Navigation
8 Mart 2003

Sendikalarda Kadınların Rolü ve PTUDC'nin Mücadelesi

Çalışan kadınlar, aşırı sömürünün, şiddetin, hırs, cehalet ve yoksulluğun boğucu basıncı altında inliyorlar. Onlar değişimi ve bu sömürü sistemine son vermeyi istiyorlar. Doğru bir devrimci program, strateji ve bunların hepsini taçlandıran devrimci bir parti, kadınları toplumun diğer kesimleriyle birleştirerek harekete geçirebilir. Kadınların kurtuluşu, sadece işçi sınıfını cinsiyet temelinde bölmeye hizmet eden feminizm aracılığıyla değil, erkek yoldaşlarıyla birlikte yürütecekleri sınıf mücadelesi sayesinde mümkündür. Tarih bu görevi bizim omuzlarımıza yüklemiştir.

2 Mart 2003

İşçi Sınıfı ve Varoşlar

Bu yazıda, kendilerini komünist olarak nitelemelerine ve önceliği işçi sınıfı içinde çalışmaya vermelerine rağmen, işçi sınıfının örgütlerindeki ve büyük işyerlerindeki faaliyeti es geçip, varoşçuluğu savunanların yaklaşımlarını ele alıyoruz. Bu tür sabırsız solcuların işçi sınıfına yönelik değerlendirmeleri çeşitli farklılıklar taşıyor olsa da bu tür yaklaşımların üç ayağı var: İlkin, işçi sınıfının sadece fabrika işçileriyle sınırlı olmadığı vurgulanır, ki bu doğrudur. Ardından, sınıfın en dinamik kesiminin büyük fabrika ve işletmelerdeki işçilerden değil, küçük işletmelerdeki işçilerden oluştuğu ileri sürülür. Ve son olarak küçük işletmelerde çalışanların varoşlarda yaşadıklarından yola çıkarak devrimci faaliyetin temel ekseninin fabrikalardan varoşlara kaydırılması gerektiğinin propagandası yapılır. Yani fabrikalar ve büyük işletmeler değil, varoşlar kalelerimiz olmalıdır denilir.

Kıbrıs’ta “Çözüm” Arayışları

İşçi-emekçi sovyetleri temelinde oluşturulması gereken sosyalist bir federasyonun yaratılması mücadelesinde, bugün en büyük görev adanın, Türkiye'nin ve Yunanistan'ın komünistlerine düşüyor. Ada halkı ve işçi sınıfı içinde bugüne dek yaratılan tüm milliyetçi yanılsamalar ve bu temelde oluşturulan korkular, işçi sınıfının yaratılacak ortak politik ve ekonomik örgütlülükleri içinde aşılmaya çalışılmalıdır. Bu ortak örgütlülükler temelinde yükseltilecek ortak mücadele olmaksızın, gerek ulusal gerekse uluslararası burjuvazinin saldırılarının püskürtülemeyeceği bilince çıkartılmalıdır.

1 Mart 2003

ABD İmparatorluğu İçin Sonun Başlangıcı mı?

İmparatorluk, tam da her şeye gücünün yeter göründüğü bir zamanda adeta kendisini aşan ölçüde sağa sola uzanmış bir halde bulabilir. Roma imparatorluğunun ekonomik iflası, politik bölünmeyi ve çöküşü de beraberinde getirmişti. Aynısı 21. yüzyılın bu başlangıç döneminde Amerikan imparatorluğunun başına da gelebilir, tıpkı 20. yüzyılın başlarında İngiliz imparatorluğuna olduğu gibi. Şu anki durumla köleci Roma imparatorluğu arasındaki fark, dünyada Amerikan kapitalist imparatorluğunun yerine değişim için yeni bir örgütlenmeyi koyabilecek bir gücün olmasıdır: işçi sınıfı. Amerika’nın gerilemesi ve nihayetinde çöküşü, eğer işçi sınıfı başarırsa anarşi ve barbarlık anlamına gelmeyecektir.

23 Şubat 2003

15 Şubat: Dünya ve Türkiye

Dünya halklarında savaş karşıtı eğilim hızla güçleniyor. 15 Şubat günü dünya çapında yapılan gösterilere12 milyon insan katıldı. 5 kıtaya yayılan 70 ülkede 600'den fazla kent ve kasabada insan kalabalıkları, kana susamış emperyalistlerin halkı savaş arabasına yedeklemek için yürüttüğü tüm çabalara rağmen sel olup aktı. Savaş karşıtı hareket, dünya tarihinde ilk defa bir savaş henüz başlamadan bu denli yükselmiş bulunuyor. Yeni bir tarihsel dönem açılmış durumda ve bu dönem, özellikle son on-yirmi yıldır dünya ölçeğinde dibe vurmuş olan sınıf mücadelesinin keskinleşmesiyle karakterize olacak. Tarihin treni hızlanıyor ve dünya çapında Marksist bir önderlik ihtiyacı daha da yakıcılaşıyor.

22 Şubat 2003

Fransız-Amerikan Çatışmasının Nedenleri ve Fransız Solunun Irak Savaşına İlişkin Politikası

Bu savaşa çeşitli nedenlerle muhalefet edilebilir. Chirac Fransız kapitalizminin çıkarlarını savunma umuduyla şu an için muhalefet ediyor. Fransa’daki silah üreticileri 1991’deki savaşa karşı çıkmışlardı, çünkü Saddam Hüseyin onların en iyi müşterilerinden biriydi. Fakat savaşa karşı sosyalist –ya da komünist– bir muhalefet, emperyalist savaşların asıl nedeni olan kapitalist sistemin temellerine saldırmalı ve tüm ülkelerin muazzam ekonomik ve kültürel kaynaklarını insanlığın yararına bir araya getirebilecek, savaşlara ve kapitalizmin diğer bütün felâketlerine nihai olarak son verecek olan bir uluslararası sosyalist devletler federasyonunun yaratılması için emek harcamalıdır.

Zamanımızda Marksizm

Bu kitap, Marx’ın ekonomik öğretisinin temellerini Marx’ın kendi sözleriyle özlü bir biçimde ortaya koymaktadır. Her şeyden önce, halen hiç kimse emek değer teorisini Marx’tan daha iyi açıklayamamıştır.

15 Şubat 2003

Komünist Manifesto'nun Doksanıncı Yıldönümü

Komünist Parti Manifestosu’nun yüzyılını doldurmasına on yıl kaldığına inanmak doğrusu çok güç!

Savaş ve Dördüncü Enternasyonal

Felâket boyutundaki ticari, sınai, tarımsal ve finansal bunalım, uluslararası ekonomik ilişkilerdeki kopukluk, insanlığın üretici güçlerinin gerilemesi, sınıfsal ve uluslararası çelişkilerin kaçınılmaz bir şeki

9 Şubat 2003

İran Devrimi

Devlete hakim olan sivil-asker Kemalist bürokrasi, yıllardır devam eden ayrıcalıklarını laiklik kisvesi altında savunuyor. Laikliği siyasal bir üst-kimlik olarak kullanan ve söz konusu yapısal değişimlerle siyasal egemenliğini yitireceğini bilen Kemalist bürokrasi çığlığı basıyor: Laiklik elden gidiyor, Türkiye yeni bir İran olabilir! Bu bağlamda, siyasal İslâmın şekil değiştirdiği ve şeriat İran’ının parçalanma sürecine girdiği bir dönemde, İran devrimini incelemek önem kazanıyor. Olayları tarihsel materyalist bir anlayışla incelemek ve İran’ın tarihsel gelişimini, o dönemin sosyal-siyasal koşullarını anlamak gerekir. Bu, İran’da şeriatın ne gibi koşullarda ortaya çıkan bir fenomen olduğunu ve Türkiye’de neden şeriatın hakim olamayacağını tarihsel bir perspektifle ortaya koyacaktır.

2003 Dünya Sosyal Forumu:

Değişime Duyulan Açlık Lastik Duvara Çarptı

2003 Porto Allegre DSF’si gibi olaylara bakan aktivistler gereken tüm sonuçları çıkarmalıdırlar. Yarım tedbirler bu gibi durumlarda faydasızdır. Gerekli olan, dünya çapında işçi sınıfının ve gençliğin en iyi güçlerini gerçek bir sosyalist program etrafında bir araya getirmektir. Bu şimdi her zamankinden daha acil bir görev haline gelmektedir.

8 Şubat 2003

Irak’a Karşı Emperyalist Savaş Üzerine Manifesto

In Defence of Marxism’in Irak’a Karşı Emperyalist Savaş Üzerine Manifestosu

Savaşa karşı mücadele etmeliyiz, ama bunu doğru yöntemlerle, doğru taktiklerle ve doğru politikalarla yapmalıyız: yani işçi hareketinin taktikleriyle, dünya emperyalizmine karşı mücadeleyi yurtiçinde ve yurtdışında toplumun sosyalist dönüşümü perspektifiyle ilişkilendiren sosyalizmin ve enternasyonalizmin politikalarıyla.

23 Ocak 2003

İmparatorluk Yoktur

Toni Negri’nin Düşüncelerinin Bir Eleştirisi

Toni Negri’nin (Michael Hardt ile birlikte yazdıkları) kitabında açıkladığı düşünceler, Marksizm kılığına bürünerek Marksizmin özünü reddetme arzusundaki akımlar içinde oldukça moda haline gelmiştir. Napoli’den (İtalya) yazan Pietro Di Nardo’nun bu kitap hakkındaki eleştiri ve inceleme yazısını yayınlıyoruz. Yazar, Negri’nin düşüncelerindeki çelişkilere dikkat çekiyor ve Marksizmin her zaman olduğu gibi bugün de geçerli olduğuna işaret ediyor.

22 Ocak 2003

Komünist Partilerin Yapısı, Çalışma Yöntemleri ve Devrimdeki Rolü Üzerine Tezler

Komünist Enternasyonal'in II. ve III. Kongrelerinde örgütlenme sorunu üzerine karara bağlanan tezler.

16 Ocak 2003

Dövüşenler Ölenlerin Tutmaz Yasını!

Ocak ayı vesilesiyle ölümlerini andığımız tüm bu büyük devrimcilerin mirası bizim geleneğimize, yani devrimci Marksist, ya da bir başka deyişle enternasyonalist komünist geleneğe aittir. Onlar bize aittir ve onları hem düşmana karşı, hem de sahiplenir görünen, ama gerçekte onların mirasının özüyle bağdaşmayan politik duruşları olanlara karşı korumak boynumuzun borcudur. Bunu yerine getirebilmenin en iyi yolu da onların yasını tutmak değil, onların mücadelelerinden ve hatalarından gerekli dersleri çıkarmak ve hepsinden önemlisi onların uğruna savaştıkları devrimci Marksist bir Enternasyonali yeniden ve dünya devriminin yeni bir dalgası gelmeden önce yaratmaktır. Onların hayatından çıkan en büyük ders budur.

Sayfalar

Front page feed beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.