu sorunların anası olan kapitalizmin yarattığı her türlü zorbalığa karşı çıktığımız için yürüdük. Bu 1 Mayıs’ta tıpkı dünyadaki diğer gençler gibi 1 Mayıs alanlarında ortak taleplerimizi olabildiğince güçlü bir şekilde haykırarak, bugüne sahip çıktığımızı ve yarınlarımıza da sahip çıkmak için mücadele edeceğimizi gösterdik.

1 Mayıs Ruhuyla Mücadeleyi Büyütelim

İktidar her ne kadar “ekonomik savaş”, “dış müdahale”, “negatif büyüme” gibi kavramlarla kriz gerçeğini kitlelerden saklamak istese de mızrak çuvala sığmıyor. Enflasyon, istihdam ve işsizlik oranları, sanayi endeksleri gibi rakamlar tüm manipülasyonlara rağmen krizi gösteriyor.

7 Mayıs 2019

“Terörizm” Öcüsü Bu Kez de Sri Lanka’da Hortladı!

Yeni Zelanda’daki cami saldırısı, Hindistan’ın Keşmir bölgesinde polise yönelik bombalı saldırı, şimdi de Sri Lanka’da kilise saldırıları… Peş peşe gerçekleşen bu saldırılar, emperyalist güçlerin bir süredir yeni oyun sahası olan Asya-Pasifik’te önümüzdeki süreçte çok daha kanlı oyunların tezgâhlanacağının işaret fişeğidir. Burjuvazi “uluslararası terörizm” diyerek üçüncü dünya savaşını maskelemeye ve “yardım” adı altında kirli emellerine ortam oluşturmaya çalışıyor.

TTB Yöneticilerine ve Barış Akademisyenlerine Cezalar Protesto Ediliyor

Siyasi iktidar, savaşa karşı barış talebini yükselten aydınları cezalandırmaya devam ediyor. “Barış olsun, çocuklar ölmesin” dediği için birkaç aylık bebeğiyle yeniden cezaevine gönderilen Ayşe öğretmenin ardından TTB yöneticisi hekimlere ve barış akademisyenlerine de yeni cezalar yağdırıldı.

4 Mayıs 2019

Marx’ın Kapital’ini Okumak /5

Sermayenin ne olduğunu anlayabilmek için metaların dolaşım sürecini incelemek gerekir. Çünkü metaların dolaşımı sermayenin başlangıç noktasıdır. Meta üretimi ve ticaret diye adlandırdığımız gelişmiş meta dolaşımı, sermayenin doğup büyüdüğü tarihsel temeli oluşturur. 16. yüzyılda oluşmaya başlayan dünya ticareti ve dünya pazarı, sermayenin modern tarihinin de başlangıcıdır.

Faşizm Belâsı Yeniden Sahnede!

Ekonomik krizler, siyasal krizler, savaşlar, açlık, yoksulluk tüm bunları doğuran kapitalizmdir. Bugün geldiği noktada kapitalizmin insanlığa acı, kan ve gözyaşından başka verecek bir şeyi kalmamıştır. Çözüm faşist ideolojiyle özdeşleşmiş ırkçılık, ayrımcılık, milliyetçilik değil birlik, dayanışma ve kardeşliktir.

2 Mayıs 2019

2019 1 Mayıs’ı: Rejime ve Saldırılarına Tepki Büyüyor

Rejim baskılarını ve emekçilere yönelik saldırılarını tırmandırırken, işçi sınıfının uluslararası mücadele tarihinin önemli bir parçası olan 1 Mayıs geleneğini yaşatmanın ve işçi sınıfı içinde umudu yeşertmenin önemi büyüktür. Bunun da örgütlülüğü her alanda güçlendirmekle mümkün olacağı açıktır.

29 Nisan 2019

Sönmeyen Ateş: 1 Mayıs

Egemenler ne yaparlarsa yapsınlar, 1 Mayıs’ın sosyalist bir dünya ümidini temsil ettiği gerçeğini ortadan kaldıramayacak ve bu mücadele geleneğini işçi sınıfının zihninden söküp atamayacaklar. Nitekim Türkiye’deki 1 Mayıs geleneği de bu hakikatin bir göstergesidir. 1 Mayıs'ın doğuşunu, gelişimini ve bugünkü anlamını ortaya koyan aşağıdaki yazıları okuyucularımızın yeniden dikkatine sunuyoruz.

25 Nisan 2019

Güdümlü Sendikaların Yaygarası ve İktidarın Koruma Kalkanları

Son belediye seçimlerinin de gösterdiği üzere, oy tabanındaki rahatsızlık belirgin bir şekilde artan iktidar, onun önemli bir bölümünü oluşturan işçi sınıfının tepkisinin daha da şiddetlenmesinin ve bunu çeşitli biçimlerde dışa vurmasının önüne geçmek için, bu korporatif aygıtlara çok daha fazla ihtiyaç duyacaktır. O yüzden bunların kan kaybetmesini ve muhalif sendikaların güçlenmesini engellemek, rejim için yakıcı bir önem taşımaktadır.

22 Nisan 2019

Çağımızın Afyonu: Dijital Oyunlar

Çocukların, gençlerin ekranlara mahkûm edilmek yerine yeşile, doğaya karışabilecekleri, doyasıya oyun oynayabilecekleri, gerçek arkadaşlıklar, dostluklar kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, müzik, resim gibi sanatsal faaliyetlerle uğraşabilecekleri, spor yapabilecekleri alanların oluşturulması gerekir. Ancak bu arzularımız kâra ve sömürüye dayalı kapitalist sistemin doğasıyla çelişir ve bahşedilmez.

Radyum Kızları: Bir Mücadele Hikâyesi

İstanbul Devlet Tiyatrosunda sahnelenen “Bir Peri Masalı: Radyum Kızları” oyununu izledim. Oyunun anlattığı olayları 2016 yılında Dayanışma TV’de izlediğim “Radyum Kızları” belgeselinden biliyordum. Oyun hem konusuyla hem oyuncuların performansıyla bizi 1920’li yıllara götürdü ve kapitalistlerin kâr hırsıyla biz işçilerin yaşamını nasıl da yok saydığını gösterdi.

19 Nisan 2019

İktidarın Yeni Saldırı Programı

31 Mart seçimleri geride kaldı. Böylece işlerin planladıkları gibi gitmesi durumunda iktidarın önünde 4,5 yıl boyunca seçimlerin olmayacağı bir dönem açılmış oldu. Bu durum, iktidarın sermayenin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çok daha azgın bir şekilde emekçilere saldırmasını kolaylaştıracaktır. Şimdi bekletilen saldırıların hayata geçirilmesi için gün doğmuştur.

150 Kurumdan Çağrı: “Hukuk İşletilsin, Kimse Ölmesin”

İnsan hakları, hukuk ve demokratik kitle örgütlerinden, sosyalist parti ve gruplardan, çok sayıda yöre derneğinden vb. oluşan 150 kurum, açlık grevindeki siyasi mahpusların durumuna dikkat çekmek için ortak bir deklarasyonda bulundular.

Sayfalar

e-broşür ve e-kitaplarımız

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Ziya Egeli
Ziya Egeli'nin işçi sınıfı ve mücadelesini anlatan şiirlerinden yaptığımız bir derlemeyi e-kitap formatında okurlarımıza sunuyoruz. Biz / Yeni bir dünya kuracağız / Yeni / Yepyeni bir dünya / Yağmurlarda yıkanıp / Güneşte kuruyacağız / Göklerle dost / Yıldızlarla kardeş olacağız
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.